1994 yılında kaybedilen Ali Tekdağ'ın akıbeti soruldu

  • 14:24 13 Kasım 2021
  • Güncel
DİYARBAKIR - İHD ve kayıp yakınları, "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" eyleminin 666’ncı haftasında 1994 yılında kaybettirilen Ali Tekdağ’ın akıbetini sordu.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Kayıp Yakınları’nın “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 666'ncısı Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirdi. Eyleme insan hakları savunucuları, Barış Anneleri Meclisi üyeleri ile sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Eylemde faili meçhule gidenler ve gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı.
 
Bu haftaki eylemde 13 Kasım 1994 yılında sivil, silahlı kişiler tarafından kaçırılıp bir daha kendisinden haber alınamayan Ali Tekdağ'ın akıbeti sorulurken hikâyeyi İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Ferhat Berkpınar okudu.
 
‘Eşime ateş ederek kovaladılar’
 
Yaşananlar ilk olarak Ali Tekdağ'ın eşi Hatice Tekdağ’ın anlatımı ile aktarılarak şu ifadelere yer verildi: “Olay günü eşim ile Dağkapı'ya gittik. Eşim bana '5 dakikalık bir işim var döneceğim dedikten 15 dakika sonra eli silahlı kişiler eşime ateş ederek kovaladı. Eşim bir binaya saklandı. Ama bu kişiler eşimi burada yakalayıp beyaz bir minibüse bindirip, çevik kuvvet yönünde hareket ettiler. Bu olaylar olurken, bankanın önünde askerler ve bir trafik polisi vardı. Ateş edilmesine karşın bu şahıslar hiç karışmadı. Ertesi gün DGM savcılığına dilekçe ile başvurdum, ‘bu olay yenidir sonra gel’ dediler. Ben bir hafta beklemeden, 3 gün sonra tekrar gittim. Ondan sonra her gün gittim. Yaklaşık 2 ay sonra, kapıdaki polis her gün gelmeme kızarak, bir gün beni savcılığa çıkardı. Savcı ‘bana şahit göster’ dedi. Ben de ‘şahit benim’ dedim. Kızımı ve beni, odadan dışarı çıkardı. Bir yere telefon etti ve tekrar bizi odaya çağırdı. ‘Telefon ettim bizde değilmiş.”
 
Bir daha haber alınamadı
 
Ardından Ferhat, Ali Tekdağ’ın hikayesi okundu. O dönem Diyarbakır Cezaevi’nde Seyfettin Demir adlı tutsağın Özgür Gündem Gazetesi’ne verdiği röportajı anlatan Ferhat, “Seyfettin Demir röportajda, ‘Ben Ali Tekdağ ile birlikte gözaltındaydım. Ali sürekli ‘beni öldürecekler aileme söyleyin' diye bağırıyordu’ diye anlattı. Hatice Tekdağ o açıklamanın ardından tekrar savcılığa gitti. Savcı Hatice Tekdağ’a, ‘Burada Seyfettin Demir’in dosyası var, ama Ali Tekdağ diye birine ait dosya yok. Bir daha buraya gelme’ demiş. Ali Tekdağ’dan o tarihten sonra bir daha haber alınamadı. Ailesinin Ali Tekdağ'ın akıbetinin ortaya çıkması için yaptığı tüm başvurular sonuçsuz kalır. İç hukuk yollarında da bir sonuç elde etmeyen aile, davayı AİHM’e taşır. AİHM, Ali Tekdağ dosyasında Türkiye’yi mahkûm eder. Bir kez daha burada gerçeklerin ortaya çıkarılması ve sorumluların tespit edilip yargı önüne çıkarılarak cezalandırılmasını istiyoruz. Ali Tekdağ İçin adalet istiyoruz. “