Genç kadınlar erkek egemen kuşatmayı direnişle kırıyor
- 09:01 15 Kasım 2021
- Güncel
Melike Aydın
İZMİR - Asimilasyon, işsizlik, fuhuş gibi yöntemlerle kadınların kuşatılmasına karşı mücadele de sürüyor. Bir politika olarak genç kadınlara yönelime işaret edenlerden Özgür Genç Kadın üyesi Gamze Toprak, “Biz kadınlar özgürleşmek istiyorsak faşizmin karşısına dikileceğiz, sokakta isyanının sesini yükselteceğiz” mesajı verdi.
Hem Türkiye hem de bölge kentlerinde erkek-devlet şiddeti en çok kadınları, çocukları ve gençleri hedef alıyor. Şiddet arttıkça, buna karşı mücadele de veriliyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gençlik Meclisi’nin bağımlılık ve fuhşa karşı "Bağımlılığı kıralım yeni yaşamı kuralım" şiarıyla Eylül ayında başlattığı kampanya da erkek-devlet şiddetinin özelde gençlere ve genç kadınlara yönelmesine karşı farkındalık yaratmayı hedefliyor. Kimliksizleştirme, asimilasyon, işsizlik, fuhuş, uyuşturucu kullanımı gibi birçok sorunla yüz yüze olan genç kadınların yaşadıklarını, bu alanda mücadele edenlere sorduk.
‘Şiddetten kurtulmanın yolu evlilik olarak görülüyor’
Metropollerde yaşayan Kürt genç kadınlarının erkek baskısının yanı sıra asimilasyona da maruz kaldığını ifade eden HDP Genç Kadın Meclisi üyesi Hanife Çaçan, genç kadınların şiddete neden olan zihniyetin farkında olması gerektiğini belirtti. Erkeklerin de cins ayrımcılığına karşı bilinçlenmesi gerektiğinin altını çizen Hanife, “Babadan, abiden baskı, şiddet gördüğünde genç kadınlar evlenmeyi kaçış olarak görüyor. Oysa evlendikleri erkek tarafından eşya olarak görülüyorlar, özgürlüğünün kısıtlanacağını göremiyor. Aileden şiddet gördüğü için eşin ona yaptıklarını daha altta görüyor ve buraya sığınıyorlar” şeklinde konuştu.
‘Aile baskısından kaçan kadın erkek-devlet şiddetiyle karşılaşıyor’
Aileyi, “devletin küçültülmüş hali” olarak tanımlayan Hanife, “Kadın ailenin yanından çıkabilince, dışarıda devletin baskısı, zorbalığı ile karşılaşıyor. Erkeklerin özgürlüğüne özenirken kendileri erkeklerin özgürlüklerine adanmış oluyor. Devlet kadınları fuhuşla, baskıyla, işsizlikle, uyuşturucuyla sıkıştırıyor. Devlet bunlara göz yumuyor, izin veriyor ve kadının özgürlüğünü elinden alıyor” dedi.
Uyuşturucuya ve fuhşa karşı kampanya
Hanife, televizyonlar ve dizi platformlarıyla genç kadınların gerçeklikle bağı olmayan bir dünyaya özendirildiğine değinirken, “Uyuşturucu, fuhuş, zorbalık, baskı gibi birçok tuzağa düşüyorlar. Bu nedenle bu dünyanın gerçek olmadığını bütün genç kadınlara göstermek istiyoruz. ‘Uyuşturucuya karşı bağımlılığı kıralım yeni yaşamı kuralım’ kampanyamız devam ediyor. Bütün genç kadınlara sesleniyorum: Hep birlikte bir yol çizebiliriz” şeklinde konuştu.
‘Kadınlara makul kadınlık dayatılıyor’
Erkek egemen devletin “Sünni İslamcı ve erkek” duruşunun genç kadınlara “makul kadınlığı” dayattığını belirten Kampüs Cadılar Merkez Koordinasyon Üyesi Berfin Büyükertaş, genç kadınların ve Kampüs Cadıları’nın bu dayatmanın şekil bulduğu projelerden biri olan kadın üniversiteleri ile mücadele ettiklerini dile getirdi. Berfin, “Yandaş medya kadın üniversitesi diye haberler yapıyor. Bahçeşehir’de bir bina tahsis ettiler. Evde eşine nasıl hizmet edeceğini öğreten profesyonel kurum. 2022 eğitim planlamasında yer alıyor. Biz kimsenin makbul kadını, makbul kızı olmayacağımızı göstermek için alanlara çıkıyoruz. İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırdıkları gibi üniversitesini de bir gecede açabilirler. LGBTİ+’ları bir hastalık olarak ele alacak. Bunun derinleşen ötekileştirme politikalarının son hamlesi olduğunu anlayabiliyoruz” ifadelerini kullandı.
Tacizci hocalar, kadını dışlayan eğitim anlayışı
Üniversitelerde kayyım rektörlerin kadın öğrencilerin alanını daraltmayı hedeflediğine dikkat çeken Berfin, akademik alanda da ayrımcı yaklaşımların bulunduğunu söyledi. Berfin, Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu’nun (CİTÖK) her üniversitede bulunmadığını, bulunanlarda ise işlevsizleştirildiğini vurgularken, “Kayyım rektör Melih Bulu’nun ilk işi LGBTİ+ Kulübü’nü kapatmak oldu. CİTÖK Koordinatörü işten çıkarıldı. Online eğitimlerde ise Celal Şengör, İlber Ortaylı gibi saygın görülen hocaların tacizci olduğu ortaya çıktı. Bu hocalar varken kadınlar tabi ki rahatsız” dedi.
‘Kadınlar iş ilanları ile kandırılıyor’
Geçinemeyen kadın öğrencilerin saati 7-8 liraya kafelerde emeğinin sömürüldüğünü, mezun olduktan sonra işsiz kaldığını ifade eden Berfin, kadın öğrencilerin fuhşa ve konsomasyona sürüklendiğini dile getirdi. Öğrencilerin yoğun yaşadığı ilçelerdeki duraklarda “saati 150 liraya” gibi iş ilanlarıyla kadınların kandırılmaya çalışıldığını belirten Berfin “Kadınların bu yöntemleri bilmeden seçebildiğini de görüyoruz. Kadın bedeninin metalaştığını görüyoruz” sözlerine dikkat çekti.
‘Kadınlar adaleti devletten beklemiyor’
Genç kadınların uğradığı tacize ve tecavüze karşı yargının sessiz kalması, eğitim kurumlarında cinsiyetçi eğitimin görülmesi, sokaklarda mücadele eden kadınların tutuklanmasının erkek egemen ideolojinin bir ürünü olduğunu ifade eden Özgür Genç Kadın üyesi Gamze Toprak, “Tüm bu kıskacın altında biz tek bir şey kalıyor. Erkek egemen ideolojiye ‘Bizi ezmeye çalışıyorsunuz, biz de sizin yasalarınızı tanımıyoruz’ demeliyiz aslında. Bugün kadınların adaleti devletten, yargıdan beklediğini düşünmüyorum. Devletin karşısında dikilen en önemli dinamiklerden biri genç kadınlar aslında. Bu kadar hedef olunması, ideolojik saldırıya maruz kalmalarının sebebi bu” değerlendirmesinde bulundu.
‘Özgürleşmek isteyen kadınlar faşizmin karşısında dikilecek’
Gamze, sözlerini şöyle sürdürdü: “Genç kadınlar uzun yıllardır bir umutsuzluk, geleceksizlikle baş etmeye çalışıyor. Bunun karşısında güç olarak kadın hareketi var. 8 Mart’ta 25 Kasımlarda binlerce kadın sokağa çıkıyor. Bir kadın katlediliyor, kadınlar dayanışmasıyla sokakta var oluyor. Kadınlar güç olabileceği tek yerin kadınlar olduğunu fark ediyor. Bu gücün karşısında dikiliyor. Devlet tüm kurumlarıyla üzerimize gelecek. Genç kadınlar hem okulda hem evde var olma mücadelesini ne kadar büyütürse o kadar bir saflaşmanın tarafı olacak. Biz kadınlar özgürleşmek istiyorsak faşizmin karşısına dikileceğiz, sokakta isyanının sesini yükselteceğiz” diye belirtti.







