Uludere'de 25 Kasım paneli
- 15:45 15 Kasım 2021
- Güncel
ŞIRNAK - TJA ve HDP Şırnak Kadın Meclisi’nin 25 Kasım dolayısıyla Uludere'de düzenlediği panelde konuşan avukat Leyla Kaya, devlet ve çeteler eliyle kadına yönelik her türlü saldırının sistematikleştiğini ve faillerin korunduğunu belirtti.
Tevgera Jinên Azad (TJA) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Kadın Meclisi 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında HDP Uludere ilçe binasında panel düzenledi. Panelin yapıldığı salonda "Li Hemberî Pergala Zayendî Afirandina Têkoşîna Jinê" pankartı yer alırken, panele Barış Anneleri Meclisi üyeleri, HDP il ve ilçe örgütleri ile çok sayıda kişi katıldı.
Saygı duruşu ile başlayan panelde HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir ve Rosa Kadın Derneği avukatı Leyla Kaya konuşmacı olarak yer aldı. HDP il yöneticisi ve TJA aktivisti Zozan Aksu ise panelin kolaylaştırıcılığını yaptı.
'Özel savaş politikası yürütülüyor'
25 Kasım'ın tarihine ve önemine vurgu yapan Leyla Kaya, kadın mücadelesinin bugüne kadar büyüyerek geldiğine vurgu yaptı. İktidarın Botan bölgesinde özel savaş politikalarını yürüttüğünü söyleyen Leyla, "Asker ve polis eliyle bölgede taciz, tecavüz ve fuhuş sistematikleşti. Çeteler eliyle yürütülen bu kirli oyunların devlet tarafından ya üzeri kapatılıyor ya da failler korunuyor. Mardin'de ki N.Ç’ye yönelik tecavüz ve mahkemenin tutumu, yine Batman'daki uzman çavuş Musa Orhan'ın İpek Er’e tecavüz etmesi ve ölümüne neden olması bu örneklerden yalnızca birkaçı. Van'da bir çocuğa tecavüz eden uzman çavuş, devletin arkasında olduğunu söylemiş. Yine korucular eliyle Hakkari ve Uludere'de kadınların fuhuşa sürüklendiği ortaya çıktı. Devlet bilinçli bir şekilde failleri koruyor ve olayları gizliyor. Kürt kadınlarını itibarsız bırakmak ve onları çürütmek istiyorlar. Bu özel savaş politikaları ile Kürt halkını tavsiye etmek istiyorlar" ifadelerini kullandı.
'Sessiz kalmayalım'
Kürt kadınların özel savaş politikalarına karşı her alanda mücadele ettiğini vurgulayan Leyla, "Her zaman dediğimiz gibi devlet yaşananları gizlediği için mücadele ediyoruz. Bizler mücadele ve duruşumuzla bu özel savaş politikaları karşısında durabiliriz. Yaşanan olaylar karşısında sessiz kalmamamız ve yaşananları teşhir etmemiz gerekiyor. Halkımızı ve kadınları bilinçlendirmemiz gerekiyor. Bu sorun sadece Botan'ın değil tüm dünya kadınların ve toplumun sorunudur. Devlet çeteleri eliyle yürütülen fuhuşa karşı elimizi taşın altına koyup onları ifşa edelim” çağrısında bulundu.
'Cezaevlerinde kadınlar baskılara maruz kalıyor'
Cezaevlerinde tutsak kadınların yaşadığı işkence, taciz ve hak ihlallerine de dikkat çeken Leyla, sözlerini şöyle sürdürdü: "5 bin yıl öncesine kadar kadınlar köleleştirilerek, kadınların fikir ve kazanımları erkek-devlet zihniyeti tarafından gasp edildi. Erkek-devlet zihniyeti eliyle kadınlar tutuklanarak, cezaevlerine konuldu. Cezaevlerinde bugün kadınlar üzerinde tecrit uygulanıyor. Kadınlar cezaevinde çıplak aramaya, işkenceye ve tacize maruz kalıyor. Ekonomi, fiziki ve psikolojik olarak her alanda kadınlara şiddet uygulanıyor. Kadın şiddetine karşı onuz omuza verip mücadelemizi büyütelim.”
'Mücadelemizi sürdürüyoruz'
Ardından konuşan HDP'li Nuran İmir ise Kürt kadınların katliamla yüz yüze olduklarını vurgulayarak, kadınlara yönelik her türlü saldırının yapıldığını sözlerine ekledi. Nuran, “Kadına yönelik saldırıların son bulması için neler yapılabilir diye tartışmalarımızı ve mücadelemizi sürdürüyoruz. Bu günün vesilesiyle her yıl nasıl ki alanlarda olup binlerce kadına ulaşıyoruz, bu yılda alanlarda olup kadınlara ulaşacağız. Ülkemizin her alanında kadın ve doğa katliamları, irade gaspı ve kadın kazanımlarına yönelik saldırılar gerçekleştiriliyor. Ağırlaştırılan tecrit kadına ve tüm topluma sirayet ediyor. Kürdistan kentlerinde devlet eliyle yürütülen bu kirli oyunlara karşı kendimizi örgütlememiz gerekiyor. Ülkemizde her alanda katliamlar, saldırılar ve kadın katliamları yaşanıyor" dedi.
Panel, soru-cevap ve "Jin, jiyan, azadî" sloganıyla son buldu.







