Berrin Sönmez: Eşit temsiliyet ilkesinde diretiyoruz

  • 09:04 19 Kasım 2021
  • Güncel
 
ANKARA - Siyasi partilerle yaptıkları görüşmelerin içeriğini anlatan Berrin Sönmez, AKP’nin kadın örgütleriyle görüşmeyi reddettiğini kaydederek, “Eşitlikçi, eşit temsiliyet ilkesini benimseyen, kadın perspektifini tüm başlıklarda esas alan bir anlayışı benimsiyoruz. Yeni bir sistem inşası kadınlar olmadan kabul edilemez” dedi.
 
Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Meclis’in yeni yasama yılında kadın politikalarının güçlendirilmesi ve kadın taleplerinin iletilmesi amacıyla siyasi partilerin genel başkanları, eş genel başkanları ve yönetimleriyle görüştü. Kadınlara yönelik saldırılara karşı ortak mücadele hattının örülmesi amacıyla görüşmelerine 12 Ekim’de başlayan EŞİK, bu kapsamda Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye İşçi Partisi (TİP) , Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Gelecek Partisi, Eş Genel Başkanları ve Genel Başkanlarıyla görüştü. 
 
Görüşmelere paralel olarak EŞİK, CHP, İyi Parti, Gelecek Partisi, Demokrasi, Adalet Partisi, Saadet Partisi (SP) ve Demokrat Parti (DP) olmak üzere 6 siyasi partinin ortak mutabakat anlaşması sırasında masada hiç kadın olmamasına ilişkin parti temsilcileri ile de görüştü. EŞİK, önümüzdeki günlerde görüşmelerini sürdürmeyi planlıyor. 
 
EŞİK Platformu’ndan feminist aktivist Berrin Sönmez, yaptıkları görüşmelerin içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
‘İktidar partisi kadın örgütleriyle ilişkilenmeyi reddediyor’
 
Platform olarak kuruldukları andan itibaren siyasi partilerle ilişkilenmeyi amaçladıklarını belirten Berrin, kadın kazanımlarının politik mücadeleyle elde edildiğini söyledi. Kadın kazanımlarının korunması ve iyileştirilmesi için kadın politikalarına ihtiyaç olduğunu ifade eden Berrin, “Tüm siyasi partilerle kendi politikalarımız doğrultusunda faaliyetlere yöneltebilmek için ilişkide ve işbirliğinde olmamız gerekiyor. Zamanında bunu iktidar partisi ile yapabiliyorduk ama çok uzun yıllardır iktidar partisi, kadın örgütleriyle bu konuda ilişkilenmeyi reddediyor. Biz geçen yıl da iktidar partisiyle görüşmeyi talep ettik ama talebimiz kabul edilmedi. Biz de bu yüzden muhalefet partileriyle görüşme yaptık. Pandemi şartlarında görüşmelerimizi online olarak yapmıştık. Kalabalık kadın katılımı olmuştu. Daha çok kadının orada bulunup, soru sorması, konunun daha çok kadınların sorularıyla, görüşleriyle genişletilmesi elverişli oldu” dedi. 
 
Talepler siyasetçi kadınlara emanet
 
Pandemi şartlarının hafiflemesiyle görüşmeleri yüz yüze ve partilerin genel merkezlerinde yapma kararı aldıklarını aktaran Berrin, randevuların yanıtlanmasının oldukça zaman aldığını kaydetti. Randevu taleplerine yanıt veren ancak henüz görüşme gerçekleştiremedikleri 3 parti olduğunu belirten Berrin, sözlerine şöyle devam etti:  “Saadet Partisi, İyi Parti ve Deva Partisi’nden randevu bekliyoruz. İlk olarak Emek Partisi (EMEP) ve Kadın Partisi ile görüştük. Meclis’te olup olmayan partiler ayrımı gözetmedik. EŞİK olarak eşitlikçi, demokratik tutumu olan partilerle görüşmeyi tercih ediyoruz. Partilerden aldığımız randevular içerisinde bizi ilk kabul edenlerden biri CHP oldu. Genel merkezlerinde Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştük. Bu görüşmelerde prensip olarak kadın haklarından ve sosyal politikalardan sorumlu kadın genel başkan yardımcılarının olmasını, kadın kolları başkanlığının olmasını istediğimizi söyledik. Her partide kadın kollarından ya da kadın politikalarından sorumlu genel başkan yardımcısı yok, çok az istisna ile birçok partide kadın kolları var. Ancak biz onların da bu görüşmelerde hazır bulunmasını istedik. Çünkü taleplerimizi partilerde siyaset yapan, o partinin politikacısı kadınlara emanet etmek istiyoruz ki politik taleplerimiz gerçekleşsin, onlar da parti içinde çalışabilsinler.”
 
Görüşmelerin ekseni 
 
Berrin, randevu taleplerini kabul eden HDP, Gelecek Partisi ve TİP ile yaptıkları görüşmelerde partili kadınların da yer aldığını belirtti. CHP, İyi Parti, Gelecek Partisi, Demokrasi ve Adalet Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti olmak üzere 6 partinin oluşturduğu mutabakat masasında kadınlara yer verilmemesine ilişkin parti temsilcileriyle görüşme yaptıklarını anımsatan Berrin, “Genel başkanlarla görüşmeler sürerken eş zamanlı olarak 6 temsilci ile de görüştük. Taleplerimiz iki eksen üzerinde oldu. Mutabakat masasında yer alanlarla konuştuğumuz konularda, taleplerimiz daha sınırlıydı. Genel başkanlarla daha geniş perspektiften görüşmeler yürütüyoruz. Mutabakat masasına ilişkin görüşmelerimizde ‘eşit temsiliyet’ talebimizin yerine getirilmesini istedik. Her partinin o masada bir kadın bir erkek temsilci ile oturması gerektiğini söyledik. Bunu hala bekliyoruz ancak hiçbir hareket yok” ifadelerini kullandı.  
 
‘6 erkek olmasın derken 7 erkekle karşılaştık’
 
Görüşmelerden sonra siyasi parti temsilcilerinin ekranlara çıktığını aktaran Berrin, “Biz ‘6 erkek olmasın’ derken 7 erkekle karşılaştık. Bu konudaki ısrarımızı devam ettiriyoruz. Kadınların orada eşit karar ve söz hakkı ile bulunması son derece önemli. Kadın hakları alanında mücadele yürüten, kadın hakları ile kadın perspektifi ile donanımlı kadınların olmasını istiyoruz. Bu 6 parti 58 başlıkta mutabık kalmış ancak maddelerde; sosyal politikalara dair, kadın erkek eşitliğine dair hiçbir şey yok. Erkek aklın kadına bakış açısı hiç değişmiyor. Biz bu talebimizi sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
 
‘Eşitlik yoksa da demokrasi de yok’
 
Tüm başlıklarda, alınan kararlarda kadın perspektifinin yerleştirilmesinin en önemli taleplerinden biri olduğunun altını çizen Berrin, “Öncelikle kadın orada olmalı, kadınların politik beklentileri ve önerileri bütün konuşma konularının her alanı içerisine girmeli ki kadınlarla erkekler bir arada tüm toplumsal kesimlerin talep, ihtiyaç ve özelliklerine göre bir politika, yeni bir sistem inşa etsinler. Yeni bir sistem inşası kadınlar olmadan kabul edilemez. Eşitlik yoksa demokrasi yok demektir. Yılmadık, yılmayacağız. Taleplerimize devam edeceğiz. Baskıyı sürdürmek niyetindeyiz. Biliyoruz ki içeriden kadınlar bu konuda bizi çok destekliyorlar. Pek çok kadın ve milletvekili ile parti yöneticisi çok haklı olduğumuza ikna olmuş durumda, bunun için uğraşmaya devam edeceğiz” sözlerini kullandı. 
 
‘5’inci yargı reformunu Meclis’e gelmeden durdurma şansını kaybettik’
 
Berrin, genel başkanlar düzeyinde yaptıkları görüşmelerde eşit temsiliyet dahil olmak üzere EŞİK’in “Yasalara dokunma uygula” kampanyasını ve 5’inci Yargı Reformu Paketi’ni konuştuklarını aktardı. Görüşmelerinde 5’inci Yargı Reformu Paketinin büyük olumsuzluklar taşıyabileceğini belirttiklerini aktaran Berrin, sözlerine şöyle devam etti: “Gerekçelerimizi açıkladık ve burada özellikle çocuğun kişisel görüşme hakkı ile ilgili hakkın çarpıtılmasından kaynaklanarak önemli sorunlar yaşanabileceğini söyledik. Vekiller, 5’inci Yargı Paketi Meclis’e gelmeden önce uyarılarını yapsınlar, karşı çıktığımız maddeleri anlasın, muhalefetle kadınların sesi ortaklaştığında iktidar bu riskli maddeleri geri çekebilir diye düşünmüştük. Hiçbir muhalefet partisi, ana muhalefet partisi başta olmak üzere bunu yapmadı. Paket geldiğinde kadınların ve çocukların can güvenliğinin hiç düşünülmediğini, çocuğun üstün yararının hiç gözetilmediğini gördük. Muhalefet partileri kadın örgütlerinin uyarılarını dikkate almadığı için 5’inci yargı reformu paketini Meclis’e gelmeden önce durdurma şansını kaybettik.”
 
‘Kadınlar işbirliği içinde olmalı’
 
Mevcut siyasi partiler kanununun kadınlar açısından olumlu olmadığını söyleyen Berrin, “Birbirimizi gözeterek, kollayarak, parti içindeki kadınların durumunu anlatarak, bizim politikalarımızı anlatarak bu süreci yürütmek zorundayız. Dünya çapında yapılan bütün iyileşmeler benzer yöntemlerle gerçekleştirildi. Hem sivil alanda çalışma yapan farklı görüşlere sahip kadınlar bir arada ilişki içinde olmalı hem de parti örgütleri içinde, parti teşkilatlarında çalışma yapan kadınlar bir arada olmalı. İş birliği, iletişim, fikir birliği ile yürümek zorundayız ve bu yolu sonuna kadar deneyeceğiz” diye konuştu.
 
‘Fedakarlık eden kadınlar kolayca feda edildi’
 
Siyasi partilerde kadın konusunun hep ötelendiğine, kadınların “fedakarlık” etmesi gerektiği yaklaşımı olduğuna değinen Berrin, kadınların buna razı olmadığının altını çizdi. Eşitlikçi kadın mücadelesi tarihinin “fedakarlık” eden kadınların kolayca “feda edildiğini” gösterdiğini vurgulayan Berrin, “Siyasal alanda kadınlar kolayca feda edildi, geri plana atıldı. Eğer o masa demokratik bir masa olacaksa eşitlikçi, eşit temsiliyet ilkesini benimseyen, kadın perspektifini tüm başlıklarda esas alan bir anlayış olacak. Bunu dayatıyoruz ve diretiyoruz” sözlerini kullandı.
 
‘Tüm politikalar eşit yurttaşlık hakkına göre uygulanmalı’
 
Berrin, partilere ilettikleri dosya içinde kadınların siyasal katılımını kolaylaştıran düzenlemeler içeren Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin Ayrımcılık Karşıtı ve Eşitlik Komisyonu’nun (PACE) 2010 tarihli bir tavsiye kararı olduğunu belirtti. Tavsiye kararının Türkiye’de dikkate alınmadığını dile getiren Berrin sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bu kararda fermuar sistemi, eşit temsil öngörülüyor. En az yüzde 40 kadın kotası deniyor. Yüzde 40 bile PACE’in 11 yıl önce önerdiği bir karardı. Biz bugün hala bu orana ulaşabilmiş değiliz. Bunun yanında dosyada kadına yönelik şiddetle mücadelede yol haritası olabilecek ‘12 Adım Belgesi’ ve ‘5 Acil Talep’ dosyada mevcut. 5 Acil Talebimiz her alanda uygulanması gereken kısa bir talep metni. ‘Eşit yurttaşlık haklarımızı aşındırmayız’ diyoruz. Hem kağıt üzerinde, hem sosyal alanda, sağlıkta bu anlayışı yerleştirmemiz gerekiyor. Tüm politikalar eşit yurttaşlık hakkına göre uygulanmalı. Eğitim hakkı kız çocukları ve erkek çocukları için hayata yansıması gerekiyor bunun için gerekli düzenlemeler yapılmalı, kadınların sağlık alanından yararlanması için her türlü düzenleme yapılmalı. İstihdamda da kadın-erkek eşitliğinin her alanda yansıması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun gibi düzenlemelerin en önemli mesele olduğunu söylüyoruz.” 
 
EŞİK'in 5 acil talebi
 
EŞİK, İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin yapılan açıklamalara, hazırlanan 'yol haritalarına', sürdürülen tartışmalara ilişkin ortak sözünü ve hükümetten ivedilikle yerine getirilmesini talep ettiği 5 acil talebi ise şöyle:
 
"* Eşit yurttaşlık hakkımızı aşındırmaktan vazgeçin
 
Demokrasinin öncelikli kriterlerinden biri eşit yurttaşlık hakkıdır. Eşit yurttaşlık hakkının reddedildiği veya aşındırıldığı; kadınların erkeklerin baskı ve şiddeti altında yaşamaya mahkum edildiği, farklılıkların ayrımcılığa gerekçe yapıldığı toplumların bugününde huzur; geleceğine dair herhangi bir umut yoktur. 
 
* Kazanılmış haklarımızı tehdit eden söylem ve girişimlere son verin
 
İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesi, 6284 sayılı Şiddet Yasası’nın değiştirilmesi, çocuk istismarcılarına af getirilmesi, boşanan kadının nafaka hakkının 2-3 yıl gibi sürelerle kısıtlanması, kadının ev içi emeğinden kaynaklanan miras hakkına el konulması, farklı cinsel yönelimlere ayrımcılık yapılması gibi tartışmalara derhal son verin. Kadın Bakanlığını tekrar kurun, bakanlıklar ve tüm devlet mekanizmalarında eşitlikle ilgili birimler oluşturun. Alanda çalışan bağımsız kadın örgütlerine ve kadınlara yapılan saldırıları önleyin. Hak örgütlerini engellemek yerine destekleyin.
 
* Evde, işte, sokakta, tüm toplumsal yaşamda şiddetsiz bir yaşam sürme hakkımız için acil eylem planı uygulayın
 
Fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddetle ilgili acil bir eylem planı oluşturun. Şiddeti önlemeye yönelik İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Yasayı tartışmaya açmaktan vazgeçin.  7/24 çalışacak etkin bir Alo Şiddet Hattı, her 100 bin nüfusa en az bir sığınak, her 200 bin nüfusa en az bir cinsel şiddet kriz merkezi açarak şiddetle ilgili ulusal mücadele ağını bir an önce kurun. Şiddete uğrayan kadınların bağımsız bir yaşam kurmak için ihtiyaç duyduğu barınma, eğitim, sağlık, istihdam olanaklarını sağlayın. Göçmen kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önleme ve şiddete karşı korumada ayrımcılık yapmayın. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Yasayı eksiksiz uygulayın.
 
* Eğitimi eşitlikçi, ayrımcılıktan uzak, bilimsel, parasız hale getirin
 
Özellikle kız çocuklarını örgün eğitimin dışına iten, çocuk yaşta evlendirmelerin ve çocuk işçiliğinin önünü açan 4+4+4 parçalı eğitim sistemine son verin. 12 yıl kesintisiz ve parasız eğitime geçin. Eğitim müfredatını eşitlikçi, insan haklarına saygılı, ayrımcılıktan arındırılmış bir içerikte, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten, bilimsel yaklaşımlarla hazırlayın.
 
* Eşit istihdam, kreş ve işyerinde şiddeti önleme mekanizmaları için etkin politikalar uygulayın
 
Kamu ve özel sektör istihdam oranlarında ve yönetim kademelerinde cinsiyet eşitliğini sağlayacak önlemleri derhal devreye sokun. Babaların da çocuk bakım yükümlülüğü olduğunu unutmadan; cinsiyet ayrımcılığı yapılmadan her işyerine ve her mahalleye ücretsiz kreşler açılmasını sağlayın. İşyerinde şiddeti ve ayrımcılığı önlemek için etkin politikalar uygulayın.
 
Biz eşit ve özgür olduğumuz, baskı, şiddet ve ayrımcılığa uğramadığımız, huzurla ve umutla dolu bir hayat yaşamak istiyoruz. Böyle bir hayatı hak ediyoruz!"