HDP Çocuk Komisyonu deklare edildi: Çocuk paradigması tartışılacak

  • 12:20 19 Kasım 2021
  • Güncel
 
ANKARA - HDP, Dünya Çocuk Hakları Günü’ne ilişkin yaptığı açıklamada, HDP Çocuk Komisyonu’nun kuruluşu deklare edildi. Açıklama yapan Nuray Türkmen ve Hüseyin Kaçmaz, komisyonda yürütecekleri çalışmaları anlattı.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclis (PM) üyesi Nuray Türkmen ile Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, 20 Kasım Çocuk Hakları Günü’ne ilişkin parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda yapılan açıklamada, HDP bünyesinde kurulan Çocuk Hakları Komisyonu deklare edildi.
 
‘Devlet çocuklara dönük yükümlülüklerini yerine getirmiyor’
 
Dünya Çocuk Hakları Günü’nün tarihine değinen Hüseyin, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin dünyanın her yerinde milyonlarca çocuğun maruz bırakıldığı yapısal sorunlara bütünlüklü ve kalıcı çözümlerin geliştirilmesi amacıyla hazırlanan bir sözleşme olduğunu belirtti. Hüseyin, “Ancak devletler çocuklara karşı bu yükümlülüklerini gerektiği gibi yerine getirmediği için bugün dünyanın her yerinde milyonlarca çocuk yerinden ediliyor; savaş ve şiddet sebebiyle yaşamını kaybediyor, işkence, kötü muamele ve istismara maruz kalıyor, ayrımcılığa uğruyor, eğitim, sağlık, barınma gibi temel haklarına erişemiyor, özgürlüğünden yoksun bırakılıyor ve hayatın eşit ortakları olarak kamusal alana katılamıyor” dedi.
 
’26 yıldır Türkiye bu çekinceleri ortadan kaldırmadı’
 
Türkiye’nin BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi 14 Eylül 1990 yılında imzaladığına, bu sözleşmenin anadili ve kültürel haklara vurgu yaptığına dikkat çeken Hüseyin, “Çekinceye gerekçe olarak, 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Anlaşması’nda azınlık tanımının sınırlı olması savunması yapılmaktadır. Bu çekince, sözleşmenin diğer maddelerinin de ihlal edilmesi sonucunu doğurmaktadır. BM Çocuk Hakları Komitesi de bu çekincelerin kaldırılmamasını birçok kez eleştirmiş, Türkiye’yi uyarmıştır. Ancak ne yazık ki aradan geçen 26 yıla rağmen Türkiye bu çekinceleri kaldırmak için adım atmadığı gibi, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam olarak yerine getirecek bir politika izlememiş, çocukların maruz kaldığı yakıcı sorunlara çözümler üretmemiştir” ifadelerinde bulundu. 
 
‘Türklük ve Türkçe tek seçenek olarak dayatıldı’
 
Türkiye’de toplam nüfusunun yüzde 27,2’sini oluşturan 22 milyon 750 bin çocuğun yaşadığını ve çocukların yoksunluk ve yoksulluktan, istismar türlerinden kurtulamadığını belirten Hüseyin, şunları kaydetti: “Türkiye’de merkezi yönetimin tekçi ve baskıcı karakterinin izdüşümünü en çok gördüğümüz alanlardan biri de Türkçe dışındaki dillerin maruz kaldığı dezavantaj, ötekileştirme ve asimilasyon politikalarıdır. Özellikle Türkçe dışındaki dillerin öncelikle kamusal alandan uzaklaştırılması, beraberinde bu dillerin hayatın tüm alanlarından tecrit edilmesiyle neticelenmiştir. Türkiye’de 10 milyonu aşkın çocuk bugün anadilinde eğitim görememektedir. Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar Kürtlere, Müslüman olmayan halklara ve Türk olmayan nüfusa Türklük ve Türkçe tek seçenek olarak dayatılmaya devam etmektedir. Bu açıdan örneğin Yatılı Bölge Okulları (YİBO’lar) çocukların asimile olmasında devletin yürürlüğe koyduğu özel bir kurumdur. Kuşakları aşan bir travma etkisi yaratma potansiyeline sahip bu kurumsal şiddetten en çok çocuklar etkilenmektedir.”
 
‘Bin 896 çocuk cezaevinde’
 
Türkiye cezaevlerinde bin 896 çocuğun olduğuna dikkat çeken Hüseyin, “Yakın tarihte Pozantı, Şakran, Kürkçüler, Antalya ve Sincan Çocuk Ceza İnfaz Kurumları’nda kalan çocukların işkence, kötü muamele ve diğer onur kırıcı muameleler bunlardan sadece kamuoyuna yansıyan birkaçıdır. Bu saydığımız cezaevlerinde, sadece kamuoyuna yansıyan durumlar. Çocuklara karşı eziyet suçu işlendiğini hepimiz biliyoruz” vurgusu yaptı.
 
‘Çocukların özgürleşmesine katkıda bulunmak istiyoruz’
 
Hüseyin’in ardından söz alan HDP PM üyesi Nuray Türkmen, HDP’nin sadece halkların değil çocukların da umudu olduğuna işarete ederek, “Sadece 20 Kasım Çocuk Hakları vesilesiyle bir arada değiliz. Parti bünyesi MYK son toplantısında karara bağlanan Çocuk Komisyonu’nun kurulması için buradayız. Çocuk Komisyonu’nun kurulması çocukların sorunları üzerinde değil, çocuklarla birlikte bir politika üretmek, çocukların özgürleşmesine katkıda bulunmak için böyle bir komisyona talip olduk. Uzun zamandır komisyon çalışmaları üzerine politika üretme, yerellerde nasıl deneyimler üretebiliriz, nasıl güçlendirebiliriz diye komisyon üzerinde düşünüyorduk” dedi. 
 
Nuray, komisyona ilişkin yürütecekleri çalışmaları şöyle sıraladı:
 
“*Meclis bünyesinde yalnızca çocuklar için çalışan bir ihtisas komisyonun kurulması için gerekli çalışmaları yürüteceğiz.
 
*HDP Çocuk Bakanlığı kurulması için birçok defa kanun teklifi vermiştir. Bu bakanlığın kurulması için çalışmaya devam edeceğiz.
 
*Mecliste kamu bütçesinin oluşturulduğu bütçeleme süreçlerinde Çocuklara Duyarlı Bütçelemeyi hayata geçirmek için çalışacağız.
 
*Yine, çocuklarla çalışan sivil toplum örgütleri, baro ve diğer kurumlarla beraber geniş katılımlı bir sempozyum düzenleyerek bütünlük bir çocuk politikasının inşası için çalışacağız.
 
*Yerel yönetimlerde, kamu kurumlarında ve TBMM’de gündeme gelecek yasal düzenlemelerde, uygulama ve kararların çocuklar üzerindeki dolaylı ve doğrudan etkisini analiz etmek ve değerlendirmek için ‘Çocuk Etki Değerlendirmesi’ (ÇOED) raporlarının hazırlanmasına yönelik yasal alt yapının oluşturulması için gerekli çalışmaları yapacağız.
 
*Türkiye’nin çekince koyduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin, 17., 29. ve 30. maddelerindeki çekincelerin kaldırılmasına yönelik ulusal ve uluslararası çalışmaların yapılması için çalışacağız.
 
*Çocuk cezaevlerinin kapatılması amacıyla gerekli alt yapı çalışmalarının sağlanması için yasama faaliyetleri yürüteceğiz. Türkiye’de, 18 yaşın altında olup suça sürüklenmiş çocukların ceza hukuku sisteminin parçası olan bir kurum tarafından değil özerk ve bağımsız çocuk eğitim merkezlerinde kalması, bu kurumların cezalandırma değil sosyal ve psikolojik destek ile yönlendirme ve eğitim amaçlı olarak yeniden düzenlenmesi ve bağımsız bir denetime tabi olması için gerekli yasal alt yapının oluşması için çalışacağız.
 
*Bir kültürel soykırım kurumu olarak işlev gören Yatılı Bölge Okullarının kaldırılması ve yarattığı tahribatı bütün gerçekliğiyle ortaya koyacak ‘Yatılı Bölge Okulları Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu’ adıyla bir komisyon kurulmasına yönelik çalışmalar yapacağız.
 
*HDP Çocuk Komisyonu’nun kurulmasıyla amaçlanan nihai hedef ise Galler gibi birçok ülkede örneği bulunan Çocuk Parlamentosunun Türkiye’de de oluşturulması ve toplumsal yaşamın bütününde tüm çocukların eşit kabul edilerek kendi sözlerini söyleyebilme gücünü kazanmasıdır.”