‘Ortadoğulu kadınlarla ortak paydada buluşacağız’

  • 09:05 21 Kasım 2021
  • Güncel
 
Dilan Babat
 
ANKARA - Ortadoğu’ya dönük ziyaretlerine ilişkin konuşan HDP Ortadoğu Masası Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, ziyarette Kürt ve Filistin sorunu ile eşbaşkanlık sistemi üzerine tartışmalar yürüttüklerini paylaştı. Gülistan ayrıca Fas, Mısır ve diğer ülkelere de ziyaretler gerçekleştirmeyi planladıklarını ekledi. 
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ortadoğu Masası Eş Sözcüleri Tülay Hatimoğulları ve Gülistan Kılıç Koçyiğit’ten oluşan heyet 6-9 Kasım tarihleri arasında Ortadoğu’da birçok ziyarete bulundu. Heyet, ziyaret kapsamında, Halkın Birliği Partisi, Ürdün Demokratik Halk Partisi, Ürdün Komünist Partisi’nin yanı sıra kadın örgütlerinin temsilcileri, Bağımsız İşçi Federasyonu Başkanı ve iş kolları temsilcileriyle görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerde bölgesel sorunlar, Kürt ve Filistin sorunu başta olmak üzere Türkiye-Ürdün ilişkileri, Ortadoğu’da kalıcı barışın tesisi için ortak mücadele yolları gibi başlıklar konuşuldu. 
 
Ortadoğu masası Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit yaptıkları ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Ortak mücadele paydasında buluşmaya çalışıyoruz’
 
HDP Diplomasi Masası olarak uzun bir süredir Ortadoğu’yu özgün olarak ele almalarından dolayı Ortadoğu Masası kurduklarını belirten Gülistan,  Türkiye’de mücadele yürütenler ve HDP olarak daha çok batı endeksli çalıştıklarını bundan kaynaklı özeleştirisel yaklaşarak, Ortadoğu Masası’nı kurduklarını kaydetti. Gülistan, “Biz Ortadoğu’da yaşıyoruz. Ortadoğu coğrafyasının bir parçasıyız. Bütün dünyanın güç dengelerini kurduğu yer Ortadoğu. Ortadoğu ile olan ilişkilerimizin daha da gelişmesi, Ortadoğu’da mücadele eden ileri güçlerle görüşme ve bölgenin barışı, istikrarı ve geleceği için halkların eşitliği ve özgürlüğü için ortak mücadele paydasında buluşmaya çalışıyoruz. Bu nedenle de bir dizi ziyaret gerçekleştiriyoruz” dedi. 
 
‘Fas ve Mısır’ı ziyaret edeceğiz’
 
Daha önceki ziyaretlerin, birebir Ortadoğu Masası kapsamında olmadığını söyleyen Gülistan, Tunus Kadın Derneği’nin kendilerini ülkelerine davet etmesi üzerine gittiklerini, burada bazı ziyaretler gerçekleştirdiklerini ifade etti. Gülistan, “Lübnan ve Beyrut’a Ortadoğu Kadın Konferansı için gittik ve orada da gitmişken bazı ziyaretler yaptık. Ama bu bizim masa olarak organize ettiğimiz Ürdün ziyareti tek ziyaret. Önümüzdeki süreçlerde de, ziyaretlerimizi arttırmayı planlıyoruz. Fas, Mısır ve benzeri başka ülkelere başka ziyaretler gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Şu an Dış İlişkiler Komisyonu’muz hem Avrupa’da hem de Ortadoğu’da ciddi bir diplomasi faaliyeti yürütüyor” diye belirtti. 
 
‘Filistin ve Kürt sorunu’
 
Ziyaretleri kapsamında temel gündemleri olan Kürt sorunun çözümü, partilerine dönük kapatma davası ve Ortadoğu’daki savaşın sonuçlarını ele aldıklarını ifade eden Gülistan, şunları dile getirdi: “Bütün Ortadoğu ülkelerinde olduğu gibi Ürdün de, çok ciddi bir şekilde Türkiye’yi takip ediyor. Özellikle Erdoğan rejiminin Ortadoğu’da yapmak istediklerini çok iyi biliyorlar. Erdoğan rejimine karşı direnen güç olarak partimizin başına gelenlerden, partimize dönük kapatma davasından haberdarlar. Ortadoğu’nun iki kadim sorunu var. Birinci Dünya Savaşı’nın bu coğrafyaya mirası olan Filistin ve Kürt sorunu. Tüm görüşmelerimizde bu iki sorunun çözülmesi, Ortadoğu’da barışın, refahın ve demokrasiyi getireceğine ortak vurgularımız oldu. Bu iki temel sorunun çözülmesi içinde tüm devrimci, ilerici ve demokrasi güçlerinin ittifak yapması gerekiyor. Uluslararası sistem nereye müdahale etmek istiyorsa çok hızlı bir şekilde organize oluyor ve ittifaklarını kuruyor. Muhalifler açısından bu sistemi değiştirmek ve dönüştürmek isteyenler açısından çok kolay yaptığımızı söyleyemeyiz. Bu anlamıyla bunun da adımlarını atmak ve örgütlemek adına bir araya geldik.” 
 
‘Yüzyıllık anlaşmada Ürdün kritik bir noktada’
 
Partiler düzeyinde görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Gülistan, ayrıca kadın mücadelesi veren aktivistlerle bir araya geldiklerini söyledi. Gülistan, ayrıca bir süredir sağlık sorunları olan Leyla Xalid’i de evinde ziyaret ettiklerini paylaştı. Gülistan, “Leyla Xalid, Ayşe Gökkan ve Leyla Güven’in tutuklanmasını birebir takip ettiğini söyledi. Ayşe Gökkan için bir dayanışma mesajı gönderdiğini söyledi. Bu anlamıyla Kürt kadın hareketine çok selam gönderdi. Bölgede çok ciddi değişimler oluyor ve İsrail’in bölgede bulunan diğer Arap devletler ile yakınlaşma meselesi, bir şekilde yüzyıllık anlaşma denilen anlaşmanın hayata geçirilmesine ilişkin Ürdün, çok kritik bir noktada. Görüştüğümüz bütün partiler Ürdün’ün devlet olarak, İsrail ve Arap ilişkisinde köprü olarak görev yaptığını ve ciddi bir şekilde rahatsızlık duyduklarını kaydetti. Yine Amerika’nın hamlelerinde elçiliğin Kudüs’e taşınması meselesi gibi bazı adımlar Arap dünyasında ve orada bulunan sol muhalif partilerde rahatsızlık yaratmış. Çok üst seviyede Filistin hassasiyeti olduğunu ifade edebiliriz. Ürdün dediğimiz ülke aslında Filistin’in devamı gibi. İdari ve sistem olarak ayrı ama iç içe bir topluluk, sadece bir sınır çizilmiş. Orada da sendikal ve siyasi partiler anlamında ciddi hak gaspı olduğunu ifade ettiler. En önemli başlıklardan birisi bizim de Türkiye’de çok yakın bir şekilde yaşadığımız, ekonomik kriz, işsizlik ve gençlerin umutsuzluk meselesi. Bu anlamıyla işsizlik verileri çok yüksek. Bütün bu başlıklarda görüş alışverişinde bulunduk” şeklinde konuştu. 
 
‘Sayın Öcalan’ın kadın hassasiyetini ifade ettik’
 
Kürt sorununun çözümü ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “otoriteleşmeye”ye doğru giden politikalarını ele aldıklarını ifade eden Gülistan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu otoriteleşme karşısında temel güç olan partimizi hem Kobanê kumpas davası hem de kapatma davası üzerinden bir şekilde siyasi olarak tavsiye etme girişimini ifade ettik. Bu konuda her türlü dayanışma içerisinde olduklarını söylediler. Bundan sonrası için de partimiz ile dayanışma içerisinde olduklarını belirttiler. Kürt kadın mücadelesine dönük saldırıların yanı sıra, eşbaşkanlık ilkemizi, nasıl bir ittifak partisi olduğumuzu ifade ettik. Partimizi bilmekle beraber eşit temsiliyet ilkemizi çok merak ediyorlardı. ‘Bu kadar farklı ideolojilerden gelerek nasıl bir çatısı altında mücadele ediyorsunuz?’ sorusuyla çokça karşılaştık. Eşbaşkanlık sistemimiz onlar için çok yabancı oldukları bir mesele. O anlamıyla bizim eşbaşkanlık ve eşit temsiliyet ilkemize hayranlık duyduklarını söylediler. Bu ülkede en temel Kürt kadın mücadelesi, feminist kadın mücadelenin başarısı. En nihayetinde partinin politik perspektifini yazan Sayın Öcalan’ın kadın hassasiyeti olarak da ifade edilebilir.”
 
Ortadoğu Kadın Konferansı sonuç bildirgesini de konuştuklarını kaydeden Gülistan,  bildirgenin bütün Ortadoğu kadın mücadelesine ivme kazandırabileceğini sözlerine ekledi. 
 
Dayanışma mesajı 
 
Gülistan son olarak, “Özel olarak Türkiye’de Erdoğan rejimini, kadına yönelik artan şiddet, feshedilen İstanbul Sözleşmesi’ni, eşbaşkanlarımıza ve kadın hareketine dönük baskı politikasını uzun uzun anlatma fırsatı bulduk. Bunu da takip ettiklerini ve kadınlarla dayanışma içerisinde olacaklarını ifade ettiler” diye konuştu.