25 Kasım’a çağrı: Savaşa, yoksulluğa ve şiddete karşı alanlara

  • 14:20 21 Kasım 2021
  • Güncel
 
ANKARA - Ankara Kadın Platformu, 25 Kasım’da yapacağı eylem için tüm kadınları savaşa, yoksulluğa ve şiddete karşı ses çıkarmak için alanlara çağırdı.
 
Ankara Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü eylemlerine katılım çağrısı yapmak amacıyla, Mülkiyeliler Birliği’nde basın toplantısı düzenledi. Çok sayıda kadının katıldığı açıklamada salona, “Savaşa, yoksulluğa, erkek ve devlet şiddetine karşı 25 Kasım’da birlikte mücadeleye” pankartı asıldı.
 
Açıklama metnini Platform adına Zeynep Korkmaz okudu.
 
‘Cezasızlık kültürünü cinayetlerden sorumlu olanlardır’
 
Yılın ilk 6 ayında 130 kadının boşanmak istediği, barışmayı reddettiği için erkekler tarafından katledildiğine vurgu yapan Zeynep, en son İstanbul’da Başak Cengiz’i katleden failin “Savunmasız olduğunu düşündüğüm için bir kadın seçtim” yönündeki ifadesini hatırlattı. İstanbul Sözleşmesi’nin bir gece yarısı feshedilmesine dikkat çeken Zeynep, “Kadın katillerine iyi hal indirimleri uygulayan, nefret suçuna maruz bırakılan LGBTİ+ları görmezden gelen yargı ve ayrımcılığı körükleyen her türlü politikayı yürütenler bu ‘savunmasızlık’ ve peşi sıra gelen ‘cezasızlık’ kültürünü bizzat oluşturanlar bu cinayetlerden asıl sorumlu olanlardır. Yıllardır sistematik şiddete uğrayan ve 9 ayrı koruma kararı bulunmasına rağmen devlet mekanizmaları tarafından korunmayan Çilem Doğan davasında da gördüğümüz üzere yaşamak için öldürmek zorunda kalan kadınlara meşru müdafaa hükümleri uygulanmazken, kadın katillerine ‘haksız tahrik indirimi’ verilmeyen dosya neredeyse yok” ifadelerini kullandı.
 
‘Diyanet erkek egemen şiddetin sözcüsü haline geldi’
 
İktidarın şiddeti önlemek yerine bunu sistematik bir politika aracı olarak kullandığına işaret eden Zeynep, iktidarın kazanılmış haklara dönük saldırılarla kadınlara gözdağı vermeye çalıştığının altını çizdi. Zeynep, “LGBTİ+lar ise özellikle İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması sürecinde olmak üzere bakanlar, diyanet ve diğer devlet kurumları tarafından hedef gösteriliyor ve nefret suçuna maruz bırakılıyor. Tüm bu saldırıların karşısında biz kadınlar ve LGBTİ+lar haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmiyor, birlikte mücadelemizi büyütüyoruz. Ekonomi politikalarıyla halka dayatılan yoksulluk pandemi döneminde daha da derinleşirken kadınlar, işten atmalar, düşük ücret, sigortasız çalıştırma, mobbing ve pek çok hak ihlali ile karşılaştı. Eğitime, sağlığa sosyal güvenceye ayrılmayan bütçe Diyanet’e aktarılırken; ‘Kocanız vurmaya kalkarsa uygun bir dille nedenini sorun’ diyen Diyanet İşleri Başkanı erkek egemen şiddetin sözcüsü haline geldi” şeklinde konuştu.
 
‘Yan yana olmaya çağırıyoruz’
 
Yoksulluk ve şiddeti kendilerine kader olarak dayatan, hayatlarını yaşanmaz kılmaya çalışanlara inat yaşamın kırıntısını değil tamamını istemeye devam ettiklerini vurgulayan Zeynep, “2022 yılı için planlanan bütçede savunma ve güvenliğe ayrılan pay yüzde 30 arttı. Irak ve Suriye’ye dönük sınır ötesi operasyon ve asker bulundurmayı içeren tezkere Meclis’te onaylanarak iki yıl daha uzatılmış oldu. Yeni göçler, yeni yoksulluklar, kadınlar ve çocuklar açısından bitmeyen bir şiddet anlamına gelen bu savaş politikalarına karşı ‘Barış’ı savunmaya devam ediyoruz. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Gününde haklarımızı ve hayatlarımızı savunmak için tüm kadınları savaşa, yoksulluğa, erkek ve devlet şiddetine karşı sesimizi yükseltmek üzere 25 Kasım Perşembe günü saat 18.30’da Sakarya Meydanı'nda yan yana olmaya çağırıyoruz” dedi.