Alevi kadınlardan panel: Şiddet devlet sisteminin bir parçası

  • 19:17 21 Kasım 2021
  • Güncel
 
İSTANBUL - Alevi kurumları kadın meclislerinin “Erkek devlet şiddetine karşı kadın mücadelesi” panelinde konuşan HDK Kadın Meclisi üyesi Çiğdem Kılıçgün, özgün ve özerk alanların kadınlar için önemli olduğuna dikkat çekerek, “Ortak kadın mücadelesi bizim için vazgeçilmezdir” dedi.
 
İstanbul'da Gazi Cemevi Kadın Meclisi, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi ve Dersim Dernekleri Federasyonu Gazi Kadın Meclisi, 25 Kasım kapsamında Sultangazi ilçesinde bulunan Gazi Cemevi'nde “Erkek devlet şiddetine karşı kadın mücadelesi” konulu panel gerçekleştirdi. Panelde Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisi üyesi Çiğdem Kılıçgün Uçar konuşmacı olarak yer alırken, çok sayıda kadın da panele katılım gösterdi.
 
‘Şiddet devlet sisteminin bir parçası’
 
Panelde ilk olarak HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz söz aldı. Erkek-devlet şiddetine dikkat çeken Dilşat, “Her gün çok sayıda kadın katlediliyor. Kadın katliamları devletin cezasızlık politikasından kaynaklanıyor. Kürdistan’da yaşanan üniformalı şiddet, taciz ve tecavüz olayları da münferit olarak gösteriliyor. Bunlar erkek-devlet şiddetinin bir parçası. Cezaevleri de bu sistemin bir parçası. Çıplak arama ‘detaylı arama' diye değiştirildi. Tüm bunlar devlet iktidarları ve aklının bir parçası” dedi.
 
‘Politikleşen kadın erkek-devlete iktidarının hedefi’
 
Kadının politikleştiği yerde erkek-devlet şiddetinin saldırılarını arttırdığını vurgulayan Dilşat, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hepimizin bildiği bir tecavüz olayı vardı. Musa Orhan üniformalı olduğu için cezasızlık politikası ile serbest bırakıldı. Gülistan Doku örneğin Dersim’de kaybedildi. Valilik, emniyet ve çete eli ile ortadan kaldırıldı. Bunların hiç biri birbirinden bağımsız değil. Kürdistan’da bu politikaları çokça görüyoruz. Öte yandan devletin ‘makbul kadın’ rolünü reddettiğimiz için ya cezaevi ya gözaltı ya da kimliksizleştirmeyle yok sayılıyoruz. Erkek devlet şiddetine cevap veriyorsanız Ayşe Gökkan ve Leyla Güven gibi yıllara varan cezaya mahkum ediliyorsunuz. Biz politik kadınlar her an tutuklanma ile karşı karşıyayız.”
 
‘Mirabal Kardeşler'in katledilmesi ile kadınlara mesaj verildi’
 
HDK Kadın Meclisi üyesi Çiğdem Kılıçgün Uçar da 25 Kasım’ın sembolü olan diktatörlüğe karşı verdikleri mücadele ile bilinen Mirabal Kardeşler'in mücadelesine değindi. Mirabal Kardeşler'in tecavüz edilip katledilmesi ile bütün kadınlara mesaj verildiğini söyleyen Çiğdem, Türkiye ve dünyada kadının tarihsel mücadelesinden örnekler verdi. 1980’li yılların, Türkiye tarihi için karanlık yıllar olduğunu dile getiren Çiğdem, 1990’lara doğru kadınların ilk kitlesel eylemi olan “Dayağa karşı eylem”in örgütlendiğini anımsattı. 
 
Kürt kadınların mücadelesi
 
Kadınların yaşamın her alanında şiddet ile yüz yüze kaldığını söyleyen Çiğdem, Kürt kadınların mücadelelerinin Türkiye kadın hareketine katkı sağladığını belirtti.  
 
‘Kadına iffetsizlik atfediliyor’
 
Konuşmasının devamında şiddetin temelleri üzerinde duran Çiğdem, “Kadına iffetsizlik atfediliyor. Bu sistemin kadın-erkek eşitsizliğinin kaynağıdır. Adem ve Havva metaforundan da bunu görüyoruz. Yasak elmayı Adem’e uzatan Havva’dır mesela. Bu kadına erkek devlet iktidarının yüklediği roldür” dedi. Devletin bütün aygıtlarının kadınlar üzerinden toplumu yeniden dizayn ettiğini söyleyen Çiğdem, “Kadınların yürüttüğü eşitlik mücadelesi kadını aşan bir boyuttadır” diye ekledi.   
 
‘Özgün ve özerk alanlar bizim için önemli’
 
Devletin özsavunmada bulunan kadınlara dönük verdiği cezalara da işaret eden Çiğdem, kadını katleden erkek ise cezasızlık ile ödüllendirildiğini vurguladı. Çiğdem, “Kadınlar haklarını bilmeli. Bu toplumun bir parçayız. Özgün ve özerk alanlar bizim için önemli. En yakınımızdaki erkeğin sözsel şiddetine maruz kalıyoruz. Ortak kadın mücadelesi bizim için vazgeçilmezdir. Öz savunma bizim için varlık meselesidir. Eşit ve özgür bir yurttaş olarak kadınların bu sistemde yer aldığını kadınlara anlatmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
 
Panel daha sonra soru-cevap bölümüyle devam etti.