Hasta tutsak yakınlarından çağrı: Tutsaklara ses olalım

  • 10:22 23 Kasım 2021
  • Güncel
 
 
DİYARBAKIR - Diyarbakır Barosu’nda 8 gündür “Adalet Nöbeti” eyleminde olan hasta tutsak yakınları, herkese dayanışma çağrısında bulunarak, “Yeter artık. Hasta tutsakların cezaevlerinde kalması zulümdür. Ses verilsin” dedi.
 
Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri her geçen gün artmaya devam ederken, hasta tutsakların durumu ise her geçen gün ağırlaşıyor. Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarıyla hasta tutsaklara “cezaevinde kalabilir” onayı verilerek, ölüme terk ediliyorlar. 
 
Hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için tutsak yakınları Diyarbakır Barosu’nda “Hasta Tutsaklar için Adalet Nöbeti” eylemine başladı. Başlatılan eylem 8’inci gününde devam ederken, eylemde yer alan Hasibe Güler (73) ve Fevziye Kolakan (71) taleplerine ve tutsaklarına durumuna işaret etti.
 
‘Hasta tutsakların cezaevinde kalması zulümdür’
 
Hasibe, eşi Sıdık Güler’in (83) hasta tutsak olduğunu ve şu an İskenderun Cezaevi’nde kaldığını ifade ederek, eşinin farklı hastalıklarını olduğunu ancak tedavisinin yapılmadığını kaydetti. Hasibe, “Eşim müebbet hapis cezası aldı. Şu an 26 yıldır cezaevinde. Cezaevinde kaldığı süre boyunca birçok hastalık geçirdi. Geçirdiği hastalıklardan kaynaklı 2 defa ameliyat oldu. Yaşadığı bunca hastalığa rağmen tahliye edilmiyor. Ben 3 yıldır eşimi görmeye gidemedim. En son görüşe gittiğim zaman eşim tekerlekli sandalye ile görüşe geldi. Eşim artık birçok şeyi hatırlayamıyor. Hasta tutsakların cezaevlerinde kalması zulümdür” diye belirtti.
 
‘Tutsakların durumu nedir bilmiyoruz’
 
Hasibe, oğlu Hasip Güler’in 18 yaşındayken tutuklandığını ve şu an 30 yıldır cezaevinde olduğunu söyledi. Hasibe, oğlunun da hasta olduğunu ve cezaevi koşullarının kendisine ağır geldiğini belirterek, “Hasta tutsakları hastaneye kelepçeli bir şekilde götürüyorlar. Kelepçelerini çıkarmıyorlar. Bu ne kadar vicdanidir. Ben oğlumu da en son 3 yıl önce gördüm ve durumu da iyi değildi. Durumu her geçen gün daha da kötüleşiyor. Hem pandemi var hem de onu çok uzak bir cezaevine göndermişler. Görüşüne dahi gidemiyorum. Onların da bizim de haklarımız elimizden alınıyor. Pandemide her şeyi yapıyorlar tutsaklar ile açık görüş talep ettiğimizde ise hastalığı bahane ediyorlar. Şu an onların durumu nedir bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.
 
‘Tutsakların sesi olalım’
 
Hasibe, konuşmasının devamında annelere ve tüm tutsak yakınlarına çağrıda bulunarak, şu ifadeleri kullandı: “Şu an ülkede her evde birinin çocuğu ya da eşi cezaevinde. Cezaevleri tutsaklar ile dolmuş durumda. Yapılan haksızlıkların yanında onlara işkence ve kötü muamele yapıyorlar. Hem tutsakları hem de biz tutsak yakınlarını zor duruma koyuyorlar. Biz istiyoruz ki tüm anneler gelsin mücadelemize destek versin” diyerek herkesi tutsakların sesi olmaya davet etti.
 
‘Yeter artık’
 
Fevziye Kolakan ise cezaevinde hukuksuzlukların her geçen gün arttığını belirterek, duyarlı herkesin Diyarbakır Barosu’na gelerek tutsak yakınlarının yanında yer alması gerektiğini söyledi. Fevziye, 2 oğlunun cezaevinde olduğunu ve ikisinin de hasta olduğunu kaydederek, “Oğlum Ahmet Kolakan 18 yaşındayken cezaevine girdi ve 28 yıldır cezaevinde. Oğlumun mide ve kalp rahatsızlıkları var. Diğer oğlum Mahsum Kolakan da 7 yıldır cezaevinde. Birçok kez Ahmet’i ameliyat edeceklerdi. Ancak biz refakatçi olarak yanında kalmak istedik. İsteğimizi kabul etmediler ve oğlumu tedavi etmediler. Oğlum da buna karşılık tedavi olmadı. Ben tüm tutsak yakınlarına sesleniyorum. Gelin hep beraber mücadelemizi büyütelim. Bizim çocuklarımız ne zamana kadar cezaevinde kalacak? Yeter artık” diye konuştu.