Cumartesi Anneleri yargılanıyor: Hakikat mücadelesine sahip çıkılmalı

  • 10:31 23 Kasım 2021
  • Güncel
İSTANBUL- Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta eyleminde gözaltına alınan ve hakkında dava açılan 46 kişiden biri olan Besna Tosun, “Herkesi Cumartesi Annelerinin hakikat, adalet mücadelesine ve ‘toplantı gösteri ve yürüyüş’ hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz” dedi.
 
Kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerinin cezalandırılması talebiyle her hafta Cumartesi günü İstanbul Galatasaray Meydanı'nda toplanan Cumartesi Anneleri’ne 2018 yılında 700'üncü haftada polis saldırısı olmuş ve saldırıda 46 kişi darp edilerek gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan 46 kişi hakkında “izinsiz toplantı ve gösteri yapmak” suçlamasıyla dava açıldı. 
 
Davanın 3’üncü duruşması yarın Çağlayan’da bulunan İstanbul 21’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Yargılanan isimler arasında yer alan ve 1995 yılında gözaltında kaybedilen Fehim Tosun’un kızı Besna Tosun, kamuoyuna duruşmaya duyarlılık gösterme çağrısı yaptı.
 
 ‘Suçu görünür kılmaya çalışıyoruz’
 
Devlet eliyle işlenen ‘kaybetme suçunu’ 26 yıldır görünür kılmaya çalıştıklarını ve bu durumun da devleti rahatsız ettiğini ifade eden Besna, Galatasaray Meydanı’nın da bu yüzden kendilerine yasaklandığını söyledi. Besna, “Onların unutulmasını istediği ve üzerini örterek cezasız bıraktığı suçu biz ısrarla görünür kılmak için mücadele ediyoruz. Onların yargıladıkları, bizim yıllardır gözaltında kayıplara karşı sürdürdüğümüz mücadelemizdir. Bugünün koşullarında herkesi bir şekilde tutukladılar, cezalandırdılar, işsiz bıraktılar, işkenceyle, baskıyla, yasakla sindirdiler. Dünyanın sayılı uzun mücadelelerinden biri olan ve Türkiye’de başka bir örneği olmayan bu mücadele anneler ile başladı. 3 kuşaktır her koşulda devletin şiddetine, baskısına rağmen sürüyor. İlk Galatasaray’ı yasaklayarak başladılar ama gördüler ki orayı yasaklamak yetmiyor çünkü biz yasaklandığı halde sokaklarda olmaya, sesimizi duyurmaya ve bu suçu görünür kılmaya devam ediyoruz” dedi.
 
‘Bu dava ile tüm topluma gözdağı verilmek isteniyor’
 
Eylemlerinin 700’üncü haftasında polis saldırısına maruz kaldıklarını ve gözaltına alındıklarını anımsatan Besna, sonraki haftalarda da sistematik olarak sokak ortasında devlet şiddetine maruz kaldıklarını söyledi. Besna, haklarında açılan davaya işaret ederek, “Olay anına ait görüntüler ile birlikte suç duyurusunda bulunduk ama suç duyurularımız, darp raporlarımız olmasına rağmen takipsizlikle sonuçlandı. Olaydan yaklaşık 2 yıl sonra gözaltına alınan 46 kişi hakkında ‘toplantı gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet’ten 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Bu dava ile sadece Cumartesi Annelerinin mücadelesine değil bütün topluma gözdağı vermeye çalışıyorlar. Sokağa çıkan az sayıda insan kaldı. Onları da bir şekilde sokaktan izole etmeye, korkutmaya çalışıyorlar. Bunun için bu dava bizim için çok da bir şey ifade etmiyor” diye ekledi.
 
‘Galatasaray’a dönene kadar mücadelemiz devam edecek’
 
 Galatasaray Meydanı’nın kendilerine yasaklanmasından sonra her hafta aileler olarak İnsan Hakları Derneği’nde (İHD) bir araya gelmeye başladıklarını ancak tekrardan polis saldırısına maruz kaldıklarını hatırlatan Besna, şöyle devam etti: “O sokakta buluşmamız Galatasaray’a gitmenin ısrarıydı. 10-15 hafta boyunca dernekten her çıkışımızda her tarafımız polisler tarafından ablukaya alındı. Daracık sokağın içerisinde gaz müdahalesine maruz kaldık, darp edildik. Bu durum haftalarca sistematik olarak sürdü. Pandemiye kadar yoğun polis ablukasında yaptık eylemimizi. Daha sonra pandemiden dolayı buluşmalarımızı online olarak gerçekleştirmeye başladık. Galatasaray’a dönene kadar mücadelemiz devam edecek. Galatasaray’ı yasaklamakla mesele bitmiyor biz her alanı mücadele alanına çeviriyoruz. Sesimizi duyurduğumuz her alanda itirazımızı yükseltiyoruz.”
 
‘İfade özgürlüğümüzü kullandığımız için yargılanıyoruz’
 
 Unutma kültürüne karşı hafızayı diri tutmak için Galatasaray’da bir araya geldiklerini söyleyen Besna,“İşkenceci itiraflar yeni değil mahkemede Çark’ın suçu nasıl işlediğini detaylarıyla anlatması gibi birçok örnek var ama bu kişiler beraat etti tutuklanmadı. Ne korkunç ki Türkiye’de gözaltında kaybedilen yüzlerce insan var ama kaybetme suçundan ceza alan tek bir sanık bile yok. Devlet politikası olarak işlenmiş bir suç dolayısıyla iktidarlar değişse de bu kültür olarak devam ediyor. Her gelen kendinden önceki iktidarların işlediği suçun üstünü örtüyor ve cezasızlık zırhı ile koruyor. 26 yıldır gözaltında kaybedilen yakınlarımızın faillerinin yargılanması için mücadele ediyor iken bugün sadece sokağa çıktığımız, ifade özgürlüğümüzü kullandığımız için yargılanıyoruz. Bu kadar büyük bir hukuksuzluk var. Ama bu bizim umudumuzu kırmıyor. Hukuksuzluğa karşı mücadele ediyoruz” diye konuştu.
 
‘Annelerin adalet mücadelesine sahip çıkılsın’
 
Dava ile yalnızca 26 yıldır kayıplara karşı sürdürülen mücadelenin değil tüm toplumun “toplantı gösteri ve yürüyüş hakkı”nın yargılandığının altını çizen Besna, “24 Kasım Çarşamba günü saat 10.00’da Çağlayan Adliyesi'nde olacağız. Herkesi Cumartesi Anneleri'nin hakikat, adalet mücadelesine ve ‘toplantı gösterisi yürüyüş hakkı’na sahip çıkmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.