İHD Kadın Komisyonu: Bölgede 10 ayda en az 30 kadın katledildi

  • 14:00 24 Kasım 2021
  • Güncel
DİYARBAKIR - İHD Kadın Komisyonu 25 Kasım dolayısıyla yaptığı açıklamada, yılın ilk 10 ayında bölge kentlerinde en az 30 kadının katledildiğini duyurdu. 
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla 2021 yılının ilk 10 ayında bölgede yaşanan kadın katliamları ve kadına yönelik şiddetin bilançosunu içeren değerlendirme raporu, dernek binasında yapılan basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu. Açıklamaya kadın komisyonu katılırken, metni İHD Diyarbakır Şube Yönetim Kurulu ve Kadın Komisyonu üyesi Avukat Derya Yıldırım, bilanço ise İHD Diyarbakır Şube Başkan Yardımcısı Ezgi Sıla Demir tarafından okundu.
 
‘Afganistan’da kadınların kazanımları ellerinden alındı’
 
Kadına karşı düşmanlığın tarihten bu yana devam ettiğini söyleyen Derya, son yıllarda bunun kat be kat arttığını söyledi. Kadınların mücadele tarihinin de yeni olmadığına dikkat çeken Derya, “Ne yazık ki tüm coğrafyalarda kadına yönelik şiddet devam ederken savaşın coğrafyası olan Ortadoğu’da kadınlar ve çocuklar; savaşların en çok ezileni ve acı çekeni olmak durumunda kalmaya devam etmektedirler. Taliban’ın Afganistan’da neredeyse tüm kentlerde kontrolü ele geçirmesiyle birlikte Afganistan’da kadın mücadelesiyle son 20 yılda kazanılan haklar teker teker kaybedilme riskiyle karşı karşıya kalmış. Kadınlar, Taliban'ın mutlak şeriat yasalarını esas almasından dolayı günlük hayatın her alanında acımasız cezaların tehdidi altında kalmıştır. Tüm dünyada basın ve sosyal medya yoluyla aktivistler, siyasetçiler tarafından yapılan çağrılar bu vahim durumu gözler önüne sermektedir” dedi.
 
‘Etkin idari ve yargısal soruşturmalar yapılmıyor’
 
Derya, “Savaş ve kaos ortamında Suriye’de yaşanan savaşta da tecrübe edildiği üzere kadınlar, LGBTİ+’lar ve çocuklar ayrımcılığa maruz bırakılmakta, kaçırılma, cinsel istismar, fuhuşa zorlanma veya işkence gibi birçok suçun mağduru olmaktadırlar. Yine savaş sebebiyle göç etmek zorunda bırakılan, farklı ülkelerde mülteci statüsünde bulunan birçok kadın ve çocuk ırkçı ayrımcı saldırılara maruz kalmaktadır. Sadece diğer ülkelerde değil Türkiye’de de benzer birçok politika yürütülmektedir” sözlerini kullandı. Özellikle Hakkâri, Şırnak, Dersim gibi asker ve polisin sayıca fazla olduğu bölge illerinde söz konusu politikaların yürütüldüğünü kaydeden Derya, kamuoyuna yansıyan ve kamu otoritelerinin de çoğu zaman sessiz kaldığı, etkin idari ve yargısal soruşturmalar yürütmediği durumlar neticesinde kadınlara yönelik birçok hak ihlalinin yaygınlaştığını söyledi.
 
‘Kadın daha fazla hedef haline getirildi’
 
İktidarın “kutsal aile”, “makbul kadınlık”, “sözde namus” üzerine sürdürdüğü tartışmalara değinen Derya, kadınların kazanımlarından biri olan İstanbul Sözleşmesi’nin 20 Mart gecesi Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile feshedildiğini hatırlattı. Derya, “Sözleşmenin feshedilmesinden sonra bölgede aile içi şiddet sonuçlarına göre 10 kadın, toplumsal alanda uğradığı şiddet sonucu ise 6 kadın yaşamını yitirmiştir. Yine birçok kadın kuşkulu bir şekilde yaşamını yitirmiştir. Onlarca kadın ise yaralanmıştır. Bu göstermektedir ki İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması kadını daha fazla hedef haline getirdi. Erkeğe ise kadına karşı ne yaparsa yapsın sonucun cezasızlık olacağını düşündüren bir güç vermiştir” şeklinde konuştu.  
 
10 ayda en az 30 kadın katledildi 
 
Ezgi ise bölge kentlerinde kadına yönelik şiddete dair verileri ise şu şekilde paylaştı: “Son 10 aylık dönemde tespit edebildiğimiz kadarıyla 19 kadın intihar ederek yaşamını yitirmiş, 7 kadın ise intihar teşebbüsünde bulunmuştur. Yine aile içi ve toplumsal alanda gerçekleşen erkek şiddeti sonucu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 30 kadın katledilmiş, 37 kadın ise şüpheli bir biçimde ölü olarak bulunmuştur. İHD’li kadınlar olarak, kadına karşı şiddetle mücadeleye tüm gücümüzle devam edeceğiz. Son olarak İstanbul Sözleşmesi bizimdir! Vazgeçmeyeceğiz!”