Kadınlar Diyarbakır’dan seslendi: Asla ama asla diz çökmeyeceğiz
- 20:13 25 Kasım 2021
- Güncel
DİYARBAKIR - DAKAP öncülüğünde 25 Kasım dolayısıyla yapılan yürüyüşte, “Özel savaş politikaları kirli bir şekilde hayata geçirilmiştir. Kadınların varlığına dönük farklı şiddet türleri üniformalı üniformasız çeteleşmiş kamu görevlileri tarafından yürütülmektedir” mesajı verildi. Yürüyüşte “Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz” vurgusu yapıldı.
Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP) öncülüğünde, “Zaman, kadın özgürlük zamanı” şiarıyla Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde Dünya Kavşağı’ndan Rojava Parkı’na kadar gerçekleştirilmesi planlanan yürüyüş, polis ablukası karşısında Medya Kavşağı'na kadar yapıldı. Yürüyüşe Tevgera Jinên Azad (TJA), DAKAP bileşenleri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır milletvekilleri Remziye Tosun ile Dersim Dağ, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran ile çok sayıda kadın katıldı. Sık sık “Jin jiyan azadî”, “Biji berxwedana jinan”, “Yoksulluğa isyan ediyoruz”, “Hükümet istifa”, “Deniz Poyraz ölümsüzdür”, “Siyasi tutsaklar onurumuzdur”, “Ayşe Gökkan onurumuzdur”, “Leyla Güven onurumuzdur” sloganları atan kadınlar yürüyüşte “Hayatımızdan vazgeçmiyoruz”, “Ölmek istemiyoruz”, “Erkek adalet değil gerçek adalet istiyoruz”, “Kadın cinayetlerini durduracağız” ve “Biz kadınlar her yerdeyiz” dövizleri ve lolipoplarını taşıdı. Kadınlar ayrıca tencere tava ve düdük çalıp ekonomik krizi protesto ederken, yoldan geçen araçlar da korna çalarak kadınlara destek verdi.
Pankarta tahammülsüzlük
“Zaman kadın özgürlük zamanı” pankartının gerekçe gösterilerek yürüyüşün engellenmek istendiği eylemde HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy, duruma tepki gösterdi. Gülistan, eril zihniyetin kadınlardan korktuğunu vurgularken, “Saat 16.00’ya kadar izinli olan yürüyüş şu an yasaklanıyor. Bizler pankartımızın ardından yürüyeceğiz” dedi.
Kadınlar slogan ve zılgıtlarla polis engelini aşarak yürüyüş gerçekleştirirken, evlerinde bulunan kadınlar tencere ve kaşıklarla yaptıkları ses çıkarma eylemi ile yürüyüşe destek verdi.
‘Sizler savaş dedikçe bizler jin jiyan azadi diyeceğiz’
Eylemde ilk olarak konuşan Gülistan Atasoy, kadınların direnerek kazanabileceklerini ve mücadelesinden geri adım atmadığını bir kere daha gösterdiğini vurguladı. Barikatları aştıklarına dikkat çeken Gülistan, “Savaşa karşı, eşitlik ve özgürlüğümüz için buradayız. Gültan Kışanaklar, Sebahat Tunceller, Leyla Güvenler, Ayşe Gökkanlar ve Gönül Erdenler için, onların seslerini buraya taşımak için buradayız. Kapitalist sömürüye karşı açlığa biat etmemizi isteyenlere karşı direnişimizi asla sonlandırmayacağız. Birleşerek isyanımızla, mücadelemizle başarılı olacağız. Sizler varın ölüm deyin, biz ‘Jin jiyan azadî’ diyoruz, diyeceğiz. Sizler savaş, bizler ‘Jin jiyan azadî’ diyeceğiz. Kadınlar asla ama asla diz çökmeyecek” şeklinde konuştu.
‘Ülke işkence alanına dönüştü’
Ardından DAKAP Dönem Sözcüsü Çağla İzgi, ortak basın metnini okudu. Çağla, eril zihniyetin tüm uygulamalarının, kapitalizmin devam edebilmesi için kullanılan tüm araçların tekrar tekrar şiddeti yarattığına dikkat çekerken, kadını yaşamın her alanında şiddetle karşı karşıya bıraktığını belirtti. Çağla, 20 yıldır devam eden tekçi, otoriter ve savaştan beslenen politikalar ile ülkenin; halklar, kadınlar, çocuklar için eziyet, işkence ve kıyım alanına dönüştüğünü kaydetti.
Çağla, açıklamanın devamında şunları dile getirdi:
“Bu sisteme ve düzene karşı sesini yükselten, yaşamına ve iradesine sahip çıkan, kendi yaşamı üzerinde söz ve karar sahibi olan, emeğinin hakkını isteyen, erkek otoritesini sorgulayan evde, sokakta, siyasette erkek egemenliğine örgütlü karşı çıkan kadın ve kadın kurumlarını kendi düzenine bir tehdit olarak görüyor. Dört koldan saldıran iktidar, bu kurumları dağıtmakta, kapatmakta ve kadınları rehin almaktadır. Kadınlar, bir yandan erkek ittifakın kadına açtığı savaşla mücadele ederken, diğer yandan yarattığı ekonomik krizle iliklerine kadar yoksulluğu ve işsizliği yaşamaktadır. Esasen, kadınlar başta olmak üzere tüm muhalif kesimleri sindirmeye çalışan iktidarlar, kadına ve çocuklara karşı her türlü şiddeti önlemek ve her türlü koruyucu tedbiri almakla yükümlüdür. Devlet toplumsal cinsiyet eşitliğini toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırmak için politikalar üretmek, cinsiyete dayalı ayrımcılığı ortadan kaldırmak, kadına, çocuklara, mültecilere, LGBTİ+’lara karşı şiddet uygulayan failler hakkında etkili ve caydırıcı cezalandırma yoluna gitmek ve cezasızlık politikalarından vazgeçmek zorundadır.
Özel savaş politikaları hayata geçiriliyor
Eşbaşkanlık gerekçe gösterilerek, kayyım eliyle gasp edilen belediyelerde kadın merkezleri ve kadın sığınakları kapatılmış, başvurucu kadınların dosyalarındaki bilgiler deşifre edilmiştir. Kayyımlar KHK ile ihraç edemedikleri uzmanlık alanlarında çalışan kadınları görevinden alıp erkek yöneticinin emri altında çalışmaya zorlamış; kadınlar mobbing, aşağılama ve hatta şiddet uygulamalarına maruz kalmışlardır. Kürdistan'da sistem eliyle yürütülen, kadınları ve gençleri hedef alarak toplumu iradesizleştirmeye dönük asimilasyon ve özel savaş politikaları kirli bir şekilde hayata geçirilmiştir. Kadınların bedenine, diline, kimliğine, özcesi varlığına dönük farklı şiddet türleri üniformalı üniformasız çeteleşmiş kamu görevlileri tarafından yürütülmektedir.
Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz
Şüpheli kadın ölümlerinin yetkili merciler tarafından üzerinin örtülmeye çalışılmasına karşın kadın cinayetlerini gün yüzüne çıkarmak isyandayız. Deniz Poyraz, Gülistan Doku, İpek Er, Ayşe Gökkan, Leyla Güven, Emine Şenyaşar, Çilem Doğan, Başak Cengiz, katledilen, şiddete, tacize, tecavüze, ayrımcılığa maruz kalan tüm kadınların adalet talebini haykırmak için isyandayız. Şiddetin en ağır ve en yakıcı haliyle karşılaştığımız bugünlerde; gücümüzü ve mücadele azmimizi birbirimizden aldığımız bu dayanışmayla tekrar söylüyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden, eşitlik, özgürlük ve adalet için mücadelemizden, haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz.”
‘Direnen kadınlar yolumuza ışık tuttu’
Açıklamadan sonra konuşan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün görsünler Kürt kadını nasıl mücadelesini sürdürüyor. Mirabellerden, Sakinelerden, Hevrîn Xeleflerden, Sêvêlerden, Arîn Mîrkanlardan gelen mücadele bitmeyecek. Tarihten bu yana kadının sesi kesilmeye çalışıldı ama başaramadılar. Tarihte direnen kadınlar yolumuza ışık tuttu. Onların bize bıraktığı mücadele mirasını devraldık. Nasıl ki onlar baş eğmedi, bizler de baş eğmeyeceğiz. Kadının duruşunu ve özgürlüğünü bitiremeyeceksiniz.”
Yürüyüş yapılan basın açıklamasının ardından “Jin jiyan azadî” sloganlarıyla son buldu.







