Adalet Nöbeti: Hasta tutsaklara tecrit içinde tecrit uygulanıyor
- 15:47 30 Kasım 2021
- Güncel
DİYARBAKIR - Tutsak yakınlarının "Adalet Nöbeti"ne dayanışma ziyaretinde bulunan Kürt Edebiyatçılar Derneği üyesi, yazar ve hasta tutsak yakını Herdem Merwanî, cezaevlerinde tutsak ve hasta tutsaklara yönelik tecrit içinde tecrit uygulandığını ifade etti.
Tutsak ailelerinin, cezaevlerinde ağır hasta ve infazları yakılarak tahliye edilmeyen tutsakların serbest bırakılması için Diyarbakır Barosu hizmet binasında başlattıkları "Adalet Nöbeti" 15’inci gününde devam ediyor. Nöbete destek vermek amacıyla Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşakını Berdan Öztürk, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ve Kürt Edebiyatçılar Derneği yöneticileri ve üyeleri ziyarette bulundu.
'Onların direnişi bizim direnişimizdir'
Ziyarette PKK Lideri Abdullah Öcalan ve tutsaklar üzerinde uygulanan tecride dikkat çeken Berdan, "Sayın Abdullah Öcalan'la görüşmeler kesildikten sonra tecridi daha da ağır uygulamaya başladılar. İlk başta da tutsaklar üzerinde uygulayıp tutsakları baskı altına alıp hedefleyerek, iradesizleştirerek uygulamaya çalıştılar. Geçmişten bu yana katletmekle, zorla göç ettirmekle, tutuklamalarla Kürtleri teslim alamaya çalışıyorlar. Bizler Kürt’üz. Üzerinde yaşadığımız topraklar ise Kürdistan'dır. Şimdiye kadar en büyük acıyı annelerimiz yaşamıştır. Bütün bunlara karşı tutsaklar büyük bir direniş göstermiştir. Onların direnişi bizim direnişimizdir. Bunun için bir kez daha ailelerin adalet nöbetini selamlıyoruz ve kutluyoruz" dedi.
'İktidar uyguladığı politikalarla kendini var ediyor'
Berdan'ın ardından söz alan Saliha ise tutsak ailelerinin nöbetini selamlayarak, şu ifadelere yer verdi: "Türkiye'nin yaratmış olduğu sorunları söylememize hiç gerek yok. Tecrit önce Sayın Abdullah Öcalan üzerinden uygulanmaya başladı. Fakat şu anda bütün tutsaklar üzerinde uygulanıyor. Tecritten en çok etkilenenler ise hasta tutsaklar oluyor. Faşist iktidar Kürt düşmanlığı üzerinden kendini var etmek istiyor. Fakat tutsaklar 12 Eylül Darbesi’ne karşı nasıl direndilerse, yine direniş mirasını sürdüreceklerdir. Zamanında Sayın Öcalan ve beyaz tülbentli anneler bu saldırıları durdurdu. Yine öyle olacaktır. Biz de annelerin talepleri karşılanana dek yanlarında duracağız" sözlerini kullandı.
‘Tedavileri engelleniyor’
Kürt yazar ve hasta tutsak yakını Herdem Merwani ise, tutsak ve hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için 3 gündür açlık grevinde olduğunu belirterek bundan sonra "Adalet Nöbeti"nde yer alacağını belirtti. Herdem, "Kürtlerin ölümü ucuz olsun istiyorlar ama Kürtlerin ölümü ucuz değil. Tutuklular üzerinde özel ve düşmanca politikalar uygulanıyor. Bir yandan infazlarını yakıyorlar, bir yandan da tedavileri engelleniyor. Kürtçe şarkı söyledikleri için disiplin cezaları alıyorlar. Bir insanın dilinde şarkı söylemesi neden suç olsun. Yakınlarımızı buradan uzaklara götürüyorlar. Tecrit içinde tecrit var. Efrînli hasta tutuklu Bangi Mohamed 12 Kasım’da yaşamını yitirmiş ama biz yeni duyduk. Bu kıyamet demek. Çocuklarımıza sahip çıkmalıyız" ifadelerine dikkat çekti.
'Adalet Nöbetine herkesin sahip çıkması gerekiyor'
Herdem, konuşmasının devamında şunları dile getirdi: “Özellikle cezaevlerinde tahliyelerine az kalmış olan tutsaklara yönelik daha ağır politikalar uygulanıyor. Her gün bir tutsağın infazı yakılıyor. Hasta tutsakların ise tedavisi yapılmıyor. Tutsaklar Kürtçe konuşunca ve şarkı söyleyince disiplin cezaları veriliyor. Bu muameleler dünyanın hangi yerinde uygulanıyor? Tutsakların bütün hakları ihlal ediliyor. Yaşamını yitiren tutsakların şahadet haberlerini bile sonradan veriyorlar. Bütün sivil toplum kurumlarının, demokrasi platformlarının, diplomasinin ve bütün Kürt halkının birlik olup ses çıkarması gerekiyor. Herkes ailelerin tutmuş olduğu nöbete sahip çıkmalı."
‘Zulüm yıllardır devam ediyor’
Kürt Edebiyatçılar Derneği Eşbaşkanı Sultan Yaray da, eylemin “kutsal” olduğunu söyledi. Sultan, nöbet tutan annelerin zulme başkaldırdığını dile getirerek, “Bu onların en temel hakkıdır. Birçok hasta tutsak var. Bu zulüm yıllardır var ve devam ediyor. Kürtler dili ve kültürü ile yaşamak istiyor” dedi.







