‘Hasta Tutsaklar için Adalet Nöbeti’ 17’nci gününde
- 17:22 2 Aralık 2021
- Güncel
DİYARBAKIR -“Hasta Tutsaklar için Adalet Nöbeti”nin 17'nci gününde yetkililere seslenen tutsak aileleri çağrıları karşılık buluncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini belirtti.
Tutsak ailelerinin, cezaevlerinde ağır hasta ve infazları yakılarak tahliye edilmeyen tutsakların serbest bırakılması için Diyarbakır Barosu Hizmet Binası’nda başlattıkları "Hasta Tutsaklar için Adalet Nöbeti" 17’nci gününde devam ediyor. Bugünkü nöbete hasta tutsak yakınları Feyziye Kolakan, Hasina Güler, Reşayet Ada, İnci Güler Altındağ, Rabia Ataş, Herdem Mervani ve Hakkı Boltan katıldı.
Aileleri, Türkiye Genel Hizmetleri İşçileri Sendikası (Genel İş) Diyarbakır 2 Nolu Şubesi ve Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) Eşbaşkanı Emin Güzel ziyaret etti.
‘Adalet herkes için aynı olmalı’
Ailelerin başlattığı eylemde yanlarında olduklarını söyleyen Genel-İş 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Hayri Eroğlu, adaletin herkes için yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti. Hasan, adaleti yerine getirmeyenlerin dönüp tarihe bakmaları gerektiğini belirterek, “Adaletin terazisi tüm yurttaşlar için aynı olması gerekir. İnsana göre, insanların fikrine göre değil, adaletin herkes için aynı işlemesi lazım. Dün egemen olan, muktedir olanların birkaç yıl sonra başlarına neler geldiklerini gördük. Bugünün egemenleri bundan bir sonuç çıkarmalıdır. Çünkü adalet, demokrasi, insan hakları herkes için gereklidir” ifadelerini kullandı.
‘Zindanların dili olsa da konuşsa’
Diyarbakır 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde tutulan Hamdusena Ada'nın ablası Reşahat Ada da adalet, hak ve hukuk talebiyle nöbeti başlattıklarını anımsatarak “Zindanların dili olsa da çocuklarımıza neler yaptıklarını, neler çektirdiklerini anlatsaydı. Adaleti sağlayana kadar eylemimizi sonlandırmayacağız. Kaç yıl sürerse sürsün, direnerek eylemimizi sürdüreceğiz” dedi.
‘Zulmü kabul etmeyeceğiz’
Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan Abdülselam Güler’in kardeşi İnci Güler ise hasta tutsakların yaşadıkları durumların askeri darbenin yaşandığı 80 döneminden daha kötü olduğunu söyledi. Cezası biten tutsakların keyfi gerekçeler ile tahliyelerinin engellendiğine dikkat çeken İnci, “ Bu zulmün ne bize ne de çocuklarımıza uygulanmasını asla kabul etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
Fevziye Kolakan ise eşi ve oğlunun müebbet hapis cezasına çarptırıldığını kaydederek, “Uyguladıkları haksızlıkları, bize uyguladıkları zulmü kabul etmeyeceğiz. Adalet talebimiz yerine gelene kadar buradan kalkmayacağız” dedi.







