Asrın Hukuk Bürosu: Avrupa Konseyi kararları bir an önce uygulanmalı!
- 16:58 3 Aralık 2021
- Güncel
İSTANBUL - Asrın Hukuk Bürosu, Avrupa Konseyi’nin “Öcalan-2” başvurusuna dair aldığı kararların bir an önce uygulanması çağrısında bulunarak, “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının insan onuruna uygun yasal düzenlemelere kavuşturulması gerektiğini” vurguladı.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Asrın Hukuk Bürosu ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), PKK Lideri Abdullah Öcalan ile tutuklular Hayati Kaytan, Emin Gurban ve Civan Boltan’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği ihlal kararının denetlenmesi için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne başvuruda bulunmuştu. Komite, 30 Kasım-2 Aralık’ta yaptığı toplantıda görüştüğü başvuruya dair kararlarını açıkladı. Asrın Hukuk Bürosu ise Komitenin aldığı kararlara ilişkin yazılı basın açıklaması yayınladı.
‘İşkence yasağına aykırı’
Açıklamada, AİHM’in 18 Mart 2014 tarihinde verdiği kararda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının ömür boyu sürdürüleceğine dair düzenlemelerin işkence yasağına aykırı olduğu tespitinde bulunduğu ve konuya ilişkin yasal düzenlemelerin getirilmesi gerektiğine hükmettiği anımsatıldı. Yine karardan sonra AİHM’in “Kaytan/Türkiye”, “Gurban/Türkiye” ve “Boltan/Türkiye” kararlarında da aynı ihlal kararlarını verdiğine değinilen açıklamada, “Bunun üzerine 4 dosya Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nde izleme sürecine alınmış ve Türkiye’nin kararların gereğini yerine getirmesi beklenmiştir. Komite’nin aradan geçen bu uzun süreye rağmen geç de olsa dosyayı gündemine almış olmasını önemli görmekteyiz” ifadelerine yer verildi.
‘Tedbirler gecikmeksizin yerine getirilmeli’
Açıklamada ayrıca süren başvuruların yanı sıra 2021 yılında Özgürlük için Hukukçular Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, İnsan Hakları Derneği ve Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı’nın da AİHM’’e başvurularının olduğu hatırlatıldı. Açıklamanın devamında ise şu cümlelere yer verildi: “30 Kasım-2 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilen toplantı sonucunda Komite; Sn Öcalan’ın tutulma koşullarının AİHM önünde başka bir başvuru olarak gündemde olduğu ve CPT tarafından takip edildiği gerekçesi ile bu konuda tavsiyede bulunmadığını ifade etmiştir. Umut hakkına konu olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile ilgili olarak, kararın gereklerinin bugüne kadar hiçbir şekilde yerine getirilmediği tespitinde bulunarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının belirli bir asgari sürenin ardından gözden geçirilmesine dair inceleme mekanizması için yasal ve diğer yeterli tedbirlerin gecikmeksizin yerine getirilmesi gerektiğini belirtmiştir.”
‘İnsan onuruna uygun yasal düzenlemelere kavuşturulmalı’
AİHM’in Türkiye’ye yaptığı çağrının ele alındığı açıklamada, “Türkiye tarafından kendilerine öngörülen tedbirler hakkında yeterli bilgi verilmediği kanaatini paylaşan Komite, Türkiye’yi daha fazla gecikmeden mevcut yasal çerçeveyi AİHM tarafından belirlenen standartlara uygun hale getirmek için gerekli tedbirleri kabul etmeye çağırmıştır. Türkiye’nin diğer üye devletlerce kabul edilen reformların iyi örneklerinden ilham almak için teşvik edildiği ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış olup tutuklu bulunan kişilerin sayısı hakkında da bilgi istediği anlaşılmıştır. AİHM kararı ile Bakanlar Komitesi’nin toplantı sonucunda ortaya çıkan tespit ve taleplerin Türkiye tarafından bir an önce yerine getirilmesi ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının insan onuruna uygun yasal düzenlemelere kavuşturulması gerekmektedir” denildi.
‘Çabamız devam edecek’
Asrın Hukuk Bürosu’nun açıklamasının devamında şu değerlendirmelere yer verildi: “Türkiye’de ilk defa Öcalan ile hayata geçirilen ve AİHM tarafından işkence yasağına aykırı olarak kabul edilen ağırlaştırılmış müebbet hapsin Bakanlar Komitesi’nin gündeminde olması oldukça önemlidir. Türkiye’de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına tabi mahpus sayısı bugün tam olarak bilinmese de binler ile ifade edilmektedir. Bu da İmralı tecrit ve işkence sisteminin yayılma biçimini ortaya koyan çok önemli bir örnek niteliğindedir. Sn. Öcalan ile başlayan ve bugün çok yaygın bir şekilde uygulanan bu işkence niteliğinde infaz rejiminin kaldırılması için duyarlı hukuk ve insan hakları kurumları ile birlikte çabamız devam edecektir. Tüm kamuoyunu bu konuda duyarlılığa ve katkı sunmaya davet etmekteyiz.”







