Silopi'den CPT'ye çağrı: Görevinizi yerine getirin

  • 12:20 4 Aralık 2021
  • Güncel
ŞIRNAK - HDP Şırnak İl Örgütü, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin yaptığı açıklamada Abdullah Öcalan'a verilen disiplin cezalarını kınarken, CPT'ye “Görevinizi yerine getirin” çağrısında bulundu. 
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak İl Örgütü, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin HDP Silopi ilçe binası önünde açıklama yaptı. Açıklamaya Barış Anneleri Meclisi üyeleri, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, HDP il ve ilçe örgütleri ile çok sayıda kişi katıldı. Açıklama HDP İl Eşbaşkanı Sabuha Akdağ tarafından okunurken, “Tecrit insanlık suçudur, tecride son" pankartı açıldı. 
 
'Tecrit yaşamın her alanına yayılmıştır'
 
"Tarihte ve günümüzde bir benzerine rastlanmayan İmralı işkence ve tecrit rejimi, bugün yaşamın her alanına yayılmıştır" diyen Sabuha, partilerinin siyaset dışına itilmek istendiğini söyleyerek, "Tecrit sadece İmralı ve Kürtler ile sınırlı bir konu değildir. Tüm Kürtleri kapsayan ve Kürtlerin kazanımlarını boğmaya çalışan tecrit politikası, uzun bir süredir Türkiye’de yaşanan hak ihlallerine doğru genişlemektedir. Bu nedenle tecridin kırılması Türkiye’deki sorunların çözümüne giden anahtar konumundadır. Tecride karşı mücadele yürütmek demokrasiye, hak ve özgürlüklere, kadın mücadelesine ve kazanımlarına sahip çıkmaktır. Yoksulluğu, işsizliği ve kölelik düzenini yenmektir. Fezlekeler ve kapatılma oyunlarını boşa çıkarmaktır. Bunun aksi hem Kürtlerin hem de Türkiye’de yaşayan tüm halkları daha fazla zorlayacaktır" dedi. 
 
'Tecrit barışın önündeki en büyük engel'
 
Mutlak tecridin, Türkiye’de toplumsal barışın önündeki en büyük engel olduğunu ifade eden Sabuha, "Bu tecrit politikası, iktidarın ve devletin demokrasi ve barış anlayışına sahip olmadığını da açıkça ortaya koymaktadır. Tecritte ısrar eden AKP-MHP iktidarı, savaş ve çatışma siyasetini sürdürmekte, bu siyaset sonucunda halklar ve inançlar birbirine düşman edilmektedir. İktidar bu tutumunda ısrar ederek Kürt sorununda çözümsüzlüğü derinleştirmektedir. Bu bağlamda, mutlak tecridin sonlandırılması için verilecek mücadele demokratik siyasetin büyümesi ve genişlemesi birbiri ile doğrudan ilişkilidir" şeklinde konuştu.
 
‘Baskı politikalarının yansımasıdır'
 
Sabuha, her geçen gün dünyada, Türkiye’de ve bölgede dengelerin değiştiğini belirterek, kapitalist sistemin bir kriz halinde kendisine çıkış yolları aradığını ve bu çıkış yollarının savaş taşları ile döşendiği bir süreçten geçildiğinin altını çizdi. Sabuha, "Uluslararası anlaşmalara ve kendi anayasasına göre Türkiye şu anda suç işlemekte ve bu suçta ısrar etmektedir. Barışı inşa etmeyi kendine misyon edinen Sayın Öcalan üzerinde İmralı’da uygulanan mutlak tecridin sonlandırılması için demokratik muhalefetin örgütlenmesi ve tecridin sonlandırılması gerekmektedir. Toplumsal sorunlara dönük ne kadar geniş bir mücadele verirsek o kadar tecrit mantığını anlatmış oluruz, diğer taraftan tecridin bitmesi de bizlerin elini güçlendirir ve farklı alanlara dair daha çözüm odaklı çalışma yürütebiliriz. Sayın Öcalan’a yönelik son 6 aylık avukat ve 3 aylık aile görüş yasağı tam da bu baskı politikalarının yansımasıdır. Demokrasinin gelişmesinin kendileri için bir tehdit olarak algılayan AKP-MHP iktidarı yürüttüğü bu politikalarla tüm ülkenin daha fazla huzurunun kaybolmasına, yoksullaşmasına, kutuplaşmasına neden olmaktadır” diye kaydetti.
 
CPT'ye çağrı
 
Sabuha, son olarak şunları söyledi: "İmralı’da görüşmelerin olduğu her dönemde barış ortamının geliştiği gerçekliğinden yola çıkarak toplumsal barış, demokrasi ve çatışmasız bir Türkiye’den yana tüm vicdan sahibi yurttaşlara, siyasi yapılara, demokratik kitle örgütlerine, derneklere, sendikalara, meslek birliklerine, kadın, gençlik ve çevre örgütlenmelerine; uluslararası kurum ve kuruluşlara, CPT’ye mutlak tecridin kaldırılmasına yönelik çaba göstermeleri ve görevlerini yerine getirmeleri çağrısında bulunuyoruz."
 
Açıklama, "Bijî berxwedana zindanan", "Baskılar bizi yıldıramaz" ve "Bijî Serok Apo" sloganları ile son buldu.