‘Adalet Nöbeti’ 22'nci gününde: Zindanlar Kürtlere mezar olmasın

  • 14:15 7 Aralık 2021
  • Güncel
 
DİYARBAKIR - Hasta tutsak yakınlarının başlatmış olduğu "Adalet Nöbeti"nden seslenen aileler, "Zindanlar Kürtler için mezar olmamalıdır" dedi.
 
Tutsak yakınlarının, cezaevlerinde ağır hasta ve infazları yakılarak tahliye edilmeyen tutsakların serbest bırakılması talebiyle Diyarbakır Barosu Hizmet Binası’nda başlattıkları "Adalet Nöbeti" 22'nci gününde devam ediyor. Bugünkü nöbete hasta tutsak yakınları Fevziye Kolakan, İnci Güler Altındağ, Hasine Güler, Reşayet Ada, Herdem Mervani, Hazal Yıldırım ve Hakkı Boltan katıldı.
 
Tutsak yakınlarını, Kürdistan Kominist Partisi (KKP) ve Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi ziyaret etti.
 
'Türkiye'de adalet yok’
 
Cumartesi ve barış annelerinin yıllardır adalet arayışında olduklarını söyleyen KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, "Annelerimizin verdiği mücadele çok kutsaldır, bu mücadeleyi kutluyorum. İnsan olmayan bir şeyin arayışına girer. Ülkede de adalet olmadığı için adalet arayışı var. Emine Şenyaşar da adalet nöbetinde olduğu için 10 defa ifadeye çağrıldı. Ülkede annelere karşı da ayrımcı bir adalet var. 22 yıldır Sayın Öcalan cezaevinde ancak hiç bir hak verilmiyor. Çünkü ülkede kanun yok. Bu hükümet tek rejim üzerinden gidiyor. Ülke bu şekilde yönetilemez. Biz inanıyoruz ki önümüzdeki seçimlerde iktidar gidecektir. Tekrardan annelerin eylemini kutluyorum ve destek vermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
 
'Zindanlar Kürtlere mezar olmasın'
 
Kürtlerin birbirleriyle dayanışma içinde olması gerektiğini ifade eden Herdem Mervani, "Sizin şahsınızda her Kürt partinin gelmesi gerekiyor. Eğer bizim mücadelemiz sahiplenirse adalet ülkeye gelir. Zindanlar Kürtler için mezar olmamalıdır" dedi.
 
'Yakınlarımız tabutlarla çıkmasın'
 
Siyasî tutsaklara ayrımcı politikalar ile yaklaşıldığını belirten İnci Güler Altındağ, "Biz tabutlarla yakınlarımızı cezaevinden çıkarmak istemiyoruz. Madem annelerin gözyaşları birdir. Neden tutsaklara ayrımcılık uygulanıyor. Sadece bir iki basın mensubu ve bir iki parti gelmesin, umudumuz herkesin sesimize ses vermesidir. Destek veren herkese teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.
 
Ardından ailelere ziyaret gerçekleştiren Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi adına konuşan avukat Çiğdem Sevimli, aileler ile dayanışma içerisinde olacaklarını vurgulayarak, Türkiye'de siyasi tutsaklara baskıların daha fazla olduğunu söyledi.