Silopi’den seslendiler: Aysel Tuğluk yalnız değildir

  • 11:49 10 Aralık 2021
  • Güncel
ŞIRNAK -TJA ve HDP Şırnak Kadın Meclisi’nin Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan ve sağlık sorunları yaşayan Aysel Tuğluk’a ilişkin yaptığı açıklamada ATK’nin tutumunun siyasi olduğu vurgulanarak, “Aysel Tuğluk yalnız değildir. Onun arkasında güçlü bir kadın örgütlülüğü vardır. Kadın dayanışmamız ve birlikteliğimizle yaşatma siyasetini savunmaya devam edeceğiz” denildi.
 
Tevgera Jinên Azad  (TJA) ve Hakların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Kadın Meclisi, Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan ve sağlık sorunları yaşayan Aysel Tuğluk’a ilişkin HDP Silopi ilçe binası önünde açıklama yaptı. Yapılan açıklamaya Barış Anneleri Meclisi üyeleri ile çok sayıda kadın katıldı. Açıklamada “Aysel Tûglûk rûmeta me ye, divê demildest bê berdan” pankartı açılırken, kadınlar adına açıklamayı HDP İl Eşbaşkanı Sabuha Akdağ okudu.
 
Aysel Tuğluk’un bulunduğu Kandıra F Tipi Cezaevi’nde hafıza kaybı yaşadığının avukatları tarafından açıklandığını hatırlatan Sabuha, “Tuğluk’un ağır sağlık sorunları yaşadığı aylardır kamuoyuna yansımasına rağmen; iktidar yetkilileri kulağını kapatıyor. Ancak, uzman raporlarına göre bu hastalık Tuğluk’un cezaevinde kalmasına engeldir. Tuğluk’un hafıza kaybı yaşamasına sebep olan devletin inkar, imha, asimilasyon ile Kürt düşmanlığı politikalarıdır. Neden mi bunu söylüyoruz? Çünkü, Tuğluk cezaevinde birinci yılı dolmadan annesi Hatun Tuğluk’un ölüm haberini aldı. Ve izinli olarak cenazeye katılmak üzere çıkarıldı. Cenazeye katılanlar, mezarlığa girdikleri andan itibaren ırkçı, sözlü saldırılara ve tacize maruz kaldı, akabinde de hepsine yönelik taşlı saldırılar başladı. Aysel Tuğluk bütün bunları, gördü, duydu, yaşadı ve tanıklık etti. Bu ırkçı saldırılar, Tuğluk üzerinde kalıcı etkiler bıraktı” dedi.
 
 ‘ATK’nin bu tutumu siyasidir’
 
Aysel Tuğluk’un hastalığının ilerlemesine rağmen, ATK, “Hayatını yalnız idame ettirebilir” dediğini hatırlayan Sabuha, “Önceki süreçlerde de bildiğimiz üzere ATK’nin bu tutumu siyasidir! Öyle ki hasta tutsakların cezaevlerinde tabutları çıkıyor ya da serbest bırakıldıktan birkaç gün sonra yaşamlarını yitiriyor. Tuğluk’un hastalığının birincil sorumlusu tekçilik rejimiyle saltanatını sürdüren iktidardır. Savaş ve ölüm siyaseti yürüterek, cinsiyetçi, kutuplaştırıcı, ayrımcı, militarist politikalarıyla ayakta durmaya çalışan iktidar; hapsederek, rehin tutarak mücadele etmelerini engelleyemediği kadınlara “yaşatmamayı”, “hafızasızlaşmayı” dayatmaktadır. Ancak, kadınların hafızası gayet net! Bizim hafızamızda katliamlar, siyasi soykırım operasyonları, kadın mücadelesine yönelik saldırılar, Kürtlere, Alevilere yönelik ırkçı saldırılar hala taptaze!” şeklinde konuştu.
 
'Aysel Tuğluk derhal bırakılmalı'
 
“Hafızamızda aynı zamanda direniş, kararlılık, sindirilemeyen, biat ettirilemeyen mücadele var” diyen Sabuha, kadın mücadelesinin hafızasızlaştırılamayacak kadar onurlu bir mücadele olduğunu vurguladı. Aysel Tuğluk’un da bu onurlu mücadeleyi sürdüren bir yoldaşları olduğunu söyleyen Sabuha, son olarak şunları söyledi: “Bugün, ‘Aysel Tuğluk için adalet’ demek kadın özgürlük mücadelesini savunmaktır, ‘Aysel Tuğluk için adalet’ demek, demokratik siyaseti savunmaktır, ‘Aysel Tuğluk için adalet’ demek, iktidarın ölüm siyasetini reddetmek, yaşam siyasetini savunmaktır. Aysel Tuğluk derhal serbest bırakılmalı, aksi halde yaşanacak herhangi olumsuz bir durumda sorumlusu başta Adalet Bakanlığı olmak üzere siyasi iktidar sorumludur. Buradan sesleniyoruz; Aysel Tuğluk yalnız değildir. Onun arkasında güçlü bir kadın örgütlülüğü vardır. Kadın dayanışmamız ve birlikteliğimizle yaşatma siyasetini savunmaya devam edeceğiz. Başta hasta tutsaklar olmak üzere, siyasi rehine olarak tutulan kadınları, zindanlardan mücadelemiz ve direnişimizle çıkartacağız.”
 
Açıklama, “Bijî Berxwedana Zindanan” ve “Baskılar Bizi Yıldıramaz” sloganları ile son buldu