Garibe’nin memleketinden tepki: Ölmedi, öldürüldü!

  • 13:41 10 Aralık 2021
  • Güncel
 
MARDİN - Tutsak Garibe Gezer’in şüpheli şekilde yaşamını yitirmesini protesto eden kadınlar,  “Garibe ölmedi, öldürüldü. Garibe’yi tecrit koşulları öldürdü” diye tepki gösterdi. 
 
Mardin'de Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, Kocaeli Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutsak bulunan Garibe Gezer’in şüpheli şekilde yaşamını yitirmesine ilişkin Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin İl Örgütü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya TJA aktivistleri, Barış Anneleri Meclisi, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenler ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) üyeleri, HDP il ve ilçe örgütlerinin yanı sıra birçok kişi katıldı.  
 
"Yasta değil isyandayız, Garibe Gezer ölümsüzdür" pankartının açıldığı açıklamada basın metnini kitle adına TJA aktivisti Eylem Amak okudu.
 
'Garibe Gezer katledildi'
 
Cezaevlerinin uzun süredir hak ihlalleri, darp, kötü muamelenin odağı haline geldiğini belirten Eylem, F tipleri, T tipleri, yüksek güvenlikli ve son olarak S tipleri olarak adlandırılan cezaevlerinde temel hedefin sindirme-baskı ve şiddet politikalarının tutsaklar üzerinde uygulanması olduğunu kaydetti. Garibe Gezer'in uluslararası hukukun askıya alındığı bir süreçte katledildiğini vurgulayan Eylem, "Abisi Mehmet Emin Gezer kardeşinin faillerini ararken polis kurşunu ile vurulup felç kalmıştır. Mehmet Emin Gezer’i felç bırakan polisler cezasızlık zırhı ile korunmuştur. Bir diğer abisi ise Elazığ Cezaevi'ndedir. İşte böyle bir yaşam döngüsünde Garibe 2016 yılında haksız bir şekilde tutuklanıp, ceza almıştır. En son Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi'nden hücre cezaları nedeniyle Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi'ne sürgün edilmiştir. Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi'nde 33 gün hücrede tutulduktan sonra tek başına bir hücreye götürülmüştür. Arkadaşlarının yanına gitmek adına yazdığı dilekçeler cevapsız bırakılmıştır" dedi.
 
‘Garibe’yi tecrit koşulları öldürdü’
 
Garibe’nin baskılara karşı mücadele ettiğini ancak mücadelesi sonucunda gardiyanlar tarafından tecavüz ve işkence uygulamalarına maruz kaldığını ifade eden Eylem, “Garibe yaşam doluydu. Son telefon görüşmesinde de ailesine iyi olduğunu belirtmesine rağmen bugün aramızda yok. Garibeyi kaybettik-kaybettirildi. Garibeyi tam tecrit-izolasyon ve her gün öldürme amacıyla kurulmuş olan ceza infaz sitemi, fiziki-cinsel saldırılar neticesinde kaybettik. Yaşanan bu acının sorumluların tespiti açısından süreci takip etmek isteyen avukatlara hem otopsi sürecinde hem de cezaevi girişinde engeller oluşturulmuştur. Saklanan her neyse sorumlular oradadır. Sorumluların hesap vermesi adına ilgi infaz kurumundaki tüm sorumluların derhal görevden alınması ve haklarında etkin soruşturma başlatılması gerekmektedir” şeklinde konuştu.
 
‘Herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz’
 
Siyasetçi hasta tutsak Aysel Tuğluk’un da ağır koşullarda kaldığını hatırlatan Eylem, Aysel’in yalnız olmadığını söyledi. Eylem konuşmasını şu sözler ile sonlandırdı: “Garibe ölmedi, öldürüldü. Tüm sorumluların ortaya çıkarılması açısından herkesi duyarlı ve sorumluluk almaya davet ediyoruz. Keyfiyetin, baskının, işkencenin merkezi olan cezaevlerinde derhal tarafsız heyetler ile denetimler yürütülmeli ve tekleştiren cezaevi politikalarından vazgeçilmelidir. Keyfiliğin son bulması adına değerli kamuoyuna çağrımızı yineliyor ve sorumlu olmaya davet ediyoruz.”
 
Açıklama "Bijî berxwedana zindanan", "Jin jiyan azadî", "Şehîd namirin", "Ey şehîd xwîna te li erdê namîne" sloganları ve zılgıtlarla son buldu.