‘Adalet Nöbeti’nin 25’inci gününde tecrit vurgusu: Sesimizi yükselteceğiz

  • 16:39 10 Aralık 2021
  • Güncel
 
HABER MERKEZİ - 25 gündür “Adalet Nöbeti”ni sürdüren tutsak yakınlarına kadınların gerçekleştirdiği dayanışma ziyaretinde konuşan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, tecrit politikalarına dikkat çekerek, “Sesimizi yükselteceğiz” dedi.
 
Tutsak ailelerinin, cezaevlerindeki hasta ve infazları yakılan tutsakların serbest bırakılması için Diyarbakır Barosu hizmet binasında başlattıkları Adalet Nöbeti 25'inci gününde devam ediyor. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır, Mardin, Siirt, Batman, Bitlis ve Şırnak İl kadın meclisleri bugün aileleri ziyaret etti.
 
Ziyarette konuşan HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy, Dünya İnsan Hakları Günü olduğuna değinerek, Kandıra 1 No'lu F Tipi Kadın Kapalı Cezaevi'nde dün akşam şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Garibe Gezer'i andı. Gülistan, cezaevlerinde "düşman hukuku" uygulandığını vurgulayarak, “Annelerin ‘adalet’ talebinin arkasındayız” dedi.
 
‘Mücadele vereceğiz’
 
TJA üyesi Şükran Çelebi ise "Halkımıza yaşatılan bu hukuksuzluğa, insanlık dışı tutuma karşı mücadele vereceğiz. Tutsaklara ceza içinde ceza veriliyor. Davamız insanca yaşamdır. Bu sebeple mücadele etmeye devam edeceğiz. DTK Eş Genel Başkanı Leyla Güven’e 22 yıl ceza verdiler, içleri rahatlamadı 5 yıl daha verdiler. Bu cezayı ne onun şahsında ne de kendi şahsımızda kabul etmiyoruz. Hasta tutukluların yasalara göre bırakılması gerekiyor" ifadelerine yer verdi.
 
‘Tecrit tüm cezaevlerine yayılmış’
 
DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ise, annelerin yıllarca insan hakları için mücadele yürüttüğüne işaret ederek, “Bugün Türkiye’de adalet kalmadı. Emine Şenyaşar’ın da dediği gibi adalet toprağa gömüldü. Bu hukuksuzluğa ve anti demokratik yaklaşıma karşı anneler, Kürtler için, barış için bir bekleyişteler. Türkiye insan hakları savunucularını sindirmeye çalışıyor. Zulüm, zorla, yargı sopasıyla kendisini ayakta tutmaya çalışıyor. Tecrit politikaları İmralı’dan Türkiye’de bulunan diğer bütün cezaevlerine yayılmış durumda. En başta İmralı’da başladılar ancak bugün tüm cezaevlerinde toplumun her tarafında tecrit politikaları işliyor. Ancak Kürt kadınları, anneleri olarak tecrit politikalarına karşı sesimizi yükselteceğiz. Annelerimize destek vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.