‘Kayıplarımızdan ve Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmiyoruz’

  • 13:06 11 Aralık 2021
  • Güncel
İSTANBUL- Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 872’nci haftasında Hüseyin Taşkaya'nın akıbetini sorarak, kayıplarından ve Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
 
“Failler belli kayıplar nerede” sloganıyla kayıplarının akıbetini sormak için her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştiren Cumartesi Anneleri, bu haftaki eylemlerini de pandemi koşulları nedeniyle online yaptı. 872'nci hafta açıklamasında 6 Aralık 1993 tarihinde Urfa’nın Siverek ilçesinde devlet ve Bucak Aşiretinin iş birliği ile gözaltına alınan ve kendisine bir daha ulaşılamayan Hüseyin Taşkaya'nın akıbeti soruldu.
 
‘Biz Galatasaray’ı istiyoruz’
 
Açıklamada ilk olarak konuşan Hüseyin Taşkaya’nın eşi Sultan Taşkaya,  eşinin 28 yıl önce götürüldüğünü ve bir daha haber alamadıklarını ifade etti. Sultan, “Hüseyin’i yıllardır arıyoruz ama cesedini bile bulmadık, biz Hüseyin’in peşini bırakmıyoruz. Devlet, korucu, asker, polis ve Ahmet Bucak birlikte gelip götürdüler. Biz bir mezarımız olsun istiyoruz. Galatasaray’ı bırakmıyoruz, bizim mekanımız orasıdır. Türkiye devleti bizi yalnız bıraktı ama İnsan Hakları Derneği bizi yalnız bırakmadı biz onlarla teselli buluyoruz. Biz Galatasaray’ı istiyoruz" dedi. 
 
‘Kayıplarımızı asla unutturmayacağız’
 
Hüseyin’in kızı Serpil Taşkaya da, “Babam eve baskın yapılarak gözaltına alındı. Bütün çabalarımıza rağmen kendisinden haber almadık. Babamı 7 yaşında kaybettim. Kaybetmemle birlikte babamı arayışım başladı. 2 yıl sonra tanıştığım Cumartesi Anneleri ile kavuşma umudum arttı. Cumartesi Anneleri ilk babaannemin oğlunu arama süreciyle başladı. Daha sonra annem ve artan umudumla birlikte ben de bu sürece dahil oldum. Bizim çağrımız yıllarca aynı şekilde yankıladı ‘Kayıplar bulunsun failler yargılansın’. Bütün kayıpların failleri yargılanana kadar faili meçhul kavramı kalmayana kadar mücadele devam edecek. Adalet arayışı için çocuk olarak geldiğim bugün de çocuklarımla birlikte geldiğim kayıplarla buluşma yeri olan Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceğim. Cumartesi Anneleri olarak kayıplarımızı asla unutturmayacağız” sözlerini kullandı. 
 
Bu haftaki basın açıklamasını ise Hüseyin’in yeğeni Özlem Taşkaya okudu. 
 
‘Kayıplarımıza ve adalete ulaşamıyoruz’
 
Temel hak ve özgürlükleri insan onurunun ayrılmaz bir parçası olarak gören İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin dün 73’üncü yılına girdiğini hatırlatan Özlem, “Bildirgeye göre hak ve özgürlüklerin tam olarak gerçekleşebileceği bir toplumsal düzen herkesin hakkıdır. Biz kayıp yakınları olarak bildirgede yer alan haklarımızdan ve hak arama özgürlüğümüzü kullanma imkanından mahrumuz. Bunun sonucu olarak da; tüm girişimlerimize rağmen iç hukukta etkin bir yargı yolu bulamıyor, kayıplarımıza ve adalete ulaşamıyoruz. Çünkü Türkiye’de hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan bir hukuk devleti yok. Türkiye’de vatandaşın adalet ihtiyacına cevap verecek bir yargı sistemi yok” diye konuştu.
 
‘Devlet biliyor’
 
Hukukun işletilmemesinden dolayı 28 yıldır bulunamayan Hüseyin için adalet istediklerini ifade eden Özlem, “90’lı yıllarda Bucak Aşireti’nin hakimiyetinde olan Siverek’te hak ihlalleri yaşanıyordu. Bu ihlalleri eleştiren Taşkaya, güvenlik güçlerinin ve Bucak Aşireti’nin hedefindeydi. Baskılar yoğunlaşınca ailesini İstanbul’a taşıdı. Kendisi de kalan işlerini toparlamak üzere amcasının evinde kalmaya başladı. 6 Aralık 1993 tarihinde amcasının Siverek / Bağlar Mahallesi’ndeki evine 30 araçlık bir konvoyla gelen askerler, polisler ve Bucak Aşireti'ne mensup korucular Hüseyin Taşkaya’yı gözaltına aldı. Onu askeri araca bindirerek götürdü. Ailesi durumunu sormak için jandarmaya, emniyete, savcılığa, valiliğe başvurdu. Emniyet ‘bizde yok Sedat Bucak’a sorun’ dedi. DYP milletvekili, aşiret reisi- korucubaşı Sedat Bucak ‘Bizim ekip almış fakat devlete teslim etmiş; bundan sonra haberimiz yoktur, devlet biliyor’ dedi. Ailenin tüm girişimleri sonuçsuz kaldı, Hüseyin Taşkaya’dan bir daha haber alınamadı”  sözleri ile Hüseyin’in kaybedilmesini anlattı.
 
Gözaltına alındığı kayıtlara geçirilmedi
 
Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, olayı soruşturmak, suçu ve suçluyu açığa çıkarmak ve suçluların cezalandırılmasını sağlama görevini yerine getirmediğini belirten Özlem, “Hüseyin Taşkaya’nın akrabalarının ve bütün mahallelinin tanıklığında gözaltına alınmasını ailenin soyut iddiası olarak değerlendirdi ve takibata yer olmadığı gerekçesiyle dosyada takipsizlik kararı verdi. Hüseyin Taşkaya’nın gözaltına alındığı kayıtlara geçirilmedi. Bugüne kadar akıbeti ve nerede olduğu konusunda hiçbir bilgi verilmedi. Taşkaya’yı kaybedenlere suçlarını gizleme, izlerini örtme ve sorumluluktan kaçma imkanı verildi” dedi.