Kadınlardan açıklama: Garibe Gezer için yasta değil isyandayız
- 13:17 12 Aralık 2021
- Güncel
ANKARA - Tecavüze maruz kalmasının ardından şüpheli şekilde yaşamını yitiren tutsak Garibe Gezer için açıklama yapan kadınlar, “Garibe Gezer için yasta değil isyandayız. Bir kadın tek başına bir hücrede nasıl ölü bulunabiliyor? Sorumluları kim” diye sordu.
Ankara Kadın Platformu, Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde gardiyanlar tarafından tecavüze edilen, 9 Aralık’ta ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren tutsak Garibe Gezer ve yine Kandıra Cezaevi’nde tutulan siyasetçi hasta tutsak Aysel Tuğluk için Mülkiyeliler Birliği’nde basın toplantısı düzenledi. Çok sayıda kadının katıldığı toplantı salonuna, “Kadın tutsaklara işkence, cinsel istismar son bulsun! Garibe Gezer isyanımızdır!” yazılı pankart asıldı. Kadınlar toplantıda “Kadınlar birlikte birlikte güçlü” ve “Jin jiyan azadî" sloganları attı. Açıklama metnini platform adına Semra Demir okudu.
‘İşkence siyasi intikam aracına dönüşüyor’
Kadın özgürlük mücadelesi yürüten kadınların erkek egemen iktidarın hedefi olduğuna dikkat çeken Semra, yüzlerce kadının bu gerekçeyle gözaltına alındığını belirtti. Gizli tanıkların sahte beyanlarıyla onlarca kadının cezaevlerinde rehin tutulduğuna vurgu yapan Semra, “Kadın mücadelesine yönelik saldırılar dışarıda olduğu gibi cezaevlerinde de derinleşerek devam ediyor. Sağlık hakkına kısıtlı erişim pandemi ile birlikte adeta bir işkence biçimine dönüşmüştür. Kadın tutsaklar cezaevlerinde her türlü hak ihlali ile karşı karşıya kalıyor. Kadın tutsaklara cinsel şiddet dahil olmak üzere her türlü psikolojik ve fiziksel şiddet uygulanıyor. Bu uygulamaların tek bir açıklaması vardır. O da erkek egemen iktidarın kadına yönelik işkenceyi siyasi intikam aracına dönüştürdüğüdür. Yargının bir ceza ve adalet aracı olarak değil, erkek-devlet şiddeti ve işkence biçimi olarak işlemesine müsaade etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
‘Sorumluları ceza alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz’
Arkadaşları serbest bırakılana, cinsel şiddet son bulana ve sorumluları ceza alana kadar mücadelelerini sürdüreceklerine dikkat çeken Semra, “Başta çıplak arama olmak üzere kadınlara yönelik cinsel işkencelerin ve tehdidin sistematikleştiği, gözaltı ve tutuklamaların cinsel işkence imkanı sağlama aracına dönüştüğü koşullarda, biz kadınlar sadece evlerde, sokaklarda, meydanlarda değil, hapishanelerde de birbirimizi bırakmıyoruz. Yol arkadaşımız Aysel Tuğluk, mücadele hayatı boyunca biz kadınların kazanımları için uğraşmıştır. Erkek egemenliğine ve erkek-devlet şiddetine karşı başkaldıracak cüreti gösterdiği için ırkçı, cinsiyetçi ve militarist devletin çeşitli saldırılarına maruz kalmıştır. Aysel arkadaşımız bugün çok ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıyadır” dedi.
ATK raporları
Aysel hakkında Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) verdiği raporu hatırlatan Semra, Kocaeli ATK’nin aksine İstanbul ATK’nin birçok hasta tutsağın dosyasında olduğu gibi Aysel hakkında da politik bir karar vererek cezaevinde kalabileceğini belirttiğini kaydetti. Semra, “Aysel Tuğluk’un hafıza kaybı yaşamasını tetikleyen, annesi Hatun Tuğluk’un cenazesinde yaşanan ırkçı ve kadın düşmanı saldırıyı asla unutmuyoruz. Faillerinin düzmece mahkemelerde tutuksuz yargılandığını, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile tebrik fotoğrafları çektirdiğini unutmuyoruz. Bu ırkçı, tekçi, kadın düşmanı işbirliğine karşı hiçbir kadını yalnız bırakmıyoruz! Kocaeli Adli Tıp Kurumu’nun tutukluluğa engel raporuna karşı İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun çıkarttığı kararın tıbbi değil siyasi olduğunu, işkencenin sürekliliğine hizmet etmeyi amaçladığını gayet iyi biliyoruz. Aysel Tuğluk’un tutukluluğunun devamı rehineliktir, suçtur” vurgusu yaptı.
‘Garibe Gezer için yasta değil isyandayız’
Semra, “9 Aralık’ta bir başka kadın arkadaşlarının da kaldığı cezaevinde devlet tarafından katledildiği haberini aldıklarını” sözlerine ekleyerek, “Garibe Gezer için yasta değil isyandayız, öfkemiz büyük. Soruyoruz; bir kadın tek başına bir hücrede nasıl ölü bulunabiliyor? Sorumluları kim? Nasıl oluyor da otopsisi apar topar, avukatlar bile beklenmeden bitirilebiliyor? Onu cinsel işkenceye maruz bırakan ve ölümüne sebep olanların, devletin bizzat ortak olduğu bu cinayetin ve gerçeklerin peşini asla bırakmıyoruz. Yaşadığı cinsel şiddet ve tecride karşı mücadele eden Garibe Gezer’in sesini hep beraber yükseltiyoruz” ifadelerini kullandı.
KHK’li katliam
KHK ile işinden ihraç edilen sağlık emekçisi Fatma Demirel’in intihara sürüklenmesine de dikkat çeken Semra, “48 yaşında yaşadığı KHK zulmüne daha fazla direnemedi ve birçok KHK’li gibi geride bıraktığı ‘Azaltamadığım acılar, iyileştiremediğim yaralar gördüm’ sözleriyle hayatına son verdi. Bu bir intihar değil cinayettir, sorumlusu iktidardır! Biz kadınlara dayatılan ölüm, işkence ve erkek-devlet şiddetine karşı birbirimizi yaşatacağız, birlikte mücadelemizi büyüteceğiz. Sesimiz Kandıra’dan yankılansın! Kazanımlarımızı birlikte omuzladık, saldırılarınıza karşı da birlikte güçlüyüz!” dedi.
Açıklama “Jin jiyan azadî" sloganları eşliğinde son buldu.







