Baro ve hukuk örgütleri Deniz’in davasına müdahil olacak

  • 13:36 12 Aralık 2021
  • Güncel
 
İZMİR -  İzmir Barosu ve hukuk örgütleri HDP İzmir İl binasına yönelik saldırıda Deniz Poyraz’ın katledilmesine ilişkin davaya müdahil olacaklarını duyurdu.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) HDP İzmir İl Örgütü'ne yönelik ırkçı saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ın failinin yargılandığı davaya ilişkin Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Gündemi Derneği ve İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel İzmir Barosu Toplantı Salonu'nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıya HDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede ile dava avukatları da katıldı. Açıklamada kurum temsilcileri davaya müdahil olacaklarını duyurdu. 
 
Davaya İzmir Barosu da müdahil olacak
 
Toplantıda ilk olarak söz alan İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel, parti önünde kurulan polis karargahına rağmen Deniz’in parti binası içinde katledildiğini, failin partilileri içeride bulamamanın hıncıyla nefretini duvarları ateşli silahlarla kullanılmaz hale getirerek gösterdiğini belirtti. Özkan, “Örgütlenme ve ifade özgürlüğüne yapılan bir saldırıydı. Bu ülkede bütün yurttaşlar eşit, özgür yaşaması ve gerçekten demokrasinin olması için davayı takip edeceğiz. Yaşam hakkı sürekli risk altında. Deniz’in ilk duruşması 29 Aralık’ta görülecek yalnızca katil değil, arkasındaki güçler varsa onlar da açığa çıkarılmalı. Tüm ilişkiler ortaya çıksın, kurumsal kimliğimizle sonuna kadar davanın takipçisi olacağız” dedi.
 
‘Mağdur ve maktul düşmanlaştırılıyor’
 
Hrant Dink ve Tahir Elçi katliamlarına atıfta bulunan İnsan Hakları Gündemi Derneği Başkanı Avukat Özlem Yıldız, “Mağdur ve maktul düşmanlaştırıldı, insanları pozitif koruma yükümlülüğü gerçekleştirilmedi. HDP’nin düşmanlaştırılması ve kullanılan nefret dili, HDP saldırısı ve Deniz’in katliamıyla sonuçlandı. Bu davanın etkin soruşturulmasını istiyoruz. Dava savcılık aşamasından ibaret değil. İddianamede pek çok yer aydınlanmamış, dikkatli şekilde incelenmesi ve raporlanması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
 
‘Fail devlet mekanizmasının bir aparatı’
 
Ülkenin ezilenleri ve muhaliflerinin yüzyıllardır katliama ve zulme maruz kaldığını ifade eden ÇHD Genel Sekreteri Avukat Nergiz Tuğba Aslan ise Deniz’e yapılan saldırının aslında herkesi hedef aldığını ifade etti. Dosyada tek tanık yargılansa da siyasi bir katliamın işlendiğinin altını çizen Nergiz, “Bu, kurumsallaşmış devlet politikasının halkları birbirine düşürerek bekasını sağlamak için kurduğu planlı bir cinayet. Psikopat bir insan değil, mekanizmanın bir aparatı. Bu farkındalıkla bu dosyada sorumlu olan bütün kurumların ortaya çıkarılarak adaletin sağlanacağını düşüyoruz” ifadelerini kullandı.
 
Savcılık ve emniyetin zaafına karşılık davaya müdahil olunacak
 
Soruşturma savcısının yapması gerekenleri dava avukatlarının yapmasına rağmen savcının delilleri gereğince toplamadığını kaydeden Nergiz, dosyanın failin beyanları doğrultusunda hazırlandığını belirtti. Nergiz, “Sorumlu olması yüksek ihtimal olan kişiler dinlenmemiş, sanığa göstermelik sorular sorulmuştur. Ogün Samast nasıl emniyet müdürlüğünde kahramanca ağırlandıysa Deniz katledildikten sonra yarım saat içeride kalmasına rağmen içeriden çıkması beklenmiş,  çıkan katile ‘isimin neydi abicim’ denmesi planlı olduğunu ortaya koyuyor. Her şeye rağmen bizler Deniz’in katledildiği dosya da dahil olmak üzere bütün zulmedenlerin peşindeyiz” şeklinde konuştu.
 
‘İğneyle kuyu kazmak gerekse bile davayı bırakmayacağız’
 
Davaya ilk müdahil olduklarında delillerin üzerinin örtülmesinden korktuklarını ve bu konuda haklı çıktıklarını söyleyen ÖHD’li Avukat Aryen Turan da hazırlanan iddianameye göre kimsenin bağlantısı yokmuş gibi sadece bir kişinin yargılandığını belirtti. Katliamın münferit bir olay olmadığına dikkat çeken Aryen, “Bu nefreti besleyen, cebine parayı ve silahı koyan, sırtını sıvazlananı bulmak istiyoruz. Dava hızla kapatılmak isteniyor. Ancak iğneyle kuyu kazmak gerekse bile davayı bırakmayacağız. Deniz’in katillerinin ortaya çıkması için çaba sarf edeceğiz” dedi.
 
Son olarak yeniden söz alan Özkan Yücel, mücadelenin sadece hukuk örgütleriyle sınırlı kalmasının yeterli olmayacağına değindi.