Tek tutuklu sanıkla Konya Katliamı davası görülecek

  • 09:06 13 Aralık 2021
  • Güncel
 
Öznur Değer 
 
ANKARA - Alınmayan önlemler nedeniyle gerçekleşen Konya Katliamı davasının ilk duruşması yarın görülecek. 
 
Konya’nın Meram ilçesine bağlı Hasanköy Mahallesi’nde 30 Temmuz’da Karslı Dedeoğulları ailesinden İpek, Serpil, Sibel, Serap, Yaşar, Metin ve Barış Dedeoğulları olmak üzere 7 Kürt evlerinde Mehmet Altun tarafından katledildi. Kamuoyunda Konya Katliamı olarak bilinen olaydan 2 ay önce 12 Mayıs’ta aynı aile üyeleri komşuları olan Keleş ve Çalık ailesi tarafından ırkçı saldırıya maruz bırakılmıştı. 
 
Alınmayan güvenlik önlemleri 7 Kürt’ün katledilmesiyle sonuçlanırken, katliamın ilk duruşması yarın Konya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.  
 
İlk açıklama ve algı İçişleri Bakan’ından
 
Katliamın detayları bilinmezken ve fail henüz yakalanmazken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, olayın iki aile arasında süren “husumet”ten kaynaklandığı yönünde açıklama yaptı. Katliamın ırkçılık boyutunu örtmeye dönük Konya Valisi ve Emniyet Müdürlüğü de benzer ifadeler sarf etti. 
 
Bakan’a yanıt dijital medya eylemi
 
Bakanın açıklaması ve yaratmak istediği algının aksine binlerce dijital medya kullanıcısı Twitter’da başlattıkları “#KonyadaKatliam” hashtagıyla eylem gerçekleştirdi. Eyleme destek veren başta Kürtler olmak üzere binlerce kişi, katliam üzerinde yaratılmak istenen algıya verilen ilk yanıt oldu.   
 
Acil koduyla toplanan HDP’liler Konya’ya gitti
 
Katliamın gerçekleşmesinin hemen ardından acil koduyla Genel Merkez binalarında toplanan HDP’liler Konya’ya doğru yola çıktı.
 
Katliamdan bir gün sonra: Tepkiler artıyor
 
Katliamdan bir gün sonra başta Batman, Hatay, Adana, Diyarbakır, Şırnak, Dersim, Hakkari, Adıyaman gibi bölge kentleri olmak üzere birçok kentte basın açıklamaları gerçekleşti. Yanı sıra HDP İzmir İl binasında Onur Gencer tarafından katledilen Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz ile Emine Şenyaşar da tepki gösteren isimler arasında yer aldı.
 
Morg önünde bekleyiş
 
Konya Şehir Hastanesi morguna kaldırılan cenazeleri almak için 31 Temmuz’da, aile yakınlarının yanı sıra aralarında HDP ve CHP’lilerin de bulunduğu çok sayıda kişi morg önünde saatlerce bekledi. Burada ağıtlar yakan aile yakınları duygusal anlar yaşadı.
 
Kitlesel cenaze töreni
 
Morg önündeki uzun bekleyişin ardından işlemlerin tamamlanmasıyla teslim alınan cenazeler gömülmek üzere Saracoğlu Mezarlığı’na götürüldü. Yüzlerce insanın katıldığı kitlesel cenaze törenine HDP ve CHP’nin yanı sıra AKP’li isimler de katıldı.  
 
Taziye evi
 
Cenaze töreninin ardından Karatay ilçesine bağlı Saraçoğlu Mahallesi’nde kurulan taziye evini çok sayıda kişi ziyaret etti. Siyasi partilerden, sendikalara, sivil toplum örgütlerinden yurttaşlara, hukuk örgütlerinden kadın kurumlarına kadar çok sayıda kişi ve kurum taziye evine ziyaret gerçekleştirdi. Taziye evine ziyarette iki isimden Savcı Sayan ve Süleyman Soylu’ya ise tepki yağdı. Taziye evini ziyaret eden Süleyman Soylu’nun korumalarının aile yakınlarına GBT uygulamak istemesi taziye evinde gerginliğe neden oldu. Duruma tepki gösteren aile üyeleri, Süleyman Soylu’dan duydukları rahatsızlığı ifade etti. Bir diğer isim olan Savcı Sayan’ın HDP hakkında kötümser konuşmasına da aile yakınları tarafından tepki gösterildi.
 
Katliamdan bir gün sonra: Medya algısı
 
Katliamdan bir gün sonra ve cenaze töreninin hemen ardından, avukatlara verilmeyen katliam anına ait görüntüler ana akım medyaya sızdırıldı. Cenaze törenin ardından ana akım medya tarafından paylaşılan görüntülerle medya eliyle algı oluşturulmak istendi. Katliam anına ait paylaşılan ilk görüntülerde, Dedeoğulları ailesinin Mehmet Altun’a saldırması üzerine failin tetiği çektiği görüntüler kamuoyuna servis edildi. Bununla katliamın ırkçı saiklerle değil meşru müdafaa kapsamında işlendiği algısı oluşturulmak istendi.   
 
Polis aile yakınlarını darp etti
 
Yanı sıra katledilen aile yakınlarının katliam gecesi eve girmek istedikleri sırada polis tarafından darp edildiği ortaya çıktı. Katliamdan günler sonra vücutlarında darp izleri olan aile yakınları, polisin kendilerine “Kameralara izin vermeyin gelsin bunları bir güzel dövelim” dediğini kaydetti.
 
Katliamın ilk adımı 12 Mayıs saldırısı
 
12 Mayıs’ta evlerinde bulunan Dedeoğulları ailesine Keleş ve Çalık ailesi üyeleri ırkçı saldırıda bulundu. Gerçekleşen ırkçı saldırının ardından Dedeoğulları ailesinin Çalık ve Keleş ailesinden şikayetçi olması sonucunda Çalık ve Keleş ailesi üyeleri hakkında soruşturma başlatıldı. Başlatılan soruşturma sonucunda Ali Keleş, Ayşe Keleş, Lütfi Keleş, Veli Keleş, Ali Çalık ve Yahya Çalık tutuklandı. Ardından Ayşe Keleş, Veli Keleş, Ali Çalık ve Yahya Çalık serbest bırakılırken, faillerden yalnızca Ali ve Lütfi Keleş tutuklu kaldı.
 
12 Mayıs saldırısının detayları ve ifadeler
 
12 Mayıs’ta gerçekleşen ırkçı saldırının ardından 13 Mayıs’ta karakolda ifade veren Dedeoğulları ailesi üyeleri, failler Keleş ve Çalık ailesi üyelerinin kendilerine, “Biz ülkücüyüz siz Kürtleri buradan kaldıracağız’ diyerek darp ettiklerini, tehdit ve hakaretlere maruz kaldıklarını belirtti. Aile, ifadelerinde Kürt oldukları için saldırıya maruz kaldıklarının altını çizdi. Yaşar Dedeoğulları ise ifadesinde şunları söyledi: “Yahya Çalık isimli şahısla benim aramda 10 yıldır husumet vardır. Husumetin sebebi bizim Kürt olmamız nedeniyle Kürtlük mevzusudur. Daha önce de biz bu nedenle mahkemelik olmuştuk. Husumetimizin sebebi kısaca budur.”
 
10 gün sonra yine tehdit edildiler
 
12 Mayıs saldırısından 10 gün sonra 22 Mayıs’ta fail aileler tarafından tehdit edildiklerini kaydeden Dedeoğulları ailesinden Serpil Dedeoğulları, 24 Mayıs’ta verdiği ifadede olayı şöyle anlattı: “22 Mayıs’ta sabah 08.00 sıralarında ikametimizin balkonunda bulunuyordum. Babam Yaşar Dedeoğulları ise bahçede bulunuyordu. Karşı komşumuz olan Lütfi Keleş’in ikametine bir gri renkli plakasını bilmediğim bir araç geldi. Bu aracın içinde Ramazan Çalık, Ali Keleş ve Ahmet Keleş vardı. Aracı kullanan ismini bilmediğim şahıs araçtan indi kapıyı açtı babam Yaşar’a hitaben sizin…. Polisleri arayın gelsin … gelsinler sizi bizim elimizden kurtarsınlar, dedi. Ben bağırdım. Abim Barış, annem ve ablam çardaktaydı. Abim koşarak, geldi. Fakat şahıslar araçlarına binerek, hızlı bir şekilde yanımızdan ayrıldı. Bu esnada Lütfü Keleş’in evinden Ş.Ç., H.K., M.Ş., E.Ş. isimli şahıslar ile tanımadığım birkaç tane bayan şahıs çıktılar. Bu bayanlar babama hitaben…siz durun sizi ortadan kaldıracağız, bizim adamlar bir çıksın, dediklerini duydum. Daha sonra bayanları arabaya bindirerek, kaçırdılar. Bende polisi aradım.”
 
Bakanlık katliama göz yumdu
 
Gerçekleşmesi olasılık olan katliama ilişkin yetkililer tarafından hiçbir yasal önlem alınmazken, katliamdan 4 hafta önce 2 Temmuz’da katledilen Serpil Dedeoğulları’nın İçişleri Bakanlığına dijital medya hesabından yazdığı mesaj, katliama göz yumulduğunu gözler önüne serdi. Mesajda yaşadıkları durumu anlatan ve büyük bir tehditle karşı karşıya olduklarını ifade eden Serpil, Bakanlık’tan kendilerine yardım etmesini istedi. Serpil’in "Her yere yazdım ama kimseye sesimi duyuramadım. Lütfen bari siz yardım edin. Konuşmak için her zaman müsaidim. Meram Konya'da ikamet ediyoruz"  ifadelerine Bakanlık hesabından, "Kendinizle ilgili daha fazla bilgi verebilir misiniz? Geçmişiniz hakkında daha fazla bilgi alabilir miyim? Konuşmak için müsait misiniz? Yeriniz nerede?” şeklinde yanıtlar verildi.
 
Whatsapp grubu  
 
12 Mayıs saldırısının ardından Keleş ve Çalık ailesinin üyelerinin içinde yer aldığı “Mahkeme” isimli bir whatsap grubu kurulduğu ortaya çıktı. Grubu kuran, 12 Mayıs saldırısından dolayı cezaevinde bulunan faillere finans gönderen ve grupta üyeleri yönlendiren kuyumcu Ali Keleş ise çok sayıda delile rağmen tutuklanmadı. Whatsapp grubunda, Veli Keleş ve eşi Fadimana Keleş, Ayşe Keleş'in oğulları Ali Keleş ile İbrahim Keleş, Yahya Çalık ve oğulları Ramazan Çalık, Ali Çalık ve eşi Şerife Çalık’ın yer aldığı öğrenildi.
 
Yazışmalarda algı operasyonu
 
Katliam öncesi ve katliam sonrası yapılan grup yazışmalarında iki aile arasında barışın sağlanabilmesi için aracılara ihtiyaç duyulduğu, aksi halde kötü şeylerin yaşanacağının belirtilmesi yer alırken, bu yazışmalar doğrultusunda fail Mehmet Altun’un ilk ifadesinde barışı sağlamak için Dedeoğulları’nın evine gittiğini söylemesi dikkat çekti. Yanı sıra ırkçı saldırı sonrasında tutuklananlar için sıklıkla savcı ile görüşülmesi ve medya üzerinden algı oluşturulmak istenme çabası da dikkat çeken bir diğer nokta.
 
Fail 6 gün sonra yakalandı
 
Katliamın ardından Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında aralarında failin anne, baba, eşi ve kardeşinin de olduğu Keleş, Çalık ve Altun ailesinden 14 kişi gözaltına alındı, bunlardan 10’u ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Katliamdan sonra 6 gün boyunca firari olan fail Mehmet Altun ise 4 Ağustos’ta Bozkır ilçesine bağlı dağlık bir arazide yakalandı. 2 gün sonra çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilen fail, verdiği ilk ifadede, “Arkamda iz bırakmamak için yerde yattıkları sırada tekrar ateş edip, güvenlik kamera kayıtlarının silinmesi için de evi ateşe vermek istedim” sözleriyle katliamı itiraf etti. 7 Ekim’de 12 Mayıs saldırısından tutuklu bulunan 2 ismin daha dosya kapsamında tutuklanmasıyla beraber tutuklu sayısı 13’e yükseldi.
 
Fail kim?
 
Herhangi bir işte çalışmayan ve aileden doğru maddi bir kazancı olmayan failin sıklıkla İzmir, İstanbul, Bursa, Ankara, Eskişehir gibi kentlere seyahat gerçekleştirmesi, araç kiralaması ve bankadan 107 bin TL kredi çekmesi dikkat çeken önemli noktalardan. Bu durum failin, militarist güçlerle ilişkide olabileceği ihtimalini doğuruyor.
 
Meram Emniyet Müdürü görevden alındı
 
Yürütülen soruşturma kapsamında 15 Ağustos’ta Meram İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Akbaba, “görevi ihmal” nedeniyle görevden alındı.
 
Soruşturma dosyasına eklenen telefon görüşmeleri
 
12 Mayıs saldırısının ardından tutuklanan Veli Keleş’in oğlu Ali Keleş ile cezaevindeyken yaptığı telefon görüşmeleri soruşturma dosyasına eklendi. Saldırının “ırkçı” duygularla yapıldığını destekleyen konuşmalarda “Kürtlük” vurgusu dikkat çekti. Konuşmalarda cezaevinde bulunan fail Veli, oğlu Ali’ye “Kürtler uslandı mı?” diye soruyor. “Kürtler uslandı” yanıtını alan Veli, Dedeoğulları hakkında konuşmaya ve bilgi almaya devam ediyor.
 
Görüntü tutanakları
 
Elde edilen katliam gününe ait görüntülerde, katliamın planlı ve organize bir şekilde gerçekleştiği açığa çıktı. Failin delilleri karartmak için evi yaktığı, Dedeoğulları’nın evine gelmeden önce benzin istasyonundan benzin aldığı olayı tasarladığının göstergesi. Yine aile üyelerinin üzerine defalarca ateş açması da katliamı önceden tasarladığını açığa çıkarıyor.
 
Otopsi raporları
 
Katledilen 7 kişinin otopsi raporunda, toplam 21 kurşunla katledildikleri ortaya çıktı. Rapora göre, atışlarda baş bölgesinin hedeflendiği belirlendi.
 
Avukattan kaçırılan iddianame AA’ya sızdırıldı
 
20 Ekim’de dava avukatına 2 gün içinde tamamlanacağı söylenen iddianame aynı gün içinde AA’ya sızdırıldı. Savcılık tarafından tamamlanarak Konya 4’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede fail Mehmet Altun hakkında, “canavarca hisle tasarlayarak 7 kişiyi kasten öldürme”, “yakarak mala zarar verme”, “nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal” ve “6136 sayılı kanuna muhalefet (ruhsatsız silah bulundurmak ve mermi satın almak)” yönünden hazırlanan iddianamede 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.
 
Azmettirme
 
Yanı sıra 12 Mayıs’ta aileye yönelik ırkçı saldıra bulundukları için bir kısmı tutuklu bulunan Ali Çalık, Ali Keleş, Ali Keleş, Ayşe Keleş, İbrahim Keleş, Lütfi Keleş,  Ramazan Çalık, Veli Keleş, Yahya Çalık ve Ali Keleş hakkında ise  “canavarca hisle tasarlayarak 7 kişiyi kasten öldürmeye azmettirme” ve “yakarak mala zarar vermeye azmettirme” yönünden 8 yıla kadar hapis cezası istendi.
 
Failin ailesine tahliye ve takipsizlik
 
İddianamenin mahkemeye sunulmasının ardından failin annesi İsmihan, babası İbrahim ve eşi Zehra Altun hakkında “kasten öldürme” suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Tutuklu bulunan 3 isim verilen kararın ardından 20 Ekim’de bulundukları cezaevinden tahliye edildi.
 
Toplam 11 kişiye takipsizlik
 
Haklarında soruşturma başlatılıp iddianamenin tamamlanmasının ardından takipsizlik kararı verilen diğer 8 isim ise şu şekilde: Şerife Çalık, Mevlüt Çalık, Ahmet Keleş, İremnur Şengün, Mehmet Güven, Hidayet Şahin, İsmail Çalık, Helim Şahin.
 
2 haftada dosyada tek tutuklu bırakıldı
 
3 Kasım’da iddianameyi kabul eden Konya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tensiple birlikte fail Mehmet Altun ile akrabalıkları bulunan ve olayın azmettiricileri olarak tutuklu yargılanan Keleş ve Çalık ailesinden Veli Keleş, Ramazan Çalık, Yahya Çalık, Ali Çalık ve Ali Keleş'in adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. 4 fail cezaevinden tahliye edilirken, Ali Keleş, Dedeoğulları ailesine yönelik 12 Mayıs’ta gerçekleşen ırkçı saldırı yönünden hazırlanan ve iddianamesi Konya 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen dosya kapsamında tutuklu bulunduğu için cezaevinde tutuluyor. 17 Kasım’da failin kardeşi Ayşe Keleş ile eşi Lütfi ve çocuğu Ali Keleş tahliye edildi. Ardından 19 Kasım’da ise fail dışında tutuklu bulunan yeğeni İbrahim Keleş’in de tahliye edilmesiyle dosya kapsamında yalnızca fail Mehmet Altun tutuklu kaldı.
 
12 Mayıs iddianamesi
 
9 kişi hakkında hazırladığı iddianameyi tamamlayarak Konya 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderen savcı faillerden Ali Çalık, Ali Keleş, Ali Keleş, Ramazan Çalık ve Yahya Çalık için “basit yaralama”, “kasten yaralama”, “silahla tehdit”, “kasten öldürmeye teşebbüs”, “nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme”, Ayşe Keleş için “kasten yaralama”, “nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme”, İbrahim Keleş için  “basit yaralama”, “silahla tehdit”, “kasten öldürmeye teşebbüs”, “nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme”, Lütfi Keleş için “kasten yaralama”, “silahla tehdit”, “nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme”,  Veli Keleş için basit yaralama”, “kasten yaralama”, “kasten öldürmeye teşebbüs”, “nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme” yönünden yargılanmalarını istedi.
 
Irkçı saldırı iddianamesinde ırkçılık yok
 
Dedeoğulları ailesinin savcılıkta verdiği ifadede saldırının Kürt oldukları için gerçekleştiğini ve faillerin kendilerine “Biz ülkücüyüz sizi buradan kaldıracağız” yönündeki ifadelerinin iddianameye eklenmemesi dikkat çekti. İddianamede ırkçı saldırıya dair ibareler yer almazken, Dedeoğulları ile Keleş ve Çalık ailesi arasında “önceye dayalı bir husumetin” olduğu öne sürüldü.
 
Failler hakim karşısına çıkacak
 
Hukuk örgütlerinin çağrı yaptığı ve yoğun ilginin beklendiği davanın ilk duruşmasında tutuklu yargılanan tek fail Mehmet Altun ile tutuksuz yargılanan Keleş ve Çalık ailesi üyeleri hakim karşısına çıkacak.