Cizre’de direnenler anıldı: Kürt halkı boyun eğmedi, eğmeyecek!
- 12:18 14 Aralık 2021
- Güncel
ŞIRNAK - Cizre ve Silopi’de ilan edilen sokağa çıkma yasaklarının yıldönümünde yaşamını yitirenler anıldı. Yapılan basın açıklamasında konuşan HDP Cizre İlçe Eşbaşkanı Zilan Ecevit, “Kürt halkı hiçbir zaman boyun eğmedi, eğmeyecek” mesajı verdi.
Şırnak’ın Cizre ve Silopi ilçelerinde 14 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen ve yüzlerce insanın yaşamını yitirdiği yasakların üzerinden 6 yıl geçti. Yasakların yıldönümü dolayısıyla Halkların Demokratik Partisi (HDP) Cizre İlçe Örgütü, parti binaları önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya yasakta yakınlarını kaybeden aileler, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, Şırnak Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), HDP il ve ilçe örgütleri ile çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada “14 Aralık Cizre ablukasını unutmayacağız” pankartı açılırken, açıklama metnini HDP Cizre İlçe Eşbaşkanı Zilan Ecevit okudu.
11 il ve 49 ilçeye abluka
“2015 ve 2016 yıllarında sokağa çıkma yasağı adı altında uygulamaya konulan kent ablukaları dönemi bu topraklarda en büyük hukuksuzluklar, insan hakları ihlalleri ve vahşet tablolarından biri olarak insanlık tarihine geçmiştir” diyen Zilan, 16 Ağustos 2015 tarihinde Muş’un Varto ilçesinde başlatılan sokağa çıkma yasaklarının 14 Aralık 2015 tarihinde Cizre’nin ablukaya alınmasıyla yeni bir boyut kazandığını belirtti. Zilan, “Bu saldırgan, faşizan uygulamalar, ardından Silopi, İdil, Derik, Nusaybin, Yüksekova, Varto, Silvan ve Sur ilçelerinin de aralarında olduğu 11 il ve 49 ilçede daha hayata geçirilerek derin bir insani ve sosyal yıkım gerçekleştirilmiştir” şeklinde konuştu.
‘En fazla hasar gören kentlerden biri Cizre’
Zilan, insan hakları kuruluşlarının yaptığı araştırmalara işaret ederek, kent ablukaları döneminde 1 milyon 500 bin ile 1 milyon 800 bin arasında kişinin başta özgürlük, güvenlik, yaşam hakkı olmak üzere, birçok temel insan hakkından mahrum bırakıldığının altını çizdi. Zilan “Yine BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin 10 Mart 2017 tarihinde açıkladığı rapora göre, ‘18 ay süreyle devam eden operasyonlarda 2 bine yakın kişinin hayatını kaybettiği’ kaydedilmiştir. Bu ablukalar döneminde her açıdan en fazla hasar gören kentlerin başında Cizre gelmektedir. Cizre’de 3 ay süren ablukada yaşlı, genç, kadın ve çocukların da aralarında olduğu 300’e yakın kişi yaşamını yitirmiştir. Yüzlerce insan yaralanmıştır. Binlerce ev hasar görmüştür. On binlerce insan göç etmek zorunda kalmıştır” dedi.
‘Cizre’de büyük bir insanlık suçu işlenmiştir’
Zilan, Kürt düşmanı politikaların bir yandan katlederken, diğer yandan halkın yaşam alanlarını yakıp yıktığını belirterek, halkın göçe zorlandığına işaret etti. Ailelerin, yaşamını yitiren yakınlarının cenazelerine de ulaşamadığını söyleyen Zilan, “Onlarca cenaze ailelerinden habersiz bir şekilde kimsesizler mezarlıklarına defnedilmiştir. Yine onlarca cenaze DNA örnekleri bahane edilerek aylarca morglarda bekletilmiş, ailelerin acılarına yeni acılar eklenmiştir. Yine Cizre'deki yasağın 40’ıncı gününe doğru kamuoyu, kentte 3 ayrı bodrumda mahsur kalan onlarca insanın varlığından haberdar oldu. Bu insanların sağ salim evlerine dönmesi için resmi olarak girişimler başlatılmış, fakat orantısız güç kullanan devlet güçleri bu insanların geçişi için bir koridorun açılmasına dahi izin vermemiştir. AİHM tarafından alınan tedbir kararlarına ve sivil toplum örgütlerinin girişimlerine rağmen bodrumlarda mahsur kalan insanlarımız katledilmiştir. Cizre’de büyük bir insanlık suçu işlenmiştir” ifadelerini kullandı.
‘Kürt halkı boyun eğmeyecek’
Yasakta yüzlerce insanın yaşamının yitirmesine neden olan suçluların hem yerel hem de uluslararası mahkemelerde yargılanması için yapılan tüm girişimler şimdiye kadar sonuçsuz kaldığını anımsatan Zilan, "Yerel düzeyde yapılan bütün hukuki başvurular, AKP iktidarının güdümünde olan yargı tarafından takipsizlikle sonuçlandırılmıştır. Abluka sürecinde işlenen bütün suçlar, AKP iktidarı tarafından meşrulaştırılmıştır. Bunu asla kabul etmiyoruz. Bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki; Kürt halkı hiçbir baskıya karşı bugüne kadar boyun eğmemiştir. Bundan sonra da boyun eğmeyecektir. Bir kez daha demokratik kamuoyuna sesleniyoruz: Cizre’nin hukuk mücadelesine destek verin, suçlular hesap versin" çağrısında bulundu.
Açıklama, “Şehîd namirin” sloganı ile son buldu.







