‘Avrupa Konseyi kararı tecridin itirafıdır’

  • 09:04 15 Aralık 2021
  • Güncel
 
Gulan Avrêl - Mizgîn Marînos
 
MAXMUR - İmralı’daki tecrit koşullarına ilişkin AK’nin aldığı kararı değerlendiren Maxmûr Eğitim Komitesi Üyesi Kürdistan Manak, kararın yetersiz ancak tecridin itiraf edilmesinden dolayı da önemli olduğunu belirtti. 
 
İmralı’da tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit devam ediyor. Avukatlar, müvekkilleri ile görüşmek için haftada iki kere yaptığı başvurulara olumlu ya da olumsuz bir yanıtın verilmemesi nedeniyle 22 Kasım’da Bursa Ceza İnfaz Hakimliği’ne “derhal görüşme” başvurusunda bulundu. Başvuruya yanıt veren hakimlik, Abdullah Öcalan hakkında iki yeni görüş yasağının olduğunu belirterek başvuruyu reddetti. Hakimlik, görüşmeye engel olarak Öcalan hakkında 12 Ekim’de 6 aylık görüş yasağının, 18 Ağustos’ta da 3 aylık ailece görüş yasağının verildiği kararını gerekçe gösterdi. Ancak yasağa gerekçe gösterilen kararlara dair avukatlara bilgi verilmedi. 
 
 Hiçbir haber alınamıyor
 
Abdullah Öcalan'ın avukatlarından Rezan Sarıca ve Nevroz Uysal, müvekkilleriyle 8 yıl aradan sonra en son 2-22 Mayıs, 12-18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde görüşebilmişti. Abdullah Öcalan, telefonla görüş hakkından ise, ilk kez 27 Nisan 2020 tarihinde yararlandırıldı. Abdullah Öcalan, kamuoyunda kendisine dair büyüyen kaygılar üzerine geçtiğimiz 25 Mart’ta kardeşi Mehmet Öcalan’la yine telefonla görüştürüldü. Mehmet Öcalan, bu görüşmenin 4,5-5 dakika kadar sürdüğünü ve kesildiğini duyurmuştu. Abdullah Öcalan’dan 8 ayı aşkın süredir de hiçbir haber alınamıyor. 
 
 AK Türkiye’ye süre verdi
 
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (AKBK) 30 Kasım 2 Aralık tarihleri arasında yaptığı toplantı da Abdullah Öcalan’a ilişkin tecridi de gündemine aldı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada AK’nin Türkiye’den 2022 Eylül ayına kadar süre verdiği ve İmralı’daki duruma ilişkin bilgi istediği belirtildi.
 
 Kürtler yaşadıkları her yerde eylemler yapıyor
 
Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için Kürtler yaşadıkları her yerde eylem ve etkinlikler yaparken, Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki Mahmur Kampı’nda da eylemler devam ediyor. Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecride ilişkin Maxmûr Kampı Eğitim Komitesi Üyesi Kürdistan Manak Abdullah Öcalan’a yönelik tecridi değerlendirdi.  
 
Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komploda devletlerin rolüne değinen Kürdistan, “Önder Apo’yu esir alan güçler, onun fikir ve düşünceleri ile Kürtlerin ulus bilincine ulaşmaları ve bir statü sahibi olmalarının önünü almak istediler. Önder Apo’nun ideolojisi hegemonik güçlerin Ortadoğu’daki projelerine karşıdır.  Ekolojik yaşam ve toplumu tüketen sermaye sistemi kendi zihniyetleri ile toplumları zayıflatmak istiyor. Önder Apo bu proje ve zihniyete karşı özgür toplum paradigması ile ekolojik yaşamı ve kadın özgürlüğünü inşa etti.  Bu yüzden Önder Apo’nun esir alınması bir intikam alma politikasıdır. Neden intikam almadır? Çünkü özgürlükçü paradigmanın zihniyeti  hegemonik güçlerin amaçlarına ulaşmasını engelledi” diye konuştu.  
 
‘Kürtler özgürlükleri ve statüleri için savaşıyor’
 
Kürt halkının bugünkü durumuna dikkat çeken Kürdistan şöyle dedi: “Kendi kimliklerinin farkında olmayan, yok olmanın eşiğine gelmiş, Kürtlüğünden utanan, üzerlerine beton atıldı denilen Kürtleri Önderlik yeniden canlandırdı, kendi kökleri üzerinde yeşertti. Şimdi ise Kürtler kenti özgürlükleri ve statüleri için mücadele ediyor. Önder Apo’nun düşünce ve projeleri sayesinde Türk devletinin asimilasyon, yok etme politikaları yarım kaldı, boşa çıkarıldı.  Bu yüzden şimdi de tecridi ağırlaştırarak Kürdistan’a karşı tüm insani ölçüleri çiğneyerek Kürtlerden intikam almak istiyor. Kürtler yaklaşık 250 yıldır serhildanlarıyla faşizme karşı direniyor. Yine Kürt halkı Kürdistan’ı 4 parçaya bölen Lozan antlaşmasına karşı da sürekli direndi.”
 
‘Kadının ve toplumun özgürlüğü birbirine bağlı’
 
Kadınların Abdullah Öcalan’ın düşünceleri ve felsefesi ile geliştirdikleri örgütlü mücadelesine değinen Kürdistan, “Eğer bugün kadınlar özgürce, düşüncelerini ifade ediyorsa, varız diyorlarsa, kurum ve örgütler içerisinde yer alıyorlarsa ve de toplum ve cins özgürlüğü için mücadele ediyorlarsa bu Önder Apo sayesinde  gerçekleşti.  Sadece Kürt kadınları da değil, dünyadaki tüm kadınlar Önder Apo’nun paradigmasından yararlanıyor. Çünkü kadın ve toplumun özgürlüğü birbirine bağlı. Toplumda kadınlar özgür olmadan toplumun özgürleştiğini söyleyemeyiz. Kadınların toplum içinde tüm farklılıklarını  göstermesi ve öncülük etmesi gerekir” ifadelerini kullandı. 
 
 ‘Herkes mücadele etmeli’
 
Tecride karşı herkesin mücadele etmesi gerektiğinin altını çizen Kürdistan, her etkinlikte de Abdullah Öcalan’ın paradigmasının tanıtılmasının önemine vurgu yaptı. 
 
‘AK tecridi itiraf etti’
 
AK’nin aldığı karara da değinen Kürdistan, bu kararın eksik olduğunu belirtti. Kürdistan “Avrupa Konseyi’nin aldığı karar sözlü de olsa İmralı’daki tecridin ifade edilmesi ve itiraf edilmesi açısından önemlidir” şeklinde konuştu. 
 
Kürdistan son olarak tecridin kaldırılması için mücadelenin önemine vurgu yaparak, “Baskı ve saldırılar karşısında ne kadar pasif kalırsak saldırılar o kadar artar. Bu yüzden de Kürt halkı özgürlüğü ve statüsü için elinden geleni yapmalı” dedi.