Türkiye’de kadın hakları: Kolay kazanmadık, kolay da vazgeçmeyeceğiz

  • 09:06 17 Aralık 2021
  • Güncel
Nişmiye Güler 
 
İSTANBUL- Türkiye’de kadın haklarının geldiği aşamayı değerlendiren KİH-YÇ üyesi Hilal Gencay, iktidarın İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek ile toplumsal cinsiyet eşitliği kavramına savaş açtığını belirterek, “Haklarımızı kolay kazanmadık, kolay da vazgeçmeyeceğiz” dedi.
 
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin imzalandığı 10 Aralık 1948’den sonra 10 Aralık İnsan Hakları Günü olarak kutlanıyor. 10-17 Aralık Haftası’na yayılan eylem ve etkinlikler ile insan haklarına dikkat çekiliyor. Türkiye de bu bildiriye imza atan ülkeler arasında yer alıyor. Fakat bildirgede yer “yaşama, özgürlük ve kişi güvenliği gibi haklarla birlikte keyfi tutuklama, hapis ve sürgünden korunma, bağımsız ve tarafsız mahkemelerde adil ve kamuya açık olarak yargılanma hakkı ile düşünce, vicdan, din, toplanma ve örgütlenme özgürlükleri”, Türkiye’de halen tartışılan haklar arasında yer alıyor. Özellikle kadınlar, bu hakların birçoğundan faydalanamazken, iktidarların politikaları bunun baş etkeni. İktidarlar, özgürlüklerin olduğu refah ortamını yaratmak yerine halkları tek tipleştirip milliyetçiliği dayatıyor.
 
Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği (KİH-YÇ) üyesi Hilal Gencay, Türkiye’de son bir yılda kadın haklarında yaşananları ve Türkiye’nin kadın hakları karnesine dair değerlendirmelerde bulundu.
 
‘Yol haritası olmadan bütüncül politikalar zor’
 
“2021 yılına kadın hakları açısından damgasını vuran olay Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkması oldu” hatırlatması yapan Hilal, ilk defa bir ülkenin imzalayıp onayladığı bir insan hakları sözleşmesinden çekilmiş olduğunu belirtti. Hilal, İstanbul Sözleşmesi’nin kadına yönelik ve ev içi şiddet konusunda şimdiye kadar üretilmiş en kapsamlı uluslararası sözleşme ve şiddetin nasıl önlenebileceği konusunda çok ayrıntılı ve bütüncül bir yol haritası sunduğunun altını çizdi. Hilal, “Merkezine toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadeleyi alan bu yol haritasının rehberliği olmadan bu konuda devletin bütüncül politikalarla ilerlemesinin çok daha zor hale geldiği söylenebilir. Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramını kalkınma planlarından, kadına yönelik şiddet ile mücadele ulusal eylem planlarından çıkaran ve toplumsal cinsiyet eşitliğini geliştirmeye yönelik tüm kamu projelerini bitiren bu anlayış bize aslında İstanbul Sözleşmesi’nin ardında asıl savaş açılan kavramın toplumsal cinsiyet eşitliği kavramı olduğunu çok net ortaya koyuyor” dedi. 
 
‘Kadınlar şiddetin her türlüsü ile karşılaştı’
 
Önceki yıllarda olduğu gibi 2021’de de kadınların şiddetin bütün türleri ile karşılaştığını dile getiren Hilal, erkek şiddeti verilerinde ciddi artışın yaşandığını vurguladı. Hilal, kadınların bu yıl da eğitim ve sağlık hizmetlerine erişmekte güçlük yaşadığını, cinsel ve doğurganlık, ekonomik haklarından yeterince yararlanamadığının altını çizdi. Pandeminin etkisine de dikkat çeken Hilal, “Yaşadığımız pandemi şartlarının derinleşen etkilerinden dolayı tüm bu hak ihlallerini daha yoğun bir şekilde yaşadılar. Örneğin Uluslararası Çalışma Örgütü’nün bir hesaplamasına göre kadınların ekonomik hakları bağlamındaki kazanımları 20 yıl öncesine geriledi” diye belirtti. 
 
İktidar ve yargının rolü
 
Türkiye’nin kadın hakları karnesinde iktidar ve yargının rolüne işaret eden Hilal, konuya dair şunları belirtti: “İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının 2021 yılı içinde kadın hakları konusunda yaşanan en önemli kayıp olduğunu söyleyebiliriz. İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuz bir şekilde çıkılmak istendiğinde kadınlar bu konuda da hak mücadelelerini sürdürdüler ve bu kararın yürütülmesinin durdurulması için Danıştay’a dava açtılar. Ancak bu konuda açılan davalara ilişkin karar verilmesi çok geciktirildi ve şimdiye kadar verilen kararlar da anayasaya aykırı olduğu halde Cumhurbaşkanının bu konuda karar verebileceğini teyit eder nitelikte çıktı. Sadece bu durum bile kadın hakları konusunda bize iktidar ve yargının rolünü göstermeye yetiyor.”
 
‘Kendi tabanlarında bile karşılığı olmayan algı’
 
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kendi iktidarı döneminde kadın haklarında ilerleme olduğu iddiasına dair de konuşan Hilal,  Türkiye’de özellikle kadınların son 30 yıllık mücadelesi sonucu yaşamın her alanında çok önemli kazanımlar elde ettiğine işaret etti. Hilal, “Kadınların uzun yıllara dayanan mücadelesini görmezden gelmek, tarihi kendinden başlatmak üstelik tüm bunları yaparken kendi iktidarında imzalanmış İstanbul Sözleşmesi’nden kadınlara rağmen çıkma kararı almış olmak bize yaratılmak istenen algıyı gösteriyor. Ancak bu algı çalışmasının artık kendi tabanlarındaki kadınlarda bile bir karşılığı olmadığını söyleyebiliriz” dedi.
 
‘Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz’
 
Hilal, kadınlara hakları için mücadeleden vazgeçmemeleri çağrısında bulunarak, “Kadınlar her zaman olduğu gibi bugün de mücadeleyi elden bırakmayacaklar. Dünden olduğundan daha güçlü, daha kalabalık bir şekilde haklarını savunmaya alanlarda da devam edecekler. Haklarımızı kolay kazanmadık, kolay da vazgeçmeyeceğiz. Dayanışmamızdan, birlikteliğimizden güç almaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.