‘Irkçılık karşıtı proje ile daha fazla öğretmene ulaşmak hedefleniyor’

  • 09:02 18 Aralık 2021
  • Güncel
 
Melike Aydın 
 
İZMİR - Irkçılık karşıtı pedagoji projeler geliştiren BoMoVu Derneği yönetiminden Eleni Nadin Diker ve Nil Delahaye, ırkçılığın en aza indirgenmesi için ulus devletlerin inşacıları olan öğretmenlere ulaşmaya çalıştıklarını vurguladı. 
 
Irkçılık ve insan hakları alanında çalışmalar yürüten Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği (BoMoVu) 2016 yılında kuruldu. Dernek, 2019’da çocuklara yönelik ırkçılık karşıtı bir eğitim aracı ile “Irkçılık Karşıtı Pedagoji” projesini hayata geçirdi. Dernek, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından desteklenen “İnsan Haklarına Eşit Erişim İçin Kampanya” projesi kapsamında dağıtılan “İnsan Haklarına Eşit Erişim İçin Yerel Sivil Toplum Örgütlerine Yönelik Alt Hibe Programı”nın desteği ile yürütülen proje kapsamında Türkiye’deki öğretmenlere pedagojik destek sunuyor. 
 
Derneğin denetim kurulunda bulunan Eleni Nadin Diker ve yine derneğin denetim kurulu başkanı Nil Delahaye ırkçılığa karşı yaptıkları çalışmaları ve yürüttükleri projeleri anlattı. 
 
‘Daha fazla öğretmene ulaşılmalı’
 
Eleni Nadin Diker, ilk olarak dezavantajlı gruplarla başladıkları projede spor ve beden hareketi yoluyla sosyal güçlenme yaratmayı amaçladıklarını belirtti. Eleni, projeyi öğretmenlerle beraber geliştirdiklerini ve ırkçılıktan en çok etkilenen kesimlerin başında olan çocuklara ulaşmayı hedeflediklerini dile getirdi. Eleni, “Proje kapsamında 40 öğretmene ulaşabildik ve hedefimizin çok altında. Bunun çeşitli sebepleri var. Sosyal medya üzerinden veya sendikalar, öğretmen toplulukları üzerinden ulaşmaya çalışıyoruz. Yine de sayıyı artıramıyoruz. Çalışma yaptığımız öğretmen grubunun, kendilerini bir eğitmen olarak yetiştirmesini hedefliyoruz ve onların da farklı öğretmen çevrelerinden ağı genişletmesini umut ediyoruz. Bu eğitimleri verdiğimiz öğretmenler yeni öğretmenlerle eğitim vermeye başladı” dedi. 
 
Irkçılıkla mücadelede el kitapları ve yeni çeviriler
 
Irkçı sistemlerde yetişen öğretmenlere dikkat çeken Eleni, bu durumu değiştirmek ve önlemek amacıyla proje kapsamında eğitim verilen öğretmenlerin kendi oluşturdukları programı, diğer öğretmenlere aktardığını söyledi. Pandemi nedeniyle zorlayıcı da olsa uzaktan devam eden eğitimlerin bitmek üzere olduğunu kaydeden Eleni, “Yakında bir kitapçık yayınlayacağız. BoMoVu’nun yayınladığı bir kitapçık var zaten. Bunun içinde birçok etkinlik var. Bunun üzerine Star diye sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir ekibin Avrupa’da görünmez ırkçılıkla mücadele etmek için gençlerle çalışırken, geliştirdikleri bir el kitabı yapmışlar. Bu kitapçığı da Türkçeye çevirdik. Bunu da yayınlıyoruz. Diğer kaynakların da çevirilerini sağladık” diye belirtti.  
 
‘Bir insana nasıl ulaşabiliriz?’
 
Ulus devletlerin ırkçı temeller üzerine inşa olduğunu dile getiren derneğin denetim kurulu başkanı Nil Delahaye şöyle konuştu: “Belli bir ulusu tayin eder ve o ulusun üstünlüğü üzerine veya onu bir norm olarak kabul ederek vatandaşlığın inşasına girer bir şekilde. Okul istediği o vatandaşı inşa etmenin en önemli aracı. O heykeltraş da öğretmen oluyor. Bizim o öğretmenlere yardımımız dokunuyor. Ulaştığımız kişiler arasında bizim çalıştığımız meselelerden bihaber olan ya da bizim okulda böyle bir şey olmaz diyen öğretmen yok. Zaten belli bir bilgi seviyesi olan öğretmenin ilgisini çekiyor. Aslında biraz da açmaya çalıştığımız şey bu konularla ilgilenmemiş bir insana nasıl ulaşabiliriz, bunu planlıyoruz.” 
 
‘110 öğretmene ulaştık’
 
Programın etnik ırkçılığa yönelik bir çerçevesi olduğunu, ancak cinsiyetçilik, sağlamcılık gibi ayrımcılık türleriyle kesişim kümelerinin de ırkçılığı anlamada araç olarak kullanılabildiğini belirten Nil, farklı ülkelerden literatürün sunduğu entelektüel araçların da Türkiye’deki ırkçılığı anlamak için kullanıldığını sözlerine ekledi. Bu konuda akademisyen Barış Ünlü’nün akademik çalışmalarından faydalandıklarını kaydeden Nil, “Bu çerçeve üzerinden çeşitlik ırkçılık türleri renk körü, ırkçılık, kaçınmacı ırkçılık türleri üzerinden çocuklar okullardan ne yaşıyor, onları da anlıyoruz. 12 öğretmenle yapılan bir araştırma vardı. Daha sonra 40 öğretmene, sonra da 110 öğretmene ulaştık. Bütün İstanbul’u kapsayamadık. Örneğin Rum veya Ermeni okulunda ne olduğundan haberimiz yok. Özellikle Roman, Kürt, Suriyeli çocuklara yönelik ırkçı ayrımcılığın nasıl işlediğini gözlemleme fırsatımız oldu” diye konuştu. 
 
Nil ayrıca, 15 Ocak’ta öğretmenlere yönelik bir konferans düzenleyeceklerini duyurdu.