‘Adalet Nöbeti’ 37’nci gününde: Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

  • 15:59 22 Aralık 2021
  • Güncel
 
DİYARBAKIR - Tutsak yakınlarının sürdürdüğü “Adalet Nöbeti”ni ziyaret eden sivil toplum örgütleri temsilcileri, hasta tutsakların serbest bırakılması çağrısını yineleyerek, ailelerin eyleminin amacına ulaşacağını vurguladı.
 
Tutsak ailelerinin, hasta ve infazları yakılan tutsakların serbest bırakılması için Diyarbakır Barosu Hizmet Binası’nda başlattığı “Adalet Nöbeti” 37'nci gününde devam etti. Bugün Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Rosa Kadın Derneği, Kürt Edebiyatçılar Derneği ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi eyleme ziyaret gerçekleştirdi.  
 
‘Adalet için buradayız’
 
Ziyarette konuşan tutsak yakını Hasine Güler, yakınlarının sağlık durumlarının kötüleştiğine dikkat çekerek, "Her gün cezaevinden tabut çıkıyor. Bütün hasta tutukluların serbest bırakılmasını istiyoruz. Adalet için oturduk burada ama adalet yok" ifadelerini kullandı. 
 
Cezaevlerindeki ihlallerin her geçen gün arttığını söyleyen DBP İl Eşbakanı Seval Gülmez, tüm Kürtlerin benzer ihlallere maruz kaldığına işaret etti. Seval, "Cezaevlerinde insanlar ölüme mahkum ediliyor. AKP'nin de bu yaşananlara karşı duruşu ortadır. Bunlara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Diğer ülkelere de sesleniyoruz; kulaklarını kapatmasınlar. Bu demokrasi mücadelesi tüm insanlık için gereklidir" sözlerine yer verdi.
 
DBP İl Eşbaşkanı Hayrettin Altun da annelerin eyleminin önemine dikkat çekti.
 
‘Adalet istiyoruz’
 
Hasta tutsakların serbest bırakılmasını isteyen tutsak yakını Reşahat Ada, "Bırakın biz tedavi edelim. Çocuklarımız onurlu bir duruş sergiledi. Biz de onlarla gurur duyuyoruz. Herkes için adalet istiyoruz. Yeter artık, cezaevinden tabut çıkmasın" diye belirtti.
 
Tutsak yakını İnci Güler, yetkililerin sessizliğine tepki göstererek, "İnfazları yakıyorlar, serbest bırakmıyorlar. İçeri hiçbir şey götürmemize izin vermiyorlar. Ama sonra 'intihar etti' diyorlar. Bunu kabul etmiyoruz. Tek hücrelerde tutuyorlar. Bu kabul edilemez. Çocuklarımıza sahip çıkalım" dedi.