30 ilde ‘Yaşamı savunuyoruz’ nöbeti
- 10:10 23 Aralık 2021
- Güncel
İSTANBUL - İHD 30 ilde, cezaevlerinde artan ölümlere ve hasta tutsakların sağlık haklarına erişimde yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek için “Yaşamı savunuyoruz” nöbeti gerçekleştirecek.
Türkiye ve bölge kentlerindeki cezaevlerinde hak ihlalleri ve tecrit sistemi her geçen gün derinleşirken, ülkenin dört bir yanından tutsak yakınları seslerini duyurmaya çalışıyor. Son dönemde 7 tutsağın göz göre göre ölümü ise cezaevlerinde yeni bir konseptin hayata geçirildiğini gösteriyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) de son dönemde artan ölümler ve hasta tutsakların sağlık haklarına erişmesinde yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla şube ve temsilciliklerinin bulunduğu 30 kentte bugün “Yaşamı savunuyoruz” nöbeti gerçekleştirecek. Nöbetlere aileler, hak savunucuları ve hukukçular da katılacak.
‘İnsan Hakları Haftası’nda 7 mahpus yaşamını yitirdi’
Cezaevlerinde geçmişten bugüne birçok hak ihlalinin yaşandığını ama pandemiyle birlikte sağlık ve tedaviye hakkına erişimdeki sorunların gittikçe arttığını belirten İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, bu durumun tutsakların yaşamını yitirmesine sebep olduğunu ısrarla dile getirmelerine rağmen bir şey yapılmadığını vurguladı. Gülseren, “Ağır hasta mahpusların tedavi edilebilmeleri için serbest bırakılmaları gerektiğini söylüyoruz ama Adli Tıp Kurumu’nun olumsuz raporlamaları ya da emniyetin verdiği olumsuz değerlendirmeler neticesinde hasta mahpuslar serbest bırakılmıyor. Hasta mahpusların serbest bırakılmaması can güvenliklerini, yaşam haklarını ciddi anlamda tehdit etmekte. Geçtiğimiz İnsan Hakları Haftası sürecinde 7 mahpus yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren mahpusların ağır hastalıklarla mücadele ettikleri ve tedaviye erişimleriyle ilgili sorunlar yaşadıklarını, sivil toplum örgütlerinin mahpusların tedaviye erişmesi için mücadele yürüttüğünü öğrendik” şeklinde konuştu.
‘Tutsaklar ağır tecride maruz bırakılıyor’
Tutsakların bu şartlar altında yaşamını yitirecekleri bilinmesine rağmen serbest bırakılmadıklarını dile getiren Gülseren, “İntihar ettiği iddia edilen mahpusların daha önce işkence ve kötü muamele için şikayetlerinin olduğunu Garibe Gezer olayında gördük. İşkence ve kötü muamelenin yanı sıra hak gasplarına, ağır tecride maruz bırakılıyorlar. F tipi hapishaneler 1997’den sonra tartışılmaya başlandığından ağır tecrit uygulamalarının mahpuslar üzerinde hem fiziki hem de ruhsal açıdan olumsuz etkileri olacağını ortaya koyarak, tecrit uygulamasının sistematik hale getirilmemesi gerektiğini hep söylemiştik. 19 Aralık’ta yaşanan katliamın üzerinden geçen 21 yılın ardından ağır bir tecridin olumsuz sonuçları ile karşı karşıyayız” dedi.
‘Göz göre göre ölüme terk ediliyorlar’
İnsan Hakları Derneği olarak gerçekleştirdikleri “F oturumları” ile cezaevlerinde tutsakların yaşadıkları sağlık sorunlarına dikkat çektiklerini belirten Gülseren, tutsakların sağlığa erişime dair sorunların arttığını ifade etti. Gülseren, devamında şöyle konuştu: “Öncelikli konu hastalıkların önlenmesi olmalı, koruyucu hekimliğin hapishanelerde sistemli bir şekilde yaşama geçirilmesi gerekiyor. Bu uygulamaların yapılamaması sonucunda hasta mahpuslar yaşamlarını yitiriyor. Bu yaşananlara mahpus cinayeti demek yerinde bir tanım olur. Mahpus cinayetlerine ilişkin yetkililerin dikkatini çekmeye çalışıyoruz fakat yetkililer yeterli önlemi almıyorlar. Mahpuslar göz göre göre ölüme terk ediliyor. Bu yüzden dört duvar arasındaki mahpusların seslerinin duyulması için en büyük görev ailelere ve bu alanda çalışan insan hakları ve hukuk örgütlerine kalıyor.”
30 ilde nöbet
Hasta tutsakların tedavi haklarına erişmesi ve cezaevlerinde yaşananları kamuoyuna duyurmak için “Yaşamı savunuyoruz” nöbetini gerçekleştireceklerini ifade eden Gülseren, “Diğer çalışmalarımıza ek olarak ‘Yaşamı savunuyoruz’ adıyla bir günlük etkinlik gerçekleştireceğiz. İHD’nin şubesinin ve temsilciğinin bulunduğu 30 ilde bu etkinlik gerçekleşecek. İHD İstanbul Şubesi olarak 18.00-21.00 saatleri arası nöbeti gerçekleştireceğiz. Bu süre zarfında aileler, hukukçular, hak savunucuları tarafından forum gerçekleştirilecek. Her türlü katılıma ve ziyarete açık olacağız” diye belirtti.







