KESK’li kadınlardan hasta tutsaklar için çağrı

  • 18:07 23 Aralık 2021
  • Güncel
 
DİYARBAKIR - KESK Kadın Meclisi, hasta tutsaklara ilişkin yaptığı açıklamada, “ Keyfiyetin, baskının, işkencenin merkezi olan cezaevlerindeki tekçi, öldüren, insanlık dışı politikalardan derhal vazgeçilsin” dedi. 
 
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Kadın Meclisi cezaevlerinde bulunan hasta tutsaklara ilişkim Eğitim Sen Diyarbakır 1 No’lu Şubede basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya meclis bileşenleri katılırken, basın metnini Eğitim Sen Diyarbakır 2 No’lu Şube üyesi Kadriye Kaya okudu. 
 
‘Hukuka aykırı yöntemlerle engelleniyor’
 
Tutsakların sağlık hakkına erişiminin hukuka aykırı bir yöntemle engellendiğini söyleyen Kadriye, tutsakların yaşam hakkı değil, güvenliği öne çıkaran bir anlayışla baskı, zulüm, tecrit gibi düşman hukuku uygulamalarıyla ölüme mahkum edildiklerini belirtti. Tutsakların hem tedavi edilmediğini, hem de infazlarının ertelendiğini vurgulayan Kadriye, “Cezaevlerindeki bu uygulamalar nedeniyle 2020 yılından bu yana 59 hasta tutuklu yaşamını yitirmiştir. Cezaevlerinde yaşanan bu sorunlara çözüm üretmesi gereken yetkililer, yaşanan ölümleri görmezden gelmekle kalmıyor, tutsakların bedensel bütünlüğü, yaşam hakları devletin sorumluluğundayken bilinçli ve sistematik bir şekilde yürütülen uygulamalar sonucu yaşanan ölümlerden de kendilerini sorumlu görmemektedirler. Ancak tüm kamuoyu cezaevlerinde yaşanan işkenceden, ölümlerden başta Adalet Bakanı olmak üzere  iktidarın sorumlu olduğunu gayet iyi bilmektedir” dedi. 
 
‘Aysel Tuğluk ısrarla tahliye edilmiyor’
 
Son bir ayda farklı cezaevlerinde yaşanan 6 tutsağın şüpheli ölümünün nedenlerinin araştırılmadığını kaydeden Kadriye, soruşturma sürecine gizlilik kararı getirilerek üstünün örtülmeye çalışıldığına dikkat çekti. Kadriye, “Garibe Gezer’in gördüğü fiziksel, psikolojik ve cinsel işkenceyi paylaşmasına rağmen konu ile ilgili soruşturma başlatılmamış ve insanlık suçunun işlenmesine göz yumulmuştur. Garibe Gezer’in ölümüne sebep olunmuştur. Yine son dönemde cezaevinde bulunan insan hakları savunucusu, hukukçu, hayatını halkların kardeşlik, eşitlik ve özgürlük mücadelesine adayan Kürt siyasetçisi Aysel Tuğluk’un geçirdiği ağır hastalık sürecinde cezaevinde kalmamasına dair onlarca rapor tutuldu. Fakat ısrarla uluslararası mevzuata aykırı davranılarak rehin tutulmaya devam edilmektedir. Aysel Tuğluk halen karantina bahanesiyle hücrede tutulmakta, yaşamına tek başına devam ettiremediği beyan edilmesine rağmen, cezaevi idaresi tarafından hukuk dışı bir muamele ile karşı karşıya bırakılmıştır” sözlerini kullandı. 
 
‘Tahliyelerin gerçekleştirilmesi elzemdir’
 
Kadriye son olarak, “Acilen tüm cezaevlerinde genel bir sağlık taramasının, bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşları ve meslek kurumlarından oluşan heyetlerle kapsamlı bir çalışma yürütülmelidir. Eşitlik ilkesi gözetilerek tahliyelerin gerçekleştirilmesi elzemdir. Cezaevlerinde yaşanan ölümleri, hak ihlallerini soruşturmak ve sorumluları ortaya çıkarmak adına herkesi duyarlı ve sorumluluk almaya davet ediyoruz. Keyfiyetin, baskının, işkencenin merkezi olan cezaevlerindeki tekçi, öldüren, insanlık dışı politikalardan derhal vazgeçilsin.”
 
Okunan metnin ardından açıklama sona erdi.