‘Başka cenazeler çıkmadan tutsaklar serbest bırakılmalı'
- 09:03 24 Aralık 2021
- Güncel
Derya Ren-Sema Çağlak
DİYABRAKIR - Hasta tutsaklar başta olmak üzere cezaevlerinde artan hak ihlalleri ve baskılara ilişkin konuşan kadınlar, “İnsan haklarının en önemlisi sağlık hakkıdır. Ancak bu hak tutsaklara sağlanmıyor. Tutsaklar bu durumdan kaynaklı yaşamını yitiriyor” dedi.
Türkiye ve bölge cezaevlerinde kalan hasta tutsakların durumu her geçen gün daha da ağırlaşırken, tutsaklar üzerindeki baskılar ise artmaya devam ediyor. Son iki hafta içinde hasta tutsaklardan İzmir Şakran Cezaevi’nde Abdulrezzak Suyur, Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde Halil Güneş, Siirt E Tipi Cezaevi’nde felç geçiren ve daha sonra infazı ertelenerek tahliye edilen hasta tutsak Salih Tuğrul da yaşamını yitirdi.
Öte yandan 9 Aralık’ta Kandıra 1 No'lu F Tipi Cezaevi’nde Garibe Gezer, 19 Aralık'ta Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan Vedat Çem Erkmen ve geçtiğimiz günlerde Bolu T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan İlyas Demir şüpheli şekilde yaşamını yitirmişti. Şüpheli şekilde yaşamını yitiren tutsakların ön otopsisine avukatlar alınmazken, tutsakların ölümüne ilişkin raporlar ise soru işaretlerine neden oluyor.
Konuya dair mikrofon uzattığımız Diyarbakırlı kadınlar, tutsaklar üzerinde uygulanan baskıların bir an önce son bulması gerektiğini ve hasta tutsakların tedavi edilmesi gerektiğini söyledi.
‘Tutsaklar yaşamını yitiriyor’
Kardeşi ve oğlunun cezaevinde olduğunu söyleyen tutsak yakını Selva Taş, iki ay önce oğlunun Kırıkkale Cezaevi’nden Ankara Sincan Kapalı Cezaevi’ne sürgün edildiğini belirtti. Oğlunun kalp rahatsızlığı olduğunu ifade eden Selva, “O kadar rahatsızlığa rağmen hastaneye götürmüyorlar. Görüşüne gittiğimiz zaman yanımızda götürdüğümüz eşyalar verilmiyordu. Ancak şimdi kargo ile gönderdiklerimizi de vermiyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde hasta tutsakların cezaevinde tutulduğu görülmemiştir. Birçok tutsak yaşadığı sağlık sorunlarından kaynaklı yaşamını yitiriyor. Biz bunu kabul etmiyoruz ve her zaman tutsaklarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Tutsakların hepsi bizim çocuklarımızdır. Onların mücadelesi bizim mücadelemizdir” dedi.
‘Tutsaklardan korkuyorlar’
Tutsaklar üzerinde uygulanan zulmün bir an önce son bulması gerektiğini söyleyen Hanife Akın, “Tutsaklardan korkuyorlar bundan kaynaklı da her gün onlara saldırıyorlar. Yapılanlar zulümdür ama biz de bir şey yapamıyoruz. En çok da bu durum zorumuza gidiyor. İnsanın en temel hakkı sağlık hakkıdır ve kendilerine verilmesi gerekiyor. Ancak bu durum Türkiye’de pek uygulanmıyor” diye belirtti.
‘Gelin bir olalım’
Tutsakların şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesinden dolayı duyduğu endişeyi dile getiren Melek Andiç, şu çağrıda bulundu: “Cezaevlerinden daha fazla cenaze çıkmadan tutsaklar tahliye edilmelidir. Herkesin ayağa kalkması gerekiyor. Eğer bizler birlik olursak 24 saate tüm sorunları çözmüş olacağız. Herkese sesleniyorum gelin bir olalım ki bu zulmü yıkabilelim.”







