Kadınlar Birlikte Güçlü’den Deniz Poyraz davasına çağrı

  • 16:34 26 Aralık 2021
  • Güncel
 
DENİZLİ - Kadınlar Birlikte Güçlü, ırkçı saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ın davasına ilişkin yaptığı basın açıklamasında, davaya güçlü katılım çağrısında bulundu. 
 
İzmir’de Onur Gencer’in Halkların Demokratik Partisi İzmir İl Örgütü’ne yönelik 17 Haziran’da gerçekleştirdiği ırkçı saldırıda parti çalışanı Deniz Poyraz’ı katletmesine ilişkin 29 Aralık’ta görülecek duruşmaya çağrılar sürüyor. Kadınlar Birlikte Güçlü, Denizli’de bulunan Candoğan Parkı’nda davaya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Katledilen kız kardeşimiz Deniz Poyraz isyanımızdır Deniz Poyraz için adalet” yazılı pankart açılırken, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Yaşasın kadın dayanışması” ve “Deniz için adalet herkes için adalet” sloganları atıldı. 
 
Basın açıklamasını kadınlar adına Cevahir Kayar okudu.
 
‘Nefret dilinden en çok kadınlar etkileniyor’
 
Saldırının kaostan beslenen iktidarın yarattığı siyasi iklimin sonuçlarından biri olduğunu belirten Cevahir, iktidar emrindeki kolluğun Türkiye halkları açısından açık şekilde güvenlik sorunu oluşturduğunu bir kez daha kanıtlandığını ifade etti. Cevahir, “AKP-MHP iktidarının muhalefete yönelik kullandığı nefret dili, toplumu sistematik olarak kutuplaştırma hamlelerinden siyasi arenada olmak üzere toplumsal yaşamın her alanında en çok etkilenenler kadınlar olmuştur. Kadınlar adeta yaşamak için mücadele verirken, erkek egemenliğinin tüm temsil ve kurumları kadınların kazanımlarına, haklarına karşı düşmanca saldırılara girişmektedir. Deniz Poyraz’ın Kürt bir kadın olması da bu noktada tesadüfi değildir” diye belirtti.
 
‘Devlet erkekleri koruyor’
 
Cevahir, yaşamı savunan ve mücadele eden kadınlara karşı devletin failleri koruduğunu dile getirerek, pandemi sürecinin başlarında taciz, tecavüz, şiddet faili erkeklerin serbest bırakılmasını anımsattı. Cezaevlerinde bulunan hasta tutsaklar için ise “Cezaevinde kalabilir” raporlarının verildiğini söyleyen Cevahir, “Aksine ‘Eceliyle öldü’ diyerek ya da intihar süsü vererek cezaevlerindeki işkencelerin, tecridin, hukuk dışı müdahalelerin üstünü örtmeye çalışıyor. Kadın tutsakların insanlık dışı koşullarda, hak ihlalleriyle dolu cezaevlerinde yaşadıklarının en yakın örneği Garibe Gezer'in ölümü ve ağır hastalığına rağmen Aysel Tuğluk’un tahliye edilmeyişi olmuştur” sözlerine yer verdi. 
 
‘Kadınların kaybedecek bir şeyi yok’
 
Cevahir, yargının siyasi katliamları koruyan tutumunun yanı sıra halklar üzerindeki ötekileştirici ve kriminalize edici üslubunun ırkçı saldırılara yol açtığını vurgularken, şunları ekledi: “Bu saldırılardan etkilenenler en başta kadınlar ve çocuklardır. İktidar savaş politikalarını çeşitli argümanlar ile perçinliyor. Fakat tüm dünyada olduğu gibi yine kadınlar savaş istemiyor, çığlıklarını sokaklarda, meydanlarda yükseltmeye devam ediyor. İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkan kadınlar, Deniz’in ve katledilen tüm kadınların davasına sahip çıkıyor. 2021’in 25 Kasım’ında gördüğümüz üzere kadınların kaybedecek bir şeyi yok.”
 
Açıklamada, 29 Aralık Çarşamba günü saat 10.00’da İzmir 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşmaya tüm kadınlar davet edildi. 
 
Açıklama sloganlarla sona erdi.