Roboski anmasından: Hakikatin yolunda olacağız
- 13:18 28 Aralık 2021
- Güncel
HABER MERKEZİ - Roboski Katliamı’nın 10’uncu yıldönümü dolayısıyla yapılan açıklamada, yaşamını yitiren 34 kişi anılırken, katliam faillerinin yargılanması için mücadeleye devam edileceği vurgulandı.
Şırnak’ın Uludere ilçesinde bağlı Roboski köyünde TSK’ya bağlı savaş uçakları tarafından gerçekleşen bombalı saldırıda çoğu çocuk 34 kişi yaşamını yitirdi. Katliamın üzerinden 10 yıl geçerken, yaşamını yitirenleri anmak ve faillerin yargılanması talebiyle birçok kentte basın açıklaması düzenlendi.
Van
Van’da Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Perihan AVM önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP), Tevgera Jinên Azad (TJA), Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) Van Şubeler Platformu, Barış Anneleri Meclisi, Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER), Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) yanı sıra birçok yurttaş katıldı.
‘Katliamı bir kere daha haykırmak için buradayız’
Açıklamanın yapılacağı alana katliamda yaşamını yitirenlerin hikayeleri ve fotoğraflarının bulunduğu çerçeveler ile birer karanfil bırakıldı. “Roboski’yi unutma, unutturma” pankartının yer aldığı açıklamada basın metnini DBP Parti Meclisi üyesi Ejder Ekinci okudu.
Diyarbakır
Amed Emek ve Demokrasi Platformu ise Kayapınar ilçesinde bulunan Roboski Parkı'nda basın açıklaması yaptı. "Roboski'yi unutmadık, Roboskî nayê ji bîrkirin" pankartının açıldığı açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ ve platform bileşenleri katıldı.
Kitle adına basın metnini, Türkiye Devrimci Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Bölge Temsilcisi ve Amed Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Hasan Hayri Eroğlu okudu.
Urfa
Urfa Emek ve Demokrasi Platformu, Haliliye ilçesi Topçu Meydanı'nda Roboski Katliamı'nın yıl dönümüne ilişkin açıklama yaptı. "Roboskî dram değil katliamdır unutmadık, unutmayacağız" pankartının açıkladığı açıklama, katliamda yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşuyla başladı. "Roboskî'yi unutmadık unutmayacağız", "Katiller halka hesap verecek" sloganlarının atıldığı eylemde konuşan KESK Urfa Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Eylem Salar, katliamın sorumlularının yargılanması çağrısında bulundu.
HDP Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, katliamı kınayarak, "Türkiye tarihi, katliamlar tarihi. Maraş katliamının yıl dönümü, Maraş'ta da Roboskî'de olduğu gibi katiller yargılanmadı. Çünkü katledilenler Kürtler. Biz buradayız. Adaletin, hakikatin yolunda olacağız” dedi.
Mardin
HDP Mardin İl Örgütü ile İHD Mardin Şubesi, katliamın yıldönümü dolayısıyla açıklama yaptı. HDP il binası önünde yapılan açıklamada, HDP Milletvekili Pero Dündar ve İl Eşbaşkanı Salih Kuday konuştu. Açıklamada, Roboski'ye adalet sağlanana kadar hesap sormaya devam edileceği vurgulandı.
İHD Mardin Şubesi de İl binasında açıklama yaparak, katliamın faillerinin açığa çıkarılması çağrısında bulundu.
Dersim
Dersim Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, Sanat Sokağı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. “19 Aralık, Maraş ve Roboski Katliamlarını unutmadık, unutturmayacağız” yazılı pankartın açıldığı açıklamaya, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü ile çok sayıda kişi de katıldı.
HDP Dersim İl Eşbaşkanı Nurşat Yeşil, “Sadece Aralık ayında yaşanan Maraş, 19 Aralık cezaevi ve Roboski katliamları aynı gerekçe ya da amaçla yapıldı. İnsanlık dışı uygulamaları yok saymak, unutturmak ya da üstünü kapatmak mümkün değildir. Sadece geçmişle değil, bugün yaşananlarla da yüzleşmek, hakikatleri ortaya çıkarmak vazgeçmeyeceğimiz bir amaçtır. Katliamların üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin failleri yargı önüne çıkarılarak cezalandırılmadan kalıcı, adil ve onarıcı bir toplumsal huzur sağlanamayacaktır” dedi.
Adana
İHD Adana Şubesi ve HDP Adana İl Örgütü, İnönü Parkı'nda yaptıkları açıklamayla Roboskî Katliamı'nda yaşamını yitirenleri andı. Açıklamaya katılan çok sayıda kişi, "Roboski için adalet" ve "Roboski'yi unutma unutturma" pankartı ile katliamda yaşamını yitirenlerin isimlerinin olduğu dövizler taşıdı, yere karanfiller bırakıp, mum yaktı.
Açıklamada konuşan İHD Şube Başkanı Avukat Yakup Ataş, Roboski katliamı’nın Genelkurmay Başkanlığı talimatı ile herkesin gözü önünde işlenen bir katliam olduğunu belirterek, açık bir cezasızlık hukuku ile dosyanın kapatıldığını söyledi.
Ankara
Roboskî için Adalet Girişimi, Roboskî Katliamının 10’uncu yıl dönümüne ilişkin İHD Ankara Şubesi önünde polisin tüm engellemelerine rağmen basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya İHD’li yöneticilerin yanı sıra HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, HDP Ankara İl Örgütü ve demokratik kitle örgütü temsilcileri katıldı. Açıklamada “Katiller bulunsun, Roboskî bir daha asla” yazılı pankart açıldı. Açıklama metnini İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Nuray Çevirmen okudu.
Nuray, Roboski Katliamı’nın üstünden 10 yıl, 3654 gün geçtiğini hatırlattı. Aradan geçen 10 yılda cezasızlığın hala hakim olduğuna dikkat çeken Nuray, katliamın ardından bölgeye gitmek isteyenlere ve sağlık ekiplerine izin verilmediğini, bu nedenle de donarak ölümlerin gerçekleştiğini ifade etti. Nuray, “Daha sonra girişlerine izin verilen aileler cenazelerini kendi imkanları ile taşıdılar. Medya olayı görmedi ve Genelkurmay açıklamasına kadar hiçbir haber yapmadı” dedi.
‘Rapor gerekli aydınlatmayı yapmaktan uzak kaldı’
Nuray devamında şunları söyledi: “Katliamın ardından insan hakları örgütleri ve savunucuları bölgeye giderek bir araştırma ve inceleme yaptıktan sonra Roboski Katliamı Raporu’nu hazırladı. Rapor 3 Ocak 2012 günü Ankara’da kamuoyunun ve yetkililerin dikkatine sunuldu. 9 Ocak 2012’de soruşturma açıldı ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda Uludere Alt Komisyonu oluşturuldu. Bölgede inceleme yapan, Heron görüntülerini inceleyen komisyon üyeleri ‘Görüntüler çok net, göz göre göre öldürülmüşler’ dedi. Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı da 3 ay sonra kendi raporlarını komisyona sundular. 26 Aralık 2012’de Uludere Alt Komisyon Başkanı talimatın Genelkurmay tarafından verilmiş olabileceğini belirterek olayda bir kasıt bulunmadığını açıkladı. 6 Mart 2013’te de Uludere Alt Komisyonu’nun hazırladığı 84 sayfalık rapor taslağı kabul edildi. Gizlilik kararı olan taslak raporda ‘Kasıt yok, sivil irade ile yetkililer arasında koordinasyonsuzluk var’ denildi. 27 Mart 2013’de Rapor, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda kabul edildi. Ancak rapor gerekli aydınlatmayı yapmaktan uzak kaldı.”
AYM’ye yeniden başvuru
“Taksirle ölüme sebebiyet vermekten dolayı” Uludere Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan ve 11 Haziran 2013’te görevsizlik kararı verilerek Genelkurmay Askeri Savcılığı’na gönderilen dosyaya aile avukatlarının karşı çıktığını belirten Nuray, “Genelkurmay Askeri Savcılığı da dosya hakkında 7 Ocak 2014’te ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı verdi. Ailelerinin avukatları aracılığıyla bu karara yaptığı itiraz da 11 Haziran 2014 de Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nce reddedildi. Aileler Temmuz 2014’te Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru yaptı. Fakat mahkeme, başvuruda eksiklikleri gerekçe göstererek 24 Şubat 2015’te başvuruyu reddetti. Bir insanlık suçunun, bir katliamın davası esastan görüşülmesi gerekirken, teknik olarak tamamlanabilecek evrak eksikliğinden dolayı reddedildi. Bu kez hayatını kaybedenlerin yakınlarından oluşan 281 kişi, 22 Ağustos 2016’da AİHM’e başvurdu. AİHM, başvuruların yaşam hakkı ihlaline ve dahası bir katliama ilişkin olduğunu göz ardı ederek iç hukuk yollarının tüketilmediğini gerekçe göstererek 17 Mayıs 2018’de başvuruyu reddetti. 2016 yılında, dönemin bakanlarından birisinin ‘Uludere konusunun, uçak konusunun tekrar inceleneceğini düşünüyorum' demesi üzerine dava avukatları, bu söylem ve yeni delilleri gerekçe göstererek Haziran 2019’da Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na Katliam dosyasının yeniden açılması için başvurdu. Başsavcılık yetkisizlik kararıyla dosyayı Uludere Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdi. Bu başvuruyla ilgili bir işlem gerçekleştirilmedi. Ailelerin ve insan hakları savunucularının adalet arayışı yeni başvurularla devam etmekte ve son olarak Roboskili aileler 9 Nisan 2021’de AYM’ye yeniden başvurdu” ifadelerini kullandı.
Ardından söz alan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise, polisin engellemelerinin hukuksuz olduğuna dikkat çekerek, faillerin bulunması için mücadeleye devam edeceklerini dile getirdi.
Katliamın üzerinden 10 yıl geçti
Roboski Katliamı’nın üzerinden 10’yıl geçtiği belirtilen açıklamada, savaş uçakları ile katledilen34 Kürdün faillerinin tarih ve halkın önünde hesap vereceği kaydedildi. Açıklamada, “Katliamı bir kere daha haykırmak için buradayız. Bu katliamı yapanlar bir gün mutlaka gerçek hukukun gereği olan yaptırımla karşı karşıya kalacaktır. 28 Aralık 2011 tarihinde saat 21.39 ile 22.24 arasında, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı savaş uçakları tarafından Irak sınırından Türkiye’ye geçmekte olan sivillerin üzerine bombalar yağdırıldı” denildi.
‘AKP güdümlü medya ve STK’ler sessiz’
Katliamda yaşamını yitirenlerden 19’u çocuk toplamda 34 kişinin hedef alındığına dikkat çekilen açıklamada, “Bu insanlar bir çatışmanın içinde değillerdi. Üzerlerinde herhangi bir silah yoktu. Ekmeklerini kazanabilmek için herkesin gözü önünde o gün o sınırdan öteye gitmiş, yüklerini almış ve dönüyorlardı. Katliamın ertesi gününde çocuklarının ve yakınlarının parçalanmış cansız bedenlerini katır sırtında battaniyeye sarılmış halde katliam yerinden taşınmasına dair görüntüler, halen tüm vahşetiyle zihinlerimizdeki yerini korumaktadır. Katliamın üzerinden geçen süreye rağmen AKP güdümlü medya ve sivil toplum kuruluşlarının sessizliği, o gün de vardı bugün de devam etmektedir” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamanın devamında şu sözlere yer verildi:
“Katliam tarihinden bugüne kadar Roboskîliler üzerindeki baskı ve şiddet, kesintisiz bir şekilde sürdü. Adalete erişim talepleri her seferinde zulümle karşılık bulan Roboskîlilerin yaşadığı bu bölgede, 10 yıllık zaman süresince askeri operasyonlar nedeniyle güvenlik güçlerinin bombalama faaliyetleri devam etti. Bu bombalamalar nedeniyle Roboskî sakinlerinin köy dışındaki yaşam alanları ciddi anlamda sınırlandırıldı. Yine Roboskî ve bölgenin birçok yerinde yasaklanan yaylalar ve ilan edilen özel güvenlik bölgeleri ile köylülerin ekonomik yaşamına büyük zararlar verildi. Yakınlarını kaybedenlerin yakınları aleyhine haksız ve hukuksuz davalar açıldı. Roboskî halkının sözcülerinden Veli Encü bugün böyle davalardan biri sebebiyle halen tutuklu bulunmaktadır.
Suçüstü yakalananlar serbest bırakıldı
Şemdinli’de Umut Kitabevi'ni bombalarken suçüstü yakalananlar serbest bırakıldı. Bildiğiniz üzere bu yıl içerisinde Deniz Poyraz’dan Konya’daki ırkçı saldırıya varana kadar birçok yerde halkımıza yönelik saldırılar devam etti. Tıpkı Roboski gibi Şenyaşar ailesi de katillerini yargılayabilecek bir mahkeme bulamıyor. Cumartesi Anneleri çocuklarının katillerini yıllardır arıyor. Servet Turgut’un katillerini tüm kamuoyu soruyor. Bizler tanıklık ettiğimiz bu acıların ve katliamların, onurlu bir barış fikrinden uzaklaşan militarist politikaların sonucu olduğunun altını çizmek isteriz.
İktidar görev başında
Heronların, insansız hava araçlarının sorgusuz, sualsiz insanları öldürmeye, infaz etmeye devam etmesinin hukukla izahı yoktur. İnsan haklarını ihlal eden bu savaş makineleri tarafından kendi yurttaşlarını bombalamak yargısız infazın bir başka halidir. Roboski Katliamı işlenirken karar alma düğmelerine basan, ekranlardan insanların nasıl öldürüldüğünü izleyen askerler, bürokratlar ve siyasal iktidar hala görev başındadır. Hepsi halkımızın vergileri ile finanse edilen koltukları işgal etmektedir.
Hakikat ortaya çıkarılmalı
Roboskî Katliamı’nda hakikat ortaya çıkarılmalıdır. Katiller tespit edilerek yargı önüne çıkarılmalı ve hukukun gereği yerine getirilmelidir. Kürt meselesinde bu ve benzeri katliamlara sebep olan salt güvenlikçi politikalardan vazgeçilmeli, onurlu bir barışın imkanları çoğaltılmalıdır. Bizler hafızamızda derin bir yara bırakan bu katliam için emri veren ve gerçekleştiren tüm sorumlular tespit edilene kadar mücadeleye devam edeceğiz. Roboskî’yi unutmayacağız ve unutturmayacağız.”







