'Yılın 11 ayında en az 144 kaçırma, ajanlaştırma ve tehdit yaşandı'

  • 13:11 30 Aralık 2021
  • Güncel
ANKARA - İHD, 2021 yılında yaşanan ihlallere ilişkin açıkladığı raporda, yılın 11 ayı içerisinde en az 144 kişinin kaçırma, ajanlaştırma ve tehdide maruz kaldığını açıkladı. Raporda ayrıca cezasızlık politikalarından kaynaklı insanların maruz kaldığı ihlallere ilişkin başvuru yapmaktan çekindiği vurgulandı. 
 
İnsan Hakları Derneği, 2021 yılı baskı ve tehdit yöntemleriyle ifade alma, ajanlaştırma ve kaçırma olaylarına ilişkin hazırladığı raporu, genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Raporu İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan okudu. 
 
15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasının devletin baskı politikası haline geldiğini aktaran Öztürk, “Darbe girişiminin ardından bu alanda yaşanan hak ihlallerinin arttığı, şikâyetlerin etkili bir şekilde soruşturulmadığı ve faillerin cezalandırılmadığı, yapılan başvurulardan ve basına yansıyan haberlerden de anlaşılmaktadır” şeklinde konuştu.
 
Tehdit ve kaçırma
 
2021 yılı Ocak-Kasım ayları verilerine göre en az 13 kişinin kaçırılarak ajanlık dayatmasıyla karşı karşıya kaldığını, tehdit edildiğini, faillerin ise işlem yapılmadan serbest bırakıldığını belirten Öztürk, en az 66 kişinin ise gözaltında veya gözaltı yerleri dışında ajanlık dayatmasına maruz kaldığını ve tehdit edildiğini söyledi. Öztürk, “Tehdit edilen kişilerden 12’si sosyal medya üzerinden tehdit edildiğini belirtmiştir. Sosyal medya yoluyla yapılan tehditlerin çoğunlukla siyasi parti çalışanlarına, üniversite öğrencilerine ve medya emekçilerine yönelik olduğu görülmektedir. Azınlık grup üyeleri de azınlık kimlikleri sebebiyle bu tehditlerin çok sık olarak yaşamaktadırlar” diye belirtti.  
 
Bir yılda 144 kaçırma ve tehdit olayı yaşandı
 
Yılın ilk 11 ayı içerisinde an az 144 kişinin kaçırılma, ajanlık dayatması ve tehditle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Öztürk, “2021 yılının ilk on bir ayı içerisinde İHD Genel Merkezi’ne 4, İHD İstanbul Şubesi’ne 36, İHD Ankara Şubesi’ne 10, İHD İzmir Şubesi’ne 7, İHD Diyarbakır Şubesi’ne 3, İHD Van Şubesi’ne 2, İHD Batman Şubesi’ne 1, İHD Dersim Şubesi’ne 1 ve İHD Mardin Şubesi’ne 1 kişi olmak üzere toplam 65 kişi başvuru yapmıştır” dedi.
 
 Cezasızlık politikaları
 
 Yurttaşların maruz kaldıkları bu durum karşısında savcılığa ve insan hakları örgütlerine başvuru yapmaktan çekindiklerini, başvuruların sonuçsuz kalması algısından kaynaklı gerçek sayılara ulaşamadıklarını ifade eden Öztürk, raporda belirtilen verilerin bile alandaki ihlallerin gün geçtikçe arttığına ve etkili bir soruşturma yapılmamasından kaynaklı ihlallerde de artış yaşandığına işaret etti. 
 
Kamuoyu baskısı
 
Yılın ilk ayında, İstanbul’da kaçırılan Gökhan Güneş’in işkence edildikten beş gün sonra serbest bırakılmasının kamuoyu baskısından kaynaklı olduğunu belirten Öztürk, devamında şunları kaydetti: “29 Aralık 2020 günü Ankara’da kaçırılan Hüseyin Galip Küçüközyiğit‘in kızının, derneğimizin ve Cumartesi Anneleri’nin çabaları sonucu oluşan kamuoyu baskısı sonuç vermiş, 13 Eylül 2021 günü Küçüközyiğit’in Ankara Sincan Cezaevi’nde olduğu öğrenilmiştir. Küçüközyiğit’in yaklaşık sekiz buçuk aylık işkenceden sonra serbest bırakılması bu alandaki çabaların boşa gitmediğini göstermiştir. Her iki vaka ile ilgili İHD’nin uluslararası başvuruları da olmuştur. Ancak Ağustos 2019’dan beri kaçırılarak kaybedilen Yusuf Bilge Tunç’un akıbeti halen bilinmemektedir.”
 
‘Türkiye’nin her yerinde sistematik bir yöntem olarak kullanıyorlar’
 
Başvurularda genellikle baskıların öğrenci, siyasi parti üyeleri, basın emekçileri, tutsaklar veya  tutsak ailelerine uygulandığının ortaya çıktığını dile getiren Öztürk, kaçırma ve tehdit olaylarının resmi görevli kişiler tarafından yapıldığını söyledi. Öztürk, “Ellerindeki devlet gücü vasıtasıyla bireylerin özel hayatına ilişkin bilgilere ulaşmakta ve bu bilgileri kullanarak kişilerin hassasiyetlerini istismar etmektedirler. Mağdurlar özel hayatlarındaki bilgiler de kullanılarak ve yardım edilecekleri vaadiyle ikna edilmeye çalışılmakta, çoğu durumda da tehdit yoluyla ajanlaştırılmaya çalışılmakta ve kişilere psikolojik işkence yapılmaktadırlar. Kişileri tutuklanmakla, kaçırılmakla, ölümle veya işkenceyle tehdit edilmekte ve yasa dışı ajanlığa zorlamaktadırlar. Bazı durumlarda kişiler aile üyeleri, çevreleri ya da tutuklu bulunan yakınları ile tehdit edilmektedir. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde daha yoğun biçimde kullanılan ajanlaştırma ve kaçırma yöntemleri Türkiye’nin her yerinde sistematik bir yöntem olarak kullanılmaya devam etmektedir” şeklinde konuştu.