Kuzey ve Doğu Suriye'de diplomatik ilişkiler: Sistemimiz dünyayı etkiledi

  • 09:04 31 Aralık 2021
  • Güncel
 
Gulîstan Şahîn
 
QAMIŞLO - Rojava Devrimi ardından başlayan diplomatik çalışmaların önemli bir boyuta ulaştığını söyleyen Kongra Star Demokratik İttifak ve İlişkiler Komitesi üyesi Ruken Ehmed, bir zihniyet devrimi yaptıklarını dile getirdi. 
 
Rojava Devrimi ile birlikte Kuzey ve Doğu Suriye’de kadın çalışmaları büyüdü ve yayıldı. 21’inci yüzyılda kadınlar, direniş ve mücadeleleri ile kadının sesini ve varlığını ortaya çıkardı. Kadınlar, Rojava Devrimi ile beraber birçok kazanım elde etti. Bu kazanımlardan en önemlisi de diplomasi oldu. Kazanımlarını korumak ve mücadelelerini duyurmak isteyen kadınlar, birçok diplomatik görüşme sağladı. Çalışmaların büyütülmesi ve genişletilmesi amacıyla Kongra Star Demokratik İttifak ve İlişkiler Komitesi 2016 yılında kuruluşunu ilan etti. Komite, Rojava Devrimi’nde önemli bir role sahip. 
 
Komitenin çalışmaları, diplomatik çalışmaların önemi ve kadın mücadelesine ilişkin Kongra Star Demokratik İttifak ve İlişkiler Komitesi üyesi Ruken Ehmed değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Halklar arasında demokratik ilişkiler kuruluyor’
 
Diplomasinin önemine işaret eden Ruken, diplomasinin biçim olarak 21’inci yüzyılda değiştiğini söyleyerek, diplomasinin eskiden yalnızca devletler arasında olduğunu belirtti. Ruken, “Ancak bu artık değişti. Teknik sosyal ağlar sayesinde dünya küçülmüş ve artık herkese kolaylıkla ulaşılabiliniyor. Devletlerle yapılan diplomatik görüşmeler eksik kalıyordu. Bugün artık toplumsal diplomasiler de yapılıyor bu nedenle. 8’inci kongremizde isim değişikliği yaparak, Demokratik İttifak ve İlişkiler olarak karar verdik. Halklar arasında artık demokratik ilişkiler kuruluyor. Geçmişte faşizme ve iktidara karşı birçok devrim yapıldı, ancak bunlar bastırıldı, diplomasinin önü kapatıldı. Diplomasinin devrimin sesini duyurmak ve boğulmaktan kurtarmak gibi bir önemi var. Biz de devrimimizi tüm dünyaya duyurmaya önem veriyoruz. Kaderimizi ancak verdiğimiz mücadeleyle değiştirebiliriz. Tarihten bugüne kadınlar öncülüğünde büyük mücadeleler, direnişler gerçekleşmiştir. İşbirliği düzeyinde, toplumda değişim ve dönüşüm yaratmak, demokratik sistemle birlikte çalışabilmemiz için kadınlar olarak elde ettiğimiz başarıları tüm kadınların evlerine taşımak istiyoruz. Tüm dünya DAİŞ’e karşı sesini çıkaramazken ya da karşısında mücadele etmekten tereddüt yaşarken bizler kadın öncülüğünde bir direnişi büyüttük ve kazandık” diye ifade etti. 
 
‘Sistemimiz tüm dünyanın dikkatini çekti’
 
Diplomatik çalışmaların dünya ve halklar üzerindeki etkisine değinen Ruken, birçok devrimi iç içe birlikte gerçekleştirdiklerini belirtti. Ruken şunları dile getirdi: “Devrimimiz, zihniyet devrimidir. Arap baharı Tunus’tan başladı ve hiçbir değişimin yaşanmadığını söyleyebiliriz. Bizim devrimimizin diğerlerinden farkının açıkça ortada olduğunu söyleyebiliriz. Devrimimiz ilk andan itibaren büyük değişimler yarattı ve bu herkes tarafından görüldü. Birçok devlet kendini ‘demokrasi’ ile anar ancak baktığınız zaman meclislerinde kadın kotası göremezsiniz. Kadınların söz sahibi olduğu, temsiliyetini ortaya koyduğu bir meclis yok. Eşbaşkanlık sistemi yok. Bu nedenle sistemimiz herkesin dikkatini çekiyor. Çünkü en fazla kadın kotası bizde, kadınlar her alanda öncülük rolüne sahip. Birçok enternasyonalist kadını mücadelemize, devrimimize dahil ettik. Beraber mücadele ettik. Askeri, siyasi ve toplumsal alanlarda büyük roller oynadılar. Birçok heyet ülkemizi ziyaret ediyor. Topraklarımıza geliyorlar. O heyetler birçok film ve kitap yazdı devrimimiz ile ilgili. İlişkilerimizin sürekli ve kesintisiz olduğunu söylemem mümkün.”
 
‘Kadınların katliam ve iktidarlık karşısında mücadelesi büyük’
 
Demokratik ulus perspektifini esas aldıklarını ve çalışmalarını bu esas üzerinden yürüttüklerini aktaran Ruken, demokratik ulus perspektifinin toplumdan başladığını ifade etti. Ruken, “Ayrıca sistemimize göre toplum kendi kendini yönetir. Uluslararası devletlerin iflasla karşı karşıya olduğunu söyleyebiliriz, ancak devrimlerimizde kadının rolü önemlidir ve birçok sorun kadının rolüyle çözülür. Tüm dünya sistemimizi örnek alıyor. Sistemimizde kadın kanunları ve kadın haklarının korunması var. Ortadoğu’nun İslam adı altında daraldığı bir dönemde önemli olan şudur; Kadın mücadelesi bütün soykırım, işgal ve iktidarlara karşıdır. Birçok öncü kadının iktidarlar tarafından hedef yapıldığını görüyoruz. DAİŞ’in kadınlara karşı yürüttüğü katliamı, soykırım yöntemini bugün Türk devleti kadınlara karşı yürütüyor. Bu yol ve yöntemle kadınların devrimini, direnişini, mücadelesini darbelemek istiyorlar. Kadınların korkmasını, geri adım atmasını bekliyorlar. Ancak biz çalışmalarımızla, mücadelemizle şehitlerimizin direnişini ve kazanımlarımızı koruyoruz. Geri adım atmayacağız” diye kaydetti. 
 
‘Demokratik ulus perspektifi’
 
Ruken, Kürt kadın mücadelesinde Sakine Cansız, Leyla Qasım, Sema Yüce ve daha nice kadın öncünün emeğinin olduğunu belirterek, kadın mücadele tarihine yaslandıklarını dile getirdi. Ruken, “Kongre Star 2005 yılında Yekîtiya Star ismiyle örgütlendi ancak diplomasi komitesini 2016 yılında örgütledi. Kadınların sesini tüm dünyaya duyurmak için kadın diplomasisinin kurulmasına da ihtiyaç vardı. Sivil toplum kurumları, mahkeme ve insan hakları Avrupa’da var bu nedenle Avrupa’yla ilişkilerimiz oluştu. Bu ilişkilerin oluşturulmasının ardından ziyaretler gerçekleştirdiler. Bugün Rojava’da Önder Apo’nun demokratik ulus fikrini esas alıyoruz ve gerçekleştiriyoruz. 2019’da Serêkaniyê’ye saldırı gerçekleştiğinde, Avrupa’da komiteler oluşturuldu ve içinde birçok kişi yer aldı. 12 ülkeden katılım olmuştu” ifadelerini kullandı. 
 
Ruken konuşmasının devamında şunları söyledi:
 
 “35 komite ‘Kadınlar Rojava’yı savunuyor’ şiarıyla ilk hamle yapıldı. Bu komite, bir saldırı ya da savaş söz konusu olduğunda rolünü oynuyor. Enformasyon komitemiz var. Ortadoğu’da iki senedir çalışmalar yürütülüyor. Ortadoğu inisiyatifi ‘işgalcinin soykırımına hayır hep beraber barış ve huzuru kuralım’ sloganıyla 35 kadın örgütünden oluşuyor. Bununla beraber Ortadoğu kadınlarının ikinci konferansı oldu ve biz de bunun üyesiydik. Değişim ve dönüşüm için bazı planlarımız var, pandemi yüzünden bazı diplomatik eksiklikler yaşandı. Çünkü komisyonlar gidip gelemiyordu biz de alternatif olarak çalışmalarımızı online yürüttük. Ortak bir yaşam ve çalışma hedefimiz vardı.
 
Birçok görüşme yapıldı
 
Yakın bir zamanda Lübnan, Katalonya, Madrid ve Bask’a ziyaretler gerçekleştirdi. Bu ülkeler bize davetiye de gönderdi. Diplomasi komitesi, Avrupa, Başur ve Lübnan’da kendini örgütlemiş. Lübnan’da Ortadoğu için bir toplantı gerçekleştirildi. Yıllık değerlendirmeler yapıldı. Toplantıda Ortadoğu perspektifimizi ne kadar tanıdığımızı görmeyi amaçladık. Avrupa’da ‘Kadınlar Rojava’yı savunuyor’ komitemiz var. Avrupa’da nasıl bir sistem ve çalışma yürütebileceğimizi, kendimizi nasıl örgütleyebileceğimizi tartıştık, tartışıyoruz. Bask da bize ziyaret gerçekleştirmemiz için davetiye gönderdi. Katalonya da kısa bir süre önce Özerk Yönetim sistemimizi kabul ettiğini duyurmuştu. Daha önce bir Katalonya heyeti bizi ziyaret de etmişti. Bask’da siyaset, sivil toplum, kadın örgütleri birçok alana ziyaretler yapıldı. Bask bu ziyaretten oldukça memnun kaldı. Görüşmelerde siyasi durumlar konuşulmuştu. Yaklaşık 12 gün boyunca komitemiz Bask’da görüşmelerini ve ziyaretlerini sürdürdü. 4 gün Katalonya, 4 gün de Madrid’de görüşmeler yapıldı. Mart ayında bir heyet olarak bizi ziyaret etmek istiyorlar. Görüşmelerde kooperatifler ve maddi manevi destekler noktasında da konuşulmuş. 
 
Projemiz dünyadaki tüm kadınlar içindir
 
Şu anda işimizi sürdürüyoruz ve amacımız tüm dünyaya göstermek. Diplomasi çalışmalarını topluma teslim ettik. Kadın örgütünü ve özgür insanları kamuoyuna ne kadar gösterirsek gösterelim, onların sesi olduğumuzu söyleyebiliriz. Önder Apo'nun özgürlüğü için yeni yılda yeni çalışmalar yürüteceğiz. İşgal ve soykırım konusundaki adımlarımız her zaman var ve mücadelemizin seviyesini yükselteceğiz. Devrimde kalmak sadece başarılarımız anlamına gelmez, bu yüzden başarılarımızı korumak için büyük işler yapacağız ve bir olacağız. Büyük bir özveri ile çalışacağız ve projemiz tüm dünyadaki kadınlara yöneliktir. Dünya kadınları da devrimimizi tüm tehlikelerden korumamız gerektiğini fark ettiler. Sistemimiz aracılığıyla topluluk içinde değişim ve dönüşüm inşa edebiliriz.”