4 bölgeden Ankara’ya ‘barış’ yolculuğu: Cezaevlerinden cenazeler çıkmasın

  • 09:11 5 Ocak 2022
  • Güncel
Dilan Babat-Öznur Değer 
 
ANKARA -Tutsaklar üzerinde artan baskı nedeniyle ve hasta tutsakların tahliye edilmesi talebiyle çeşitli kentlerden Ankara’ya “barış” yolculuğu düzenleyen tutsak aileleri, cezaevlerinden cenazelerin çıkarılmasını istemediklerinin altını çizerek “adalet” çağrısında bulundu.
 
Cezaevinde artan hak ihlalleri, hasta tutsakların tahliyelerinin engellenmesi ve tutsaklar üzerinde yoğunlaşan baskılar nedeniyle tutsak aileleri Diyarbakır ve Van’da hasta tutsakların tahliye edilmeleri talebiyle “Adalet Nöbeti”ne başladı. Diyarbakır, Batman, Mardin, Van, Hakkari gibi çok sayıda bölge kentinin yanı sıra İstanbul, Mersin ve Adana’dan çok sayıda tutsak aileleri, taleplerinin karşılanması için Ankara’da bir araya geldi. 4 Ocak’ta Halkların Demokratik Partisi (HDP) Meclis Grup toplantısına katılarak taleplerini Meclis’ten dile getiren tutsak aileleri ardından ise İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Gelecek Partisi’ni ziyaret etti.     
 
Tutsak aileleri Ankara’ya geliş amaçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak yaşanan zulmün son bulması çağrısında bulundu.  
 
‘Adalet için buraya geldik’
 
İstanbul’dan Ankara’ya “barış” için geldiğini ifade eden ve tutsak Ali Batur’un eşi Feleknas Batur, adaletin olmadığı bir yerde adalet aramaya geldiklerini kaydetti. Tutsaklar için Ankara’ya geldiklerinin altını çizen Feleknas, “Tutsaklarımız hasta, onlar için buraya geldik. Eşim hasta tutsak. Silivri Cezaevi’ne sürgün edildi ve çıplak aramaya maruz kaldı. Adalet için buraya geldik. Adalet istediğimiz için bizi zorla arabalara bindirerek Meclis önünden uzaklaştırdılar. Bunları kınıyoruz. Burada adalet yok” sözlerine yer verdi.
 
‘Zılgıtlarımız silah olarak görülüyor’
 
Zılgıtlarının bile bir silah olarak görüldüğünü söyleyen Feleknas, zılgıt attıkları için zor kullanılarak arabalara iteklendiklerini söyledi. Talepleri karşılanana kadar mücadelelerine devam edeceklerini vurgulayan Feleknas, “Eşim 5 yıldır cezaevinde ve daha çıkmasına 3 yıl var. Çok sayıda ameliyat geçirdi. Daha önce de ağır işkencelerden geçti. Şimdi de sürgün edildiği Silivri Cezaevi’nde işkencelere maruz kalıyorlar. Biz de bunun için bütün annelerle bir araya gelerek Ankara’ya geldik. Asla boyun eğmeyeceğiz. Adaletin sağlanmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
 
‘Barış ve özgürlük istiyoruz’
 
Oğlu 18 yıldır cezaevinde olan Muhsine Ay da “barış” için İstanbul’dan Ankara’ya geldiklerini dile getirerek, anneler olarak acı ve taleplerinin ortak olduğunu ifade etti. Edirne Cezaevi’nde tutulan oğlunun 2 aydır “kanlı ishal” teşhisi ile hastanede yattığını belirten Muhsine, “Oğlum ayağa kalkamıyor. Her yeri aradık ve durumunun kötü olduğunu belirttik. Bunun üzerine onu hastaneye götürdüler ancak serum takarak tekrar cezaevine götürmüşler. Anneler olarak barış ve özgürlük istiyoruz, savaş istemiyoruz. Adalet yok ve biz adaletin sağlanmasını istiyoruz” dedi.
 
‘Tek damla kanımız kalsa da mücadeleyi asla bırakmayacağız’
 
Oğlunun dizinde ve böbreğinde kitle olduğunu ve kronik rahatsızlıkları bulunduğunu dile getiren Muhsine, “Ülkede adalet yok. Bize koruculuğu dayattıkları için İstanbul’a göç etmek zorunda kaldık. Halkımıza düşman olmak istemedik ve göç ettik. Çocuklarımızın huzur içinde özgürce yaşamasını ve bu zulmün son bulmasını istiyoruz. Barış istediğimiz için bugün bize saldırdılar, bu tavrı kınıyoruz. Tek damla kanımız kaldığı sürece çocuklarımızın yanındayız ve mücadeleyi asla bırakmayacağız” diye belirtti.  
 
15 yaşında 60 yıl ceza
 
15 yaşında tutuklanarak 60 yıl hapis cezası alan ve 11 yıldır cezaevinde tutulan Mustafa Acet’in annesi Nedime Acet ise Şırnak’ın Cizre ilçesinden Ankara’ya gelenlerden. Bandırma Cezaevi’nde tutulan oğlu Mustafa’nın kendilerinden uzak olduğu için görmeye gidemediklerini kaydeden Nedime sözlerini şöyle sürdürdü: “3 yıldır oğlumu göremedim. Çocuklarımızın yakın yerlere getirilmesini istiyoruz. Çocuklarımız üzerindeki tecrit ve baskı son bulsun. Artık cezaevlerinden cenazelerin çıkmasını istemiyoruz. Bu zulüm son bulsun. Bu zulmü nereye kadar kabul edeceğiz? Cezaevlerinde tutsaklara saldırıyorlar, hasta tutsaklar tedavi edilmiyor. Adalet Bakanı varsa bir adalet sağlasın. Cizre’den Türkiye’nin başkentine kadar geldik. Artık bu zulüm son bulsun. Çocuklarımızın koşulları düzeltilsin. Uzak olduğu için görmeye gidemiyoruz. Bize yakın yerlere getirilmelerini istiyoruz. Tek derdimiz adalet.”