Gülistan Doku kaybedileli iki yıl oldu: Karanlık güçler var
- 10:24 5 Ocak 2022
- Güncel
Derya Ren
DERSİM - Gülistan Doku’nun kaybedilmesinde farklı etkenlerin olduğunu söyleyen arkadaşı Kadirye Gengeç, “Gülistan katledildi ve deliller profesyonelce yok edildi” derken, Dersim Kadın Platformu üyesi Şükran Yılmaz ise “Gülistan’ın kaybolmasında karanlık güçlerin yer aldığını tahmin ediyoruz” dedi.
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun Dersim’de kaybedilmesinin üzerinden 2 yıl geçti. MOBESE kameraları ile donatılmış kentlerin başında gelen Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana Gülistan ile ilgili en ufak bir kanıta ulaşılamadı. Baş şüpheli olarak gösterilen Gülistan’ın eski erkek arkadaşı Zainal Abarakov hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmazken, Gülistan’ın ailesi dönemin Dersim Valisi Tuncay Sonel başta olmak üzere yetkililer tarafından vaatler verilerek, oyalandı.
Gülistan’ın yurtta beraber kaldığı oda arkadaşı Kadirye Gengeç ve Dersim Kadın Platformu üyesi ve Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Dersim Şube Başkanı Şükran Yılmaz, delillerin yok edildiğine işaret etti.
‘Deliller profesyonelce yok edildi’
Kadirye, Gülistan'ın kaybedilişinin kendilerini duygusal anlamda çok etkilediğini belirtti. Yetkililerin kadınları hedef aldığının altını çizen Kadirye, “Yakın arkadaşları olarak biz de şüpheli durumdaydık. Ama bizden şüphelendikleri kadar erkek arkadaşından şüphelenmemeleri bizi çok kötü etkiledi. Gülistan ile aynı odada kaldığımız için kaybından sonra odaya giremez olduk her yerde anısı vardı, kokusu vardı, Dersim'de dahi olmak istemedik. Yetkililer sürekli intihar ettiğini öne sürüyorlardı ama nasıl olurda bir kadın arkasında hiçbir iz bırakmadan intihar etmiş olabilir ki. Gülistan katledildi ve deliller profesyonelce yok edildi. Erkek arkadaşının polisin oğlu olması da şüphelerimizi destekler nitelikte” dedi.
‘Gülistan’ın kaybolmasında farklı işler dönüyor’
Yaşamak istediklerini ancak kendilerini güvende hissetmediklerini belirten Kadirye, “Yanı başımızdaki bir kadının bu şekilde kaybolması aslında her an hepimizin kaybedilme ihtimalini daha da güçlendiriyor. Hiçbirimiz güvende değiliz. Katledilmemiz bazen tanıdığımız erkekler tarafından olmuyor, hiç tanımadığımız kişiler de katledebiliyor. Türkiye tam da böyle bir ülke. Kimsenin hayatımızı istediği gibi yönlendirmesini istemiyoruz. Bizler 2 yıldır her yerde Gülistan'ı soruyoruz. Ancak yetkililer baş şüpheliyi korumaya devam ediyor. Bunun nedenini bilemem ama tahmin yürütmek zor değil, şüpheli polis çocuğu olduğu için korunuyor. Bu nedenle de herhangi bir adım atılmıyor ve bir açıklama dahi yapılmıyor. Sadece polis çocuğu olduğu için değil başka işler de dönüyor. En kısa zamanda bir sonuç çıkmalı. Biz bugüne kadar Gülistan'dan vazgeçmedik bu günden sonra da vazgeçmeyeceğiz, her ne olursa olsun peşini bırakmayacağız” diye konuştu.
‘İpin ucu Tuncay Sonel’e dayanıyor’
Gülistan’ın kaybedilmesinden bu yana devletin işlerin üstünü örtmeye çalıştığını ifade eden Şükran Yılmaz ise, yetkililer tarafından detaylı bir soruşturmanın yürütülmediğini söyledi. Ailenin sadece “intihar etme” ihtimaline yönlendirildiğini kaydeden Şükran, “Zainal’ın evinde arama yapılmadı. Gülistan’ın arkadaşları ifadeye çağrılmadı. Bu ciddi bir ihmaldir. Eğer Gülistan’ın yerine Zainal kaybolsaydı her olasılık üzerine yoğunlaşılırdı. Ancak işin içinde devletin resmi çalışanları olunca durumlar farklılaşıyor. Bu duruma örnek verecek olursak Mehmet Ağar’ın oğlunun Pertek’te işlediği cinayet de var. Bu sıradan bir olay olsaydı, hemen aydınlatılırdı” ifadelerini kullandı.
‘Devlet olmanın gereği yerine getirilmedi’
Bu tür olayların üstünün örtülmesi için yetkililerin de dahil olduğunu vurgulayan Şükran, “Tuncay Sonel Süleyman Soylu’nun adamıydı. Ülkenin en karanlık kişiliklerden biri Süleyman Soylu’dur. Gülistan Doku olayının da buna dayandığını söyleyebilirim. Çünkü her ne olursa olsun olayın gerçek yüzü açığa çıkardı. Bu sıradan adli bir olay değildir. Gülistan’ın kaybolmasında karanlık güçlerin yer aldığını tahmin ediyoruz. Devlet devlet olmanın gereklerini yerine getirmedi. Aksine aileyi tek bir ihtimale odakladı. Öte yandan ailenin yaptığı eylem ve etkinliklere bizim dahil olmamız engellenmeye çalışıldı. Ailenin yapacağı her türlü eylem ve etkinlikte yer alacağız. Gülistan bulunana kadar mücadelemiz devam edecektir” diye konuştu.







