Tutsak aileleri TİHV ve TTB’yi ziyaret etti
- 18:02 5 Ocak 2022
- Güncel
ANKARA- Adalet Nöbeti Aileleri TİHV ve TTB’ye gerçekleştirdikleri ziyarette, dayanışma ve destek çağrılarında bulundu.
Hasta, infazı yakılan tutsaklara ve cezaevlerinde artan hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla Ankara’da bir dizi görüşme gerçekleştiren “Adalet Nöbeti Aileleri”nden oluşan bir heyet, gün boyu siyasi parti, demokratik kitle örgütleri ve meslek örgütleriyle görüşmelerini sürdürdü.
Aileler DEVA ve Sol Parti’nin ardından Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nı ziyaret etti.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı TİHV Yönetim Kurulu Üyesi Nihat Bulut, kuruluş amaçlarının işkence ve kötü muameleye karşı olduğunu ve bu anlamda uğraş verdiklerini, vermeye de devam edeceklerini söyledi. Nihat, “Özelde Kürt halkı üzerinde yoğun bir baskı var. Özellikle Kürt halkının özgürleşmesi olmadan Türkiye’de bir şey olmayacağını biliyoruz. Temel uğraşımız da gerek sokakta mücadele edenler gerekse de cezaevinden çıkanlara dönük çalışma yürütüyoruz. Kürt halkının mücadelesini yine Kürtlerle birlikte yürüteceğiz. Kürtlerin ve kadınların sayesinde başarı elde edeceğiz. Her türlü talebi karşılamaya hazırız” sözlerine yer verdi.
‘Mücadele eden özgürleşir’
Hakkı Ünlü de “Bu coğrafya zor. Dünya’nın merkezi olan Kürdistan’da bu zulüm tarih boyunca orada yaşayan halklara yaşatıldı. Ama mücadele edeceğiz. Mücadele eden özgürleşir, özgürleşen güzelleşir, güzelleşen de sevilir” diye aktardı.
Aileler ardından Türk Tabipler Birliği’ni (TTB) ziyaret etti. TTB’de heyeti, Merkez Konseyi üyesi Deniz Erdoğdu karşıladı. Adalet Nöbeti’nin önemine değinilen görüşmede, ailelerin eylem ve görüşmelerinin amacına dikkat çekildi. Görüşmede, tutsakların maruz kaldığı sorunlar ele alındı.
‘ATK’nin yanlı raporları’
Ardından konuşan Deniz Erdoğdu, devam eden sorunların farkında olduklarını belirtti. Güncel verilerden haberdar olmadığını ifade eden Deniz, “Aktarmanız iyi olur. Bizim de hekimler olarak elimizden geleni yapmamız gerek. Biz de cezaevinde yaşananları takip ediyoruz. Tutuklulardan bize çok sayıda mektup geliyor ve sağlık haklarıyla ilgili soruları paylaşılıyor. Kelepçeli muayene ile karşı karşıya kaldıklarını ve hastane sonrasında tecritte, izolasyonda kaldıklarını söylüyorlar. Yaşadıkları ikinci bir cezalandırma oluyor. Tek başına yaşamını idame edemeyenlerin cezaevinden tahliye edilmeleri gerekiyor. ATK’nin verdiği yanlı raporlar da sistemin, Adalet Bakanlığı’nın ve cezaevi yönetiminin işine geliyor. Böyle olunca da çok sayıda şikayet mektubu geliyor. Biz de ihmallerimizin olup olmadığını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
‘Siyasi tutsaklar daha çok cezalandırılıyor’
Tutsakların pandemiden ne kadar etkilendiklerine ilişkin ÖHD ile bir görüşme yaptıklarını belirten Deniz, “Onlara düzgün bakılmıyor ki tedavi edilsin. İhlaller ayyuka çıktı. Adalet değil intikamcı kararların verildiği, mahkemelerde savunmaların yapılmadığı, yalancı tanıklarla yüksek cezaların kesildiği bir sorun var ortada. Siyasi tutsaklar daha çok cezalandırılıyor. Bu anlamda ortak ne yapılacaksa basın açıklaması vb. elbette destek veririz. Bir şeyler yapmaya çalışalım” dedi.
‘Aysel Tuğluk’
Aysel Tuğluk’un durumuna dikkat çeken Deniz, “Biz Aysel Tuğluk için de imza verdik. O gündem oldu ama gündem olamayanlar da var. Sağlık ve insan hakları için biz yapabileceğimiz bir şey varsa üstleniriz” diye belirtti.
ATK raporları
Sonrasında konuşan Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Eş Genel Başkanı Bünyamin Şeker, cezaevinde artan baskılar ve tutsakların yaşamını yitirmesine dikkat çekti. Bünyamin, “Tutsakların intihar ettiğinin söylenmesi inanılır değil. Etkin soruşturmalar da yapılmıyor. ATK raporları ciddi sorun. ATK’nin sadece dosya üzerinde bir değerlendirme yapması kabuk edilemez bir durum. TTB’nin ATK raporlarına dair bir çalışması projesi var mıdır? TTB bu anlamda katkı sunabilir” ifadelerini kullandı.
Tekrar söz alan Deniz, “ATK’yi daha fazla eleştirmek ve çekinmelerini sağlamak gerekiyor” dedi.
Ardından tutsaklar için neler yapılabileceği üzerine fikir alış-verişi yapıldı.
Aileler Ankara'daki temaslarını sonlandırdı. Akşam saatlerinde Diyarbakır'a dönecek olan aileler orada da sivil toplum örgütleri ve demokratik kitle örgütleri ile temaslarını sürdürecek. Aileler talepleri karşılanana kadar mücadelelerine devam edeceklerini vurguladı.







