Barış İçin Akademisyenler: Komisyonun ret kararını ret ediyoruz

  • 14:19 11 Ocak 2022
  • Güncel
İSTANBUL- Siyasi iktidar tarafından ‘sivil ölüme’ mâhkum edildiklerine vurgu yapan Barış İçin Akademisyenler, OHAL Komisyonu’nun verdiği ret kararlarını reddettiklerini ve barış mücadelesini sürdüreceklerini yinelerken, Komisyon hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti. 
 
Barış İçin Akademisyenler, Kürt illerinde devam eden sokağa çıkma yasakları sürecinde yaşanan ihlallere dikkat çekmek ve hükümete bu konuda sorumluluklarını  hatırlatmak için kamuoyuna deklere edilen "Bu Suça Ortak Olmayacağız" başlıklı bildiriye imza atmalarının 6'ıncı yılında  basın toplantısı düzenledi. “Gasp Edilen Hakları Geri Alacağız, Barışa İmza 6 Yaşında”  şiarıyla Taksim'de bulunan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) İstanbul 6 No'lu Şubede, düzenlenen toplantıda "Gasp edilen haklarımızı geri alacağız" pankartı açıldı. 
 
‘Tehditler, tutuklamlar, hedef göstermeler…’
 
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevinden ihraç edilen akademisyen Aslı Aydemir, 2015’te ağırlıklı olarak Kürt illerinde yaşanan hak ihlallerine tepki gösterdiklerini ve bu nedenle “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriye imza attıklarını söyledi. İktidarın yeniden savaş politikalarına yönelmesine itiraz ettiklerini vurgulayan Aslı, söz konusu bildiriyle “barış masasına” dönme çağrısı yaptıklarının ancak bu çağrılarının şiddetle reddedildiğini vurguladı. Aslı “İktidarın bu çağrıyı şiddetle reddetmesiyle birlikte hedef gösterildik, gözaltılar, linç girişimleri, tehditler, tutuklamalar ve işten çıkarmalarla karşı karşıya kaldık” dedi.
 
‘Sivil ölüme mahkum edildik’
 
2016 sonrasında ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) ile birlikte çıkarılan KHK’ler ile 406 akademisyenin görevinden men edildiğini hatırlatan Aslı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özel yaşam, aile yaşamı, seyahat, çalışma, sosyal güvenlik ve benzeri yurttaşlık haklarımız ihlal edildi. İşsizlik ve sosyal güvencesizlik başta olmak üzere halen devam eden bu ihlallerle tüm KHK’liler gibi bizler de ‘tek adam rejimi’ kurmak isteyen siyasal iktidar tarafından ‘sivil ölüme’ mâhkum edildik. İktidarın savaş politikasını eleştirdik diye ‘örgüt propagandası’ yapmakla suçlandık, Ağır Ceza Mahkemeleri’nde yargılandık. Hukuksuzca cezalandırılan, hatta hapis yatan arkadaşlarımız oldu. 11 Ocak 2016’dan beri maruz kaldığımız baskı, yıldırma ve cezalandırmalar, Anayasa Mahkemesi‘nin (AYM) ifade özgürlüğü ve akademik özgürlüklere sahip çıkan kararı ile bir nebze olsun hafifledi, hakkımızdaki ağır ceza davaları beraatle sonuçlandı” ifadelerini kullandı.
 
‘Suç duyurusunda bulunacağız’
 
KHK ile ihraç edilen bir diğer akademisyen Ali Ekber Doğan ise OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na  başvuruda bulunduklarını ancak Komisyonun 28 Ekim 2021 tarihinden itibaren başvuruların neredeyse tamamını reddettiğini söyledi. Bu durumun ciddi bir hukuk skandalı olduğunu vurgulayan Ali Ekber, “Bu basın açıklamasının ardından avukatlarımızla birlikte, Komisyonla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunacağımızı da kamuoyuna duyurmak isteriz. OHAL Komisyonunun ret kararı iktidarın Barış Akademisyenlerine karşı hak ihlallerinin devamı konusundaki ısrarını gösteriyor” diye konuştu. 
 
Ret kararının haksız ve hukuksuz olduğuna dikkat çeken Ali Ekber, “Siyasi iktidarın bize yaşatmak istediği ‘sivil ölüme’ karşı demokratik dayanışmanın, üniversite özerkliğinin yok edilmesine karşı mücadelenin ve akademik özgürlükleri savunmanın yaşamsal önemini bir kez daha hatırlatıyoruz” diye konuştu. 
 
‘Ret kararını reddediyoruz!’
 
Ali Ekber son olarak, OHAL Komisyonu’nun verdiği ret kararlarını reddettiklerini ve barış mücadelesini sürdüreceklerini bir kez daha yineledi.