Aysel Tuğluk konuşamıyor, kitap okuyamıyor, TV izleyemiyor
- 09:01 12 Ocak 2022
- Güncel
Öznur Değer
ANKARA - Aysel Tuğluk’un her geçen gün durumunun kötüye gittiğini ifade eden abisi Alaattin Tuğluk, “Kalkamıyor, kitap okuyamıyor, iletişim kuramıyor, televizyon seyredemiyor ve kimseyle konuşmuyor” diyerek yeni bir teşhis sürecinin başladığını söyledi.
Kürt siyasetinin önemli isimlerinden olan, kadın mücadelesiyle, direnişiyle tanınan ve Türkiye’nin ilk eşbaşkanı olan Aysel Tuğluk, 5 yılı aşkın süredir Kocaeli Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Annesi Hatun Tuğluk’un 13 Eylül 2017’de cenazesine yapılan ırkçı saldırının ardından sağlık sorunları yaşamaya başlayan ve "demans" teşhisi konan Aysel’in sağlık durumu her geçen gün ağırlaşıyor.
Kocaeli Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) Aysel hakkında verdiği “cezaevinde kalamaz” raporuna karşı İstanbul ATK’nin “cezaevinde kalabilir” yönünde rapor oluşturmasına tepki gösteren ve Aysel’in özgürlüğünü talep eden binlerce kadın çeşitli kampanyalarla durumuna dikkat çekiyor. En son “Aysel Tuğluk için 1000 Kadın” başlıklı kampanya ile binlerce kadın Aysel’in özgürlüğünü haykırdı. Başlatılan kampanya kapsamında yine binlerce dijital medya kullanıcısı “#BinlerceAyseliz” hashtagiyle paylaşımlarda bulunarak Aysel’in bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Abisi Alaattin Tuğluk, Aysel’in durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
'Anlık davranışları kaybolmaya başladı'
Görüşe giden Alaattin, 2 ay öncesine kadar yalnızca kapalı görüş yapıldığını, ancak 2 aydır ayda bir defa olmak üzere açık görüş de yapabildiğini ifade etti. Her hafta görüşe gittiğini kaydeden Alaattin, görüşe dair izlenimlerini şu şekilde paylaştı: “Hareketleri çok yavaşladı. Kapalı görüşte cam arkasında telefonla görüşülüyor. Telefonu alması, kulağına doğru götürmesi zaman alıyor. Biz o sırada sabırla bekliyoruz. Ardından konuşmaya başlayınca kişileri unutuyor. Çok yakınımızdakileri değil de ikinci ve üçüncü dereceden tanıdıkları hatırlamıyor. Son görüşmemizde, açık görüşte benimle birlikte kapıya gelmek istedi. O sıra nerede olduğunu unuttu sanırım. Gardiyanlar ise ‘bu tarafa’ diye seslendi ona. Bu durum beni oldukça üzdü. Bu da anlık davranışlarının da kaybolmaya başladığını gösteriyor. Durumu gittikçe ağırlaşıyor. Daha önce bu kadar değildi.”
‘Kitap okuyamıyor, yataktan kalkamıyor’
Aysel’in daha önce koğuşunda spor yaptığını ancak son 3 aydır spor dahi yapamadığını dile getiren Alaattin, koğuş arkadaşlarının Aysel’in yatağa kilitlendiğini, kalkamadığını, kitap okuyamadığını aktardığını belirtti. Kardeşinin iletişim kurmadığını, TV seyretmediğini ve kimseyle konuşmadığına dikkat çeken Alaattin, “Ona ‘Okuyor musun’ diye sordum. ‘Okuyamıyorum’ dedi. ‘Biraz Anayasa çalış, sana iyi gelir’ dedim ama okuyamıyor. Sosyal hiçbir aktivitesi yok şu anda” sözlerine yer verdi.
‘Yeni bir teşhis süreci başladı’
Avukatlarının 2 ATK raporunun ardından üst mercilere yaptığı başvuru üzerine yeni bir teşhis (sağlıklı olup olmadığı üzerine) sürecinin başladığı bilgisini paylaşan Alaattin, nasıl bir sonuç çıkacağını beklediklerini kaydetti. ATK’nin sunulan raporları reddettiğine işaret eden Alaattin, “Ben kardeşimin tedavi edilmesini istiyorum. İnfaz erteleme veya ev hapsi ne olursa olsun tedavisinin yapılmasını istiyorum. Bu cezaevi koşullarında yapılabilecek bir tedavi değil. Çok riskli bir şey. Cezaevi, çeşitli davranış göstermesi mümkün olmayan bir yer. Bu hastalık karşısında fiiliyatın artması gerekiyor. Dışarı çıkması, markete gitmesi gerekiyor. Beyin işlevinin durmaması gerekiyor. O nedenle de sürekli bir hareket halinde olması gerekiyor. Ben sadece hukuki hakkımızı elde etmeye çalışıyorum” şeklinde konuştu.
‘ATK son raporu verecek’
Şu anda yeniden bir teşhis için Aysel’in hastaneye gittiğini sözlerine ekleyen Alaattin, yeni bir heyet raporu oluşacağını söyledi. Bu raporun da ATK’ye gideceğini kaydeden Alaattin, bu doğrultuda ATK’nin son raporunu vereceğini belirtti. Alaattin, Kocaeli’deki hastanelerin teşhis için yetersiz bulunduğunu, bu nedenle de Aysel’in İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne götürüldüğünü dile getirirken, psikiyatri görüşünün Bakırköy’deki hastaneden alınacağını vurguladı.
‘Çıkıp annemin mezarını ziyaret etmesini istiyorum’
Aysel’i bile bile ölüme terk etmenin vicdanen doğru olmadığının altını çizen Alaattin, annesi Hatun Tuğluk’un cenazesine yapılan saldırıyı hatırlattı. Alaattin, tek isteğinin Aysel’in tedavi koşullarının sağlanması olduğuna dikkat çekerek, sözlerini şu cümleyle sonlandırdı: “Aysel çıksın ve annemin mezarında biraz ağlasın.”







