Sendikalardan tarikat açıklaması: Karanlığa teslim olmayacağız

  • 18:03 13 Ocak 2022
  • Güncel
ANKARA - Cemaat yurdunda gördüğü baskı nedeniyle intihara sürüklenen Enes Kara için açıklama yapan sendika temsilcileri, cemaat ve tarikatların kapatılmasını istedi.
 
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Ankara Şubeleri, Ankara Tabip Odası (ATO), Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Ankara Şubesi, Eğitimciler Derneği (Eğit-Der) Ankara Şubeleri  ve Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği (Öv-Der) tarikat yurdunda gördüğü baskı nedeniyle intihara sürüklenen Enes Kara için basın açıklaması gerçekleştirdi. Eğitim-Sen 5 Nolu Şube önünde yapılan açıklamaya sendika temsilcileri katıldı.
 
Açıklamada, “Gericiliğin yaşamları karartmasına izin vermeyeceğiz! Cemaat-Tarikat yurtları kapatılsın” yazılı pankart açıldı. Açıklamada sıklıkla “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Gerici, ırkçı eğitime hayır", “Tarikat yurtları kapatılsın" sloganları atıldı.
 
‘Ayağınızı denk alın’
 
Öv-Der Genel Başkanı Enver Önder, intihara sürüklenen gençlerin bir iki tane ile sınırlı olmadığının altını çizerek, “Bunlar sadece başına yansıyanlar. Ekonomi kadar çocuklarımıza ve eğitimimize sahip çıkmamız gerekiyor. Ayağınızı denk alın bu insanlar mezar için yetiştirilmiyor” diye belirtti.
 
‘Mücadelemizi sürdüreceğiz’
 
Ardından Veli-Der Ankara Şube Başkanı Hülya Daran Deveci, çocukların yurtlarda kalmak zorunda kaldığına dikkat çekti. Çocuklarının sahipsiz olmadığını belirten Hülya, “Biz çocuklarımıza sahip çıkıyoruz. Barınma hakkı temin edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.
 
Açıklama metnini ise Eğitim-Sen 5 Nolu Şube başkanı Mutlu Aslan okudu.
 
‘Enes’ten özür diliyoruz’
 
Bundan üç ay önce üniversite öğrencilerinin yaşadığı barınma sorunlarının, öğrencileri ve ailelerini büyük bir çaresizliğe ittiğini dile getirdiklerini hatırlatan Mutlu, “Ve bugün, bir cemaat evinde yaşadığı baskılar ve kötü koşullar nedeniyle hayatına kıyan bir öğrencinin, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi ikinci sınıf öğrencisi Enes Kara’nın intiharı nedeniyle yine bir basın açıklaması yapıyoruz. Enes kardeşimizden özür diliyoruz! Onu karanlığın ve zorbalığın elinden kurtaramadığımız için, onu cemaat ve tarikatların bağnaz ve yobaz zihniyetinden çekip alamadığımız için, ona ücretsiz, kamusal, nitelikli barınma hizmeti sağlayamadığımız için, ona özgür, demokratik ve laik bir Türkiye’de yaşama şansı veremediğimiz için, Enes’ten özür diliyoruz” dedi.
 
‘Bu acının sorumlusu, siyasi iktidardır’
 
Enes için yerine getirilmeyen her şeyin ülkedeki milyonlarca gence sözleri ve borçları olduğunu kaydeden Mutlu, Enes’in acısını derinlerde hissettiklerini ifade etti. Yaşanan acının gerçek sorumlularını bildiklerini dile getiren Mutlu, “Bu acının sorumlusu, gençlerin barınma talebine kulak tıkayan, ‘barınamıyoruz, geçinemiyoruz’ diye haykıran gençleri şiddetle susturanlardır. Bu acının sorumlusu, yoksul aile çocuklarını cemaat ve tarikat evlerine mahkum edenlerdir. Bu acının sorumlusu, cemaat ve tarikat yurtlarında, evlerinde yaşanan tüm kepazeliklere, işlenen tüm suçlara göz yumanlardır. Bu acının sorumlusu Aladağ’da, Karaman’da, Kaimder’de, Alimder’de çocuklarımızın maruz kaldıklarını ört bas edenlerdir. Bu acının sorumlusu laikliği yok sayarak, dinci gericiliği tüm topluma egemen kılanlardır. Bu acının sorumlusu, siyasi iktidardır” diye belirtti.
 
‘Öğrencilerin barınma hakkı karşılanmalı’
 
Okul öncesinden yükseköğretime kadar her aşamada eğitimin ücretsiz, nitelikli ve laik bir kamusal hizmet olarak sunulması gerektiğine dikkat çeken Mutlu, “Öğrencilerin eğitim, öğretim ve barınma ihtiyaçları kamusal kaynaklar tarafından karşılanmalıdır. Cemaat ve tarikatların eğitimin herhangi bir aşamasına, herhangi bir biçimde dahil olması engellenmelidir. Mevcut cemaat, tarikat ve vakıf yurtları derhal kamulaştırılmalıdır. Okullardaki dinselleştirme politikalarına son verilmeli, müfredattaki tüm dinci-gerici unsurlar kaldırılarak, eğitim-öğretim bilimsel ve laik temelde şekillendirilmelidir” şeklinde konuştu.
 
‘Çocuklarımıza eşit, özgür umutlu bir Türkiye bırakacağız’
 
Mutlu şu ifadelere yer verdi: “Çocuklarımızın kendi yaratmadıkları, kendi istemedikleri, kendi seçmedikleri koşulların baskısı altında ezilmesine izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın sorumlusu olmadıkları ekonomik krizin zorlukları, gericiliğin bağnazlığı, iktidarın şiddeti altında mutsuz biçimde yaşamasına göz yummayacağız! Çocuklarımızın toplumun dayatmaları altında değil, kendi hayalleri doğrultusunda yaşaması için mücadele edeceğiz. Çocuklarımıza eşit, özgür, demokratik, laik ve umutlu bir Türkiye bırakacağız.”
 
Açıklama sloganlar eşliğinde son buldu.