HDP'li Sultan Özcan: Yeniye giden yolların kapılarını aralayan bir toplantı oldu

  • 09:17 20 Ocak 2022
  • Güncel
Dilan Babat
 
ANKARA - HDP MYK üyesi Sultan Özcan, sol, sosyalist güçlerle yaptıkları toplantının “birlik görüşmesi” olmadığına dikkat çekerek, “Kamuoyuna açıkladığımız üç noktada ortaklaştık, diğer konuştuklarımız önümüzdeki dönemlerde ihtiyaç duydukça ele alacağımız, bazı ilkeleri tartışacağımız, bazı konuları derinleştireceğimiz bir ana hattı oluşturdu” dedi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın davetiyle aralarında Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Emek Partisi’nin (EMEP) de olduğu sol siyasi partiler Ankara’da bir araya geldi. Basına kapalı yapılan toplantıya EMEP, TİP, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP),Türkiye Komünist Partisi (TKP), Halkevleri, Emekçi Hareket Partisi (EHP) temsilcileri katıldı. Yapılan toplantının ardından ortak yapılan açıklamada, ortak mücadele vurgusu yapılırken, toplumsal sorumluluğu yerine getirmenin kararlılığı da kaydedildi.
 
Toplantıya katılan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Sultan Özcan toplantının içeriği ve bundan sonraki yol yöntemlerine ilişkin JINNEWS’e değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Mücadele güçlerine ciddi olanaklar sunuyor’
 
27 Eylül’de “Demokrasiye Çağrı” deklarasyonunda 11 madde sunduklarını hatırlatan Sultan, bunu sadece siyasi partilerle sınırlı kalmayıp toplumun tüm kesimlerine ulaştırdıklarını belirtti. Sultan,“Millet ittifakı bileşenleri bir çıkış yolu olarak ‘sandığa’ gitme meselesini çokça dile getirmeye başladı. 4 yılda bir sandık geliyor ve hesap verin onay verin deniliyor. Ülkenin bütün geleceğini ve 4 yılda bir vatandaşın sadece mühür hakkı olduğuna indirgeyen bir yaklaşım söz konusu. Elbette bizlerin bu görüşmeleri de ‘sandık’ odaklı olduğu algısı da yaratılıyor. Ama biz  ‘demokrasi ittifakı’ derken sadece sandıkla gideceğimiz bir ittifaktan söz etmedik. Sokakta bütün mücadele alanlarında, yan yana olduğumuz devrimci demokratik güçlerle aynı zamanda ‘birlikte ne yapabiliriz’, ‘mücadele zemini nasıl kılabiliriz’ üzerine görüşüyoruz. Sadece şimdi değil, bütün ihtimallerin kıyısında olduğumuz bir aralıktayız. Doğru kullanılırsa mücadele güçlerine çok ciddi olanaklar sunuyor. Mevcut iktidarı göndermeyle sonrasının inşasında bir mücadele zemini gerekiyor. Bunun sürekliliğinin sağlanacağı ve mücadele ortaklığı gerekiyordu” dedi. 
 
‘Ana hattımız oluştu’
 
Sol, sosyalist güçlere gönderdikleri davetin içeriğinde  “çoklu krizden çıkışın” nasıl olması gerektiğinin de yer aldığına dikkat çeken Sultan, “Ekonomik, ekolojik, siyasal krizden kaynaklı toplum nefes alamaz durumda. Böyle bir dönemde buna kaynaklık eden rejimi ve buradan çıkışı sorgulayacak bir durdurma, geriletme ve göndermeye hizmet edecek mücadele birliğini konuşmak istedik. Buluşmamız bu kapsamda oldukça ılımlı bir havada başladı ve bu davetin ihtiyaç olduğu noktasında konuşmalar yapıldı. Kamuoyuna açıkladığımız üç noktada ortaklaştık, diğer konuştuklarımız önümüzdeki dönemlerde ihtiyaç duydukça ele alacağımız, bazı ilkeleri tartışacağımız, bazı konuları derinleştireceğimiz bir ana hattı oluşturdu.  Ama esas olarak faşizmin panzehiri ortak mücadele.  Bu öfkeyi nasıl bir mücadeleye ve umuda evirebilirizin ortak yükümlülükleri konusunda hem fikirdik” diye belirtti. 
 
‘Bütüncül bir görüşme ama birlik görüşmesi değildi’
 
Her şeyi masaya koyan ve bütüncül bir görüşme olduğunu ama bunun bir “birlik görüşmesi” olmadığını bir mücadele birliği oluşturmanın,  yöntemlerinin konuşulduğu bir buluşma olduğuna vurgu yapan Sultan şöyle devam etti: “Her konuda konuşuldu. Yaşanılan krizleri bir yanıyla ele alacağımız durumlar olmadığından kaynaklı sosyal hakların, demokratik üniversitelerin gerçekleşeceği konuları da ele aldık. Bütün bu güçlerin bir kararlılıkla bunu birleştirip bir güç haline getirmeliyiz. Gelen çığı durdurmayı, dönüştürmeyi göndermeyi ve yeniye giden yolların kapılarını aralamayı hedefleyen bir toplantıydı.”
 
‘Mücadele birliğinin başlangıç zemini’
 
Bütün ezilenlerin, yok sayılanların ve bu düzenden canı yananların öfkesini umuda çevirecek bir ortak adrese ve güç birliğine ihtiyaç olduğunu bu ihtiyacı da mücadele zemini üzerinden başlattıklarını dile getiren Sultan, masada bulunan herkesin ortak mücadeleyi sürdürme kararlığında olduğunu kaydetti. Sultan, “Bununla ilgili bu görüşmelerin sürekliliği sağlanması üzerine ortak mutabakat sağlandı. Konuları takvimlemek, hayata geçirmek, örgütlemek ve planlamak konularını önümüze görev olarak koyduk. 8 siyasal oluşum ile yan yana geldik ama bununla kendini sınırlamayan, bütün mücadele dinamikleri ile kendisini genişletme kararı aldık. Metnimizi tamamlarken şunu ifade ettik; ‘Burada yan yana gelen bizler toplumsal sorumluluğumuzun farkında olarak gereğini yerine getirmeye kararlıyız. Umutla, dayanışmayla, dirençle, mücadele’ ile tamamladığımız bir metni kamuoyu ile paylaşmış olduk. Her zaman alanlarda yan yana geliyoruz ama bu dönem itibariyle bir mücadele birliği başlangıç zemini olarak tasarlandı. Bu kararlarımız süreklilik ve hayata geçirilecek bir mücadele birliği çalışmaları olarak devam edecek” şeklinde konuştu. 
 
‘Yeni bir geleceği inşa etmeyi hedefliyoruz’
 
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “erken seçim” olmayacak sözlerine de değinen Sultan son olarak şunları belirtti: “Ne dediğine değil bizler ne yaptığına bakıyoruz. Sandık ve seçim konusu Türkiye halklarının onun siyasi temsilcilerinin, Meclis’te grubu olanların ve olmayanların ‘erken seçim hemen seçim’ konulu çalışmalar var. Bir baskın seçim onu buna zorlayacak bir toplumsal muhalefet zemini geliştiğinde her şeyin mümkün olabileceğini umudunu taşıyoruz. Bütün eril çatışmacı, toplumu yanıltmaya konumlanmış bir iktidara karşı bizler ortak sözümüzü, mücadelemizi, kavgamızı ve geleceği birlikte kurmaya olan inancınızı ve iddiamızı güçlendirmeye daha çok vakit ayıracağız. Sokaklarda mücadele hiç bitmiyor her alanda büyük bir mücadele var. Biz bu dalga dalga olan mücadele alanlarını buluşturmayı ve yeni bir geleceği inşa etmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.