İHD raporu: İç Anadolu Cezaevleri'nde 231 hasta tutsak var
- 13:32 21 Ocak 2022
- Güncel
ANKARA - İHD Ankara Şube Hapishaneler Komisyonu’nun 3 aylık raporuna göre “İç Anadolu Hapishaneleri’nde” 83’ü ağır olmak üzere 231 hasta tutsak bulunuyor. Raporda Seydişehir T Tipinde kendilerini JİTEM olarak tanıtan kişiler tarafından 6 tutsağın sabahtan akşama kadar sorguya çekildiği bilgisi de yer aldı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Hapishaneler Komisyonu, “İç Anadolu Bölge Hapishaneleri Ekim-Kasım-Aralık aylarını kapsayan 3 aylık “Hak İhlal Raporu”nu şube binasında düzenledikleri basın toplantısıyla açıkladı.
Raporu, İHD Hapishaneler Komisyonu Eş Sözcüsü Nuray Çevirmen ile Hapishaneler Komisyonu üyeleri avukatlar Ümit Can Akbulut ve Ömer Faruk Yazmacı okudu.
22 cezaevinden 148 başvuru
Raporda, 22 cezaevinde yaşanan hak ihlalleri için 148 başvuru yapıldığı belirtildi. Söz konusu başvurulardan 18’inin kadın tutsaklar tarafından yapıldığına dikkat çeken Nuray, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan Ceza İnfaz Kurumları İstatistiklerine göre; cezaevlerinde toplam 297 bin 726 tutuklu ve hükümlü bulunduğunu ifade etti.
Yaşamını yitiren tutsaklar
“Hapishanelerde Ölümler”, “Sağlık Hakkı”, “İşkence ve Kötü Muamele”, “Disiplin Cezaları ve İnfaz”, “Baskılar, İletişim Yasakları ve Diğer Sorunlar” ve “Sonuç ve Öneriler” şeklinde 6 başlıktan oluşan raporda, yaşamını yitiren tutsaklar Bangin Muhammed, Garibe Gezer, Abdulrezak Şuyur, Halil Güneş, İlyas Demir, Vedat Erkmen ve Uğur Demirbay’a dikkat çekildi.
83’ü ağır 231 hasta tutsak
“İç Anadolu Bölge Hapishanelerinde” 3 ayda tespit edebildiği kadarıyla, 39’u kadın olmak üzere en az 231 hasta tutsağın bulunduğu bilgisi yer alan raporda, tutsakların 83’ünün ağır hasta olduğu vurgulandı.
Raporda tutsakların sağlık hakkına erişimde maruz kaldıkları hak ihlalleri şöyle sıralandı:
Tutsağa yanlış iğne verildi
“*Tek kişilik, sağlıksız nakil araçları ile sevkler yapılmakta; bu durum özellikle kalp, astım, epilepsi hastalarının sağlıklarını kötü etkilemektedir.
*Mahpuslar kelepçeli muayene edilmekte, kelepçeli halde hastane sevkleri yapılmaktadır.
*Mahpuslara uygulanan ağız içi aramalardan kaynaklı hasta mahpuslar hastaneye gidemiyor.
*Hasta mahpuslar revire geç çıkarılmakta, hastane sevkleri ya geç yapılmakta ya da hiç yapılmamaktadır. Ayrıca rutin yapılması gereken test ve kontroller de aksamaktadır.
*Adli Tıp Kurumu politik tutum izleyerek ‘Hapishanede Kalamaz’ raporu vermemekte, tam teşekküllü hastane ve üniversite hastanelerinin ‘Hapishanede Kalamaz’ raporları kabul edilmemekte ve ağır hasta mahpusların infazları ertelenmemektedir.
*Diyet yemeği ihtiyacı olan mahpusların diyet yemeği talepleri karşılanmamaktadır.
*Ağır psikolojik rahatsızlıkları olan mahpuslar tahliye edilmiyor.
*Mahpusların diş tedavileri yapılamamaktadır.
*Afyon 1 Nolu T Tipinde yaşı ilerlemiş ve hasta mahpusların yanına daha genç olanların verilmediğini ve bu da hasta mahpusların yaşamlarını zorlaştırmaktadır.
*Ağır hasta ve engellilik durumuna karşın bu hasta mahpusların ayakta sayım vermeye zorlanmaktadır.
*Afyon’da revire çıkmak için mazgaldan bakan memura yetki verildiği için revire çıkmak isteyen mahpusa iyisin diyerek revire çıkartmadıkları ve ilaç yazdırmadıkları aktarılmıştır.
*Hasta mahpusların kaldıkları karantina odalarının havalandırma kapıları açılmıyor bu da hastalarının durumlarının daha da kötüleşmesine neden oluyor. Birçok hasta mahpus karantina oda koşullarından kaynaklı hastanelere gitmiyor.
*Mahpuslar kullanmış oldukları ilaçların temininde zorluklarla karşılaşmaktadır.
*Bir mahpusun, raporu ve ihtiyacı olmasına rağmen ortopedik yatak ihtiyacı karşılanmıyor.
*Bolu F Tipi Cezaevinde tutulan Şeyhmus Musa’ya ameliyat öncesi yanlış ilaç verildiği, ilacı kullandıktan bir müddet sonra rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı aktarılmıştır.
*Bolu F Tipi Cezaevinde hastaneye gidişlerde askerler tarafından maskelerin tellerinin çıkartılmasının istendiği aksi halde hastaneye götürmeyeceklerini söyledikleri, maske tellerini çıkarttıklarında ise maskenin bir koruyuculuğunun kalmadığı aktarılmıştır.
*Bolu havasının soğuk, nemli ve kirli olduğundan dolayı astım ve diğer romatizmal rahatsızlıkları olanların daha iyi iklimi olan yerlere gönderilme talebi karşılanmıyor.
*Kayseri 1 Nolu T Tipinde bir mahpusun oksijen maskesini değiştirmedikleri ve ayda bir tane verip ‘idare et’ dedikleri aktarılmıştır.
*Kırşehir E Tipi Cezaevinden troid Kanseri bir hasta mahpus ameliyat edilmiş, 60 dikişin 35’inin patlamasından dolayı tekrar dikiş atılmış; ameliyattan 3 gün sonra ve boğazında 60 dikişiyle hastanenin hasta mahkum koğuşuna götürülmüş, burada mahkum koğuşunda 5 gün kaldıktan sonra dikişleri alınmadan Sincan 3 Nolu L Tipi Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmiş, karantina odasına konulmuştur. İlk gün ilaçları, kahvaltısı verilmemiş, koğuşta yatak, bardak, tabak, kaşık ve sıcak su ihtiyacı karşılanmamış koğuşu ameliyatlı haliyle temizlemek zorunda kalmıştır.”
Raporda aynı zamanda tutsaklardan hak ihlallerine ilişkine İHD’ye gelen mektuplar da yer aldı.
İşkence ve kötü muamele
Adalet Bakanlığı’nın işkence ve kötü muamele verilerini paylaşmadığı belirtilen raporda, “Hapishanelerle haberleşmenin sürekli olarak engellenmesi, haberleşmenin sıkı bir biçimde denetlenmesi, özellikle taşra hapishanelerinden haber alma konusunda yaşanan güçlükler, adli mahpusların yaşadıklarını basına, yetkili makamlara ve insan hakları örgütlerine (çoğunlukla) iletememesi nedeniyle işkence ve kötü muameleye maruz kalan mahpus sayısının belirtilen sayının çok üzerinde olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Hapishanelerde uygulanan işkencenin ve mahpuslara yönelik kötü muamelenin temelinde hapishane görevlilerine yönelik cezasızlık politikası yatmaktadır. Hapishane görevlilerinin soruşturulma, yargılanma kaygısı olmadan hareket etmeleri ve mahpuslar tarafından Adalet Bakanlığı’na yapılan başvuruların sonuçsuz kalması benzeri olayların sıklıkla ve artarak görülmesine sebebiyet vermektedir” bilgisi yer aldı.
14 tutsak işkence ve çıplak aramaya maruz kaldı
Raporda tutsakların maruz kaldığı işkence ve kötü muameleler şöyle sıralandı:
“*Afyon 1 Nolu T Tipi Cezaevinde ayakta ve askeri nizamda sayım dayatılmaktadır.
*Mahpuslar hakaret ve tehditlere maruz kalmaktadırlar.
*Bolu F Tipi Cezaevinde 7 Ekim 2021’de ‘merkezden gelen özel ekip’ tarafından eşyalarının toplatılmasına karşı çıktıkları için 3 mahpus ters kelepçe takılarak yere yatırıldığını ve işkence gördüklerini aktarmışlardır.
*Diyarbakır D Tipi Cezaevinden Bolu’ya sevk edilen bir mahpus; Kırıkkale Hapishanesinde 1 gün tutulduğunu, burada çıplak arama dayatıldığını, zorla elbiselerinin çıkarıldığını, su ve yemek dahil hiçbir şey verilmediği, beton üzerinde uyutulduğunu aktarmıştır.
*Kırıkkale F Tipi Cezaevinden, Bolu F Tipi Cezaevine sevk edilen 9 mahpus kaba dayak çıplak aramaya maruz kalmıştır.
*Bolu F Tipi Cezaevinde bir mahpus havalandırmada yağmurluk giydiği kötü muameleye maruz kalmış ve Kırıklar Cezaevine sevk edilmiştir.
*Bolu F Tipi Cezaevinde bir mahpus 2 yıldan fazla süredir hücrede tutulmaktadır.
*Bolu F Tipi Cezaevinde bir mahpus koğuş arama esnasında darp edilmiştir.
*Kayseri Kadın Cezaevinden bir mahpus hastane sevki esnasında askerin ırkçı tehdit ve hakaretlerine maruz bırakıldıklarını aktarmıştır.
*Diyarbakır D Tipi Cezaevinden Kayseri 1 No’lu T Tipi Cezaevine sevk edilen bir mahpus 5 gardiyan tarafından yere zorla yatırılarak elbiselerinin zorla çıkarılarak ve darp edilerek çıplak aramaya maruz bırakılmış, tekli hücreye konulmuş ve engelli olmasına rağmen ayağa kalkarak sayım vermesi istenmiş, bunu yapacak vücut bütünlüğünün olmadığını söylediğinde de hakaret ve psikolojik baskıya maruz bırakılmıştır.
*Kütahya Açık Cezaevindeki mahpuslar, yeni yapılan cezaevi inşaatında sigortasız ve hiçbir güvenlik önlemi alınmadan çalıştırıldıklarını, infaz memurlarının kendilerine köle gibi davrandıklarını, ağır işte çalışamayacak olanları dahi ‘sizi kapalı cezaevine göndeririz’ diyerek tehdit edildiklerini aktarmışlardır.
*Sincan 1 Nolu L Tipinde bir mahpus darp edilmiş ve soyularak hücreye atılmıştır.
*Sincan Kadın Cezaevinden kampüs hastanesine sevk edilen bir kadın mahpus, kadın askerin ırkçı hakaretlerine maruz kalmıştır.
*Tokat T Tipi Cezaevinde bir mahpus tehdit ve hakaretlere maruz kalmıştır.
*Sincan Kadın Cezaevinden kampüs hastanesine sevk edilen 3 kadın mahpusun kelepçeleri bileklerini ağrıtacak şekilde sıkılmış, itiraz ettiklerinde hakarete maruz kalmışlardır.
*Hapishanelerde mahpuslara çıplak arama uygulaması devam etmektedir.”
Disiplin cezaları ve infaz
Cezaevlerinde her türlü hak talebine ya da ihlallere karşı verilen tepkilere karşın cezaevi idarelerinin, disiplin soruşturması başlatarak karşılık verdiği vurgulanan raporda, şöyle denildi: “Üstelik bu uygulamalar mahpusların birbirleriyle selamlaşmaları ya da hal-hatır sormaları gibi son derece keyfi gerekçelere de dayanabiliyor. Hapishanede yaşanan hak ihlallerini ve baskıları dışarıya bildirmek de disiplin soruşturmasına gerekçe olabiliyor. Disiplin soruşturmaları neticesinde mahpuslara haberleşme hakkı cezaları, hücre cezaları verilebilmektedir. Ancak daha önemlisi bu soruşturma ve cezalar bahane edilerek infazları yakılmaktadır. Zaten İnfaz Kanunu’ndan kaynaklanan haklar hapishane idarelerinin tercihlerine göre uygulanabilmektedir. Ağır hasta olan ve cezalarının son yılında olan mahpuslar, iyi halli olan mahpuslar dahi tahliye edilmemektedirler. Disiplin soruşturmaları ve cezalar nedeniyle iyi halden denetimli serbestlik hakkı zaten mahpuslara kullandırılmamaktadır.”
Raporda tutsakların disiplin cezaları ve infazla ilgili maruz kaldıkları hak ihlalleri de şöyle yer aldı:
“*Şartlı tahliye koşulları sağlanmasına rağmen keyfi gerekçelerle tahliyeler uzatılmakta ve bu uygulama gözlem kurulu kararıyla gerçekleşmektedir. Afyon 1 Nolu T Tipi Cezaevinde 2 mahpusun şartlı tahliye ve denetimli serbestlik hakkı gözlem kurulu kararlarıyla engellenmektedir.
*Bolu F Tipi Cezaevinde mahpusların denetimli serbestlikten yararlanma hakları ve ilçe cezaevlerine gönderilme talepleri kabul edilmemektedir.
*Bolu F Tipi Cezaevinde bir mahpusun; arkadaşlarına mektup gönderdiği ve kütüphaneden kitap aldığı gerekçesiyle tahliyesi 6 ay ertelenmiştir.
*Sincan Kadın Cezaevinde 3 kadın mahpus, yapılan kötü muameleye karşın şikayet dilekçesi yazmalarına karşın kendilerine disiplin soruşturması açılmıştır.
*Sincan Kadın Cezaevinde mahpuslara açlık grevine girdikleri 16 kişiye açılmış, Rozerin Kurt, Selver İspir, Saadet Akın hakkında beraat emsal kararı olmasına rağmen yine mahkemeler ceza talebinde dahi bulunmuştur.
*Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde 50 kadına ‘gereksiz yere marş-slogan’ gerekçesiyle iletişim ve görüş cezaları verilmiştir.
*Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde 3 kadın mahpusun tahliyeleri "iyi halli" olmadıkları gerekçesiyle ertelenmiştir.
*Seydişehir T Tipinde kendilerini Jitem olarak tanıtan kişiler tarafından 6 mahpus sabahtan akşama kadar sorguya çekilmiştir.”
Baskılar, iletişim yasakları ve diğer sorunlar
Tutsakların maruz kaldığı baskı ve iletişim yasakları şöyle:
“*Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesinden 90’ın üzerinde siyasi mahpus çeşitli hapishanelere sevk edilmiştir.
*Sosyal faaliyetler (spor, sohbet, kurs) kimi yerlerde tamamen durdurulmuş kimi yerlerde de kısıtlanmıştır. Çok nadir spora çıkarılan yerlerde de mahpuslar aynı koğuştakiler çıkabiliyor.
*Mahpuslara metal kaşık verilmemekte, onun yerine sağlıksız olan plastik kaşıklar verilmektedir.
*Yeni Yaşam, Evrensel gazeteleri mahpuslara verilmemekte, gerekçe olarak da Basın İlan Kurumu’ndan resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazetelerin hapishanelere alınmadığı aktarılmıştır.
*Mahpusların kantinden alarak bir radyo bulundurma hakları olmasına rağmen radyoları toplatılmıştır.
*Ailelerinden uzak hapishanelerde bulunan mahpusların sevk talepleri kabul edilmemektedir.
*Mahpusların oda değişim talepleri karşılanmıyor.
*Afyon 1 Nolu’da kargoyla gelen kitapları ayda 2 kitap olarak verilmekte, odada kişi başı 5 kitap bulundurulmakta ve dış kantin yoluyla kendi paralarıyla satın almak istediklerinde ise sadece 1 yayınevi ile anlaşıldığı için istedikleri kitapların bulunmadığı söylenmektedir.
*Kantinde satılan ürünler hem çeşit olarak az hem de fiyatları yüksektir. Ayrıca verilen ürünler kalitesizdir.
*Mahpuslara verilen yemekler besleyici değildir.
*Kayseri Kadın Kapalı Hapishanesinde yemeklerin hijyen kurallarına göre yapılmadığı, içerisinde farklı maddeler (tırnak, bulaşık teli, taş, sert cisimler) ile karşılaşıldığı, günlerce makarna verildiği, farklı yemek çeşitlerinin neredeyse yok gibi olduğunu, sebze, meyve ve süt ürünlerinin az verildiği aktarılmıştır.
*Mahpuslara Kürtçe kitap tercüman olmadığı gerekçesiyle verilmemektedir.
*Mahpuslara ailelerinin koli ile gönderdiği iç çamaşırı, çorap, havlu, terlik gibi eşyalarının, ‘kantinde satılıyor, kantinden alacaksınız’ denilerek verilmiyor.
*Mahpusların 3 kişilik arkadaş ziyareti hakları güvenlik soruşturması gerekçesiyle kullandırılmıyor.
*Mahpusların idareye ve savcılığı yazdıkları dilekçelere işlem numarası verilmiyor.
*Mahpusların iadeli taahhütlü yolladıkları mektuplar için koçanları verilmiyor.
*Yalnızca idarenin belirlediği televizyon kanallarının izlenmesine izin veriliyor.
*Bolu F Tipi Cezaevinde 7-8 Ekim tarihlerinde hapishane görevlilerin haricinde bir ekibin gelerek tüm eşyalarının dağıtıldığını, kantinden almış oldukları eşyalara, kitaplarına, defter ve yazılarına el konulduğunu, raporlu fıtık rahatsızlığı bulunan mahpusların kullandığı suntalar toplatıldığını, toplatılan suntalar nedeniyle bel fıtığı bulunan mahpusların acı çektiklerini aktarmışlardır.
*Bolu F Tipi Kapalı Cezaevinde 1 Aralık 2021 tarihinde 30 dakikalık aile ziyaretinde; 30 dakikalık görüş hakkı olmasına rağmen bir mahpusun annesi ile sadece 7 dakika, kardeşiyle de 7 dakika olmak üzere sadece 14 dakika görüştürülmüştür.
*Bolu F Tipinde 30 dakikalık açık görüş hakkının büyük kısmında aramalara zaman ayrılmakta ve aileler onur kırıcı aramalara maruz bırakılmaktadır.
*Kayseri Kadın Kapalı Cezaevinde bir kadın mahpusun hesabında parası bulunmasına rağmen televizyonunun verilmediğini, ayrıca çoklu koğuşta kalma psikolojisine sahip olmadığı için tekli koğuşta kalma talebine de karşılık alamadığını, verdikleri tüm dilekçelerin de karşılıksız kaldığı aktarmıştır.”
Sonuç ve öneriler başlıklı son kısımda ise özelde hasta tutsakların tedavi koşullarının sağlanması ve işkence ile hak ihlallerinin son bulması çağrısı yapıldı.







