Ankara Kadın Platformu: Şarkılarımız da sözümüzde bitmeyecek!
- 15:14 25 Ocak 2022
- Güncel
ANKARA - İktidar tarafından hedef alınan HDP’li Semra Güzel, Sanatçı Sezen Aksu ve Gazeteci Sedef Kabaş’a ilişkin açıklama yapan Ankara Kadın Platformu, kadınların birlikte güçlü olduğunu söylemekten vazgeçmeyeceklerini belirterek, tüm kadın kurumlarına, kadın örgütlerine ve feministlere mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.
Ankara Kadın Platformu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, Sanatçı Sezen Aksu ve Sedef Akbaş’ın hedef gösterilmesine ilişkin Eğitim Sen 2 No’lu Şube binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya çok sayıda kadın katılırken, toplantının olduğu salona, “Dilimizi kopartamazsınız, kadınları susturamazsınız. Susmuyoruz, Korkmuyoruz” pankartı asıldı. Açıklamayı kitle adına Platform üyesi Nisa Çıra yaptı.
‘Her dilden şarkı söylemek lazım avaz avaz’
Erkek egemen sistemin hakları ve hayatları için mücadele eden kadınların eşitlik, özgürlük mücadelesini her türlü erkek şiddeti ile bastırmaya çalıştıklarını belirten Nisa, kendi varlığını kadınları bedeni, kimliği ve emeğinin sömürüsü üzerine inşa eden sistemin son saldırılarında Semra Güzel, sanatçı Sezen Aksu ve gazeteci Sedef Kabaş’ın hedef alındığını kaydetti. Nisa, “Biz kadınlar Sedef Kabaş’a, Gülşen’e, Semra Güzel’e, Sezen Aksu’ya yapılanlar karşısında sesimizi daha güçlü çıkartarak erkek-devlet şiddetine karşı dayanışmamızı yükselterek kadınlar birlikte güçlü demekten vazgeçmeyeceğiz. Kadınları ‘dilini kesmekle’ tehdit eden erkek egemen akla karşı her dilden şimdi şarkı söylemek lazım avaz avaz’ diye haykırıyoruz. Şarkımız da sözümüz de hiç bitmeyecek tıpkı Sezen’in dediği gibi” dedi.
Aysel Tuğluk vurgusu
Cezaevlerine yaşanılan hak ihlalleri ve kötü muameleye dikkat çeken Nisa, iktidarın sıkıştıkça cezaevlerine saldırdığını gördüklerini söyledi. Nisa, “En insani talepleri bile karşılanmayan mahpuslar, ağır tecrit koşullarına maruz kalmaktadır. Özellikle hasta tutsaklara adeta ölüm rejimi dayatılmaktadır. Hapishanede kalması mümkün olmayan hasta tutsaklara uygulanan başlı başına bir işkence yöntemidir. En son, hastalığı iyice ağırlaşmış olan sevgili Aysel Tuğluk arkadaşımız hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu ‘cezaevinde infazı devam ettirilebilir’ kararı verdi. Bu durum, iktidarın açık bir şekilde suç işlediğini ve düşman hukukuyla hareket ettiğinin en somut göstergesidir” diye belirtti.
Deniz Poyraz davası
İzmir’de faşist Onur Gencer tarafından katledilen Deniz Poyraz’ın dün görülen duruşmasına dikkat çeken Nisa, şöyle devam etti: “İzmir’de parti binasında güpegündüz katledilen Deniz Poyraz’ın ilk mahkemesinde hep birlikte gördük ki katil bu suçu tek başına işlememiştir arkasında kocaman bir suç örgütü vardır; iktidarı, yargısı, kolluk kuvvetiyle. Katilin bundandır rahatlığı; Deniz’in annesine, kız kardeşine eril küfürlerle birlikte hakaret edebilmesi. Ama bilinsin ki; adliye önlerinde, sokaklarda kadınlar var. Birbirine sahip çıkan, hesap soran, dayanışmayı büyüten. Bu iktidar sadece kadınlara, Kürtlere LGBTİ+lara karşı değil, tüm insanlığa karşı suç işliyor. Bir insanlık suçu olan tecride karşı hep birlikte mücadelemizi büyüteceğiz.”
‘Kadınlar diz çökmedikçe erkek iktidarı ayakta duramayacak’
Yarım asra yakındır büyük bir mücadele yürüten Kürt kadınları, feminist kadınlar ve kadın kurtuluş hareketinde bulunan kadınların insanlığa ilham verdiklerini bir yandan da AKP iktidarına korku saldığına vurgu yapan Nisa, “Başta Aysel Tuğluk olmak üzere seçilmiş kadınlar, gazeteci kadınlar, kadın mücadelesi yürüten binlerce kadın arkadaşımız haksız ve hukuksuz bir şekilde hapishanelerde tutulmaktadır. Çünkü çok iyi biliyorlar ki kadınlar diz çökmedikçe onların karanlık erkek iktidarı ayakta duramayacak, nefes alamayacak. Bu nedenle ısrarla kadınların mücadelesini budamaya ezmeye çalışıyorlar. Kadın kazanımlarımıza göz dikiyorlar” sözlerini kullandı.
Kadınlara birlik çağrısı: Mücadeleyi büyütelim
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle feshedilen İstanbul Sözleşmesi’nin ardından AKP tarafından hazırlanan 6’ncı Yargı Paketi’nde düzenlenmesi beklenilen nafaka hakkına da değinen Nisa, “Nafakayı sınırlandırmaktan bahsedenlerin kadınlardan değil erkeklerden yana olduğu düpedüz ortada. Bizler biliyoruz ki nafakanın devlet tarafından üstlenilmesi kadının harcadığı emeğin yeniden görünmezleştirilmesi demek. Devleti yapması gerekene davet ediyoruz: Kadınların ihtiyaçları gözetilerek nafaka miktarı belirlemek ve erkeklerin ödemesini sağlamak. Şunu da çok iyi bilsinler ki onların baskı, saldırı ve engellemelerine rağmen tüm kadın örgütleri, ortak kadın mücadelesini filizlendiriyor; haklarımızı, kazanımlarımızı kıskançlıkla savunuyoruz. Ve bu filizler toplumun her alanına yaşam veriyor, umut veriyor, nefes veriyor. İşte böyle bir dönemde tüm kadın kurumlarını, kadın örgütlerini ve feminist yol arkadaşlarımızı birlikte mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” şeklinde konuştu.
Açıklama, alkışlamalarla sona erdi.







