İstanbul Adliyesi’nde 101’inci ‘Adalet Nöbeti’: Cesaretle buradayız
- 13:46 27 Ocak 2022
- Güncel
İSTANBUL - Yaşanan hukuksuzluklara ve hak ihlallerine dikkat çekmek için İstanbul Adliyesi önünde 101’inci “Adalet Nöbetini” gerçekleştiren hukukçular “Özgürlüğünün sesi ve güvencesi olmak için kararlılık ve cesaretle burada olmaya devam edeceğiz” mesajı verdi.
Haksız tutuklama ve gözaltılara dikkat çekmek amacıyla İstanbul’da avukatların 31 Ekim 2016’da başlattığı ve bir süre ara verdiği “Adalet Nöbeti”nin 101’incisi Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi C Blok kapısı önünde gerçekleştirildi. Hukukçular, yaşanan hukuksuzluklara ve hak ihlallerine dikkat çekmek için önce C Blok içinde nöbet tuttuktan sonra alkışlar eşliğinde adliye önüne çıkarak açıklama yaptı. "Herkes için adalet" pankartının açıldığı nöbet eylemine, Hakların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Oya Ersoy, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Turan Aydoğan ve çok sayıda hukukçu cübbeleri ile katıldı.
‘Ne desek Cumhurbaşkanına dokunuyor’
“Adalet Nöbeti”nde sanatçı Sezen Aksu, gazeteci Sedef Kabaş ve avukat Mürsel Ünder’e yapılanlara karşı ses çıkartmak istediklerini ifade eden avukat Kemal Aytaç, “Haksız, hukuksuz uygulamalar devam ediyor. Avukat Mürsel Ünder’e 8 bekçi GBT yapmak istiyor ve daha sonra saldırıyor. Mürsel vahşi uygulama ile karşı karşıya kalıyor. Ne desek Cumhurbaşkanına dokunuyor. ‘Söylediklerim Sezen’e değil’ diyor. O zaman Sedef’in ona söylediğini nereden biliyor” diye sordu.
‘Dayanışmak için buradayız’
“Adalet Sarayı” denilen binada meslektaşlarının, müvekkillerinin ve tanımadıkları yurttaşların hak ve özgürlüklerini savunmak için onlarca kez Adalet Nöbeti tuttuklarını ifade eden avukat Selin Nakıpoğlu da, “Yıllar önce yazdığı şarkıdaki sözler nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ‘Yeri geldiğinde o dili koparmak görevimizdir’ sözleriyle tehdit edilen sanatçı Sezen Aksu’nun, sosyal medya paylaşımı üzerine Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün ‘Bu hadsiz ve hukuksuz ifadeler adalet önünde hak ettiği karşılığı bulacaktır’ açıklamasının ardından gözaltına alınan ve demokratik hiçbir ülkede bulunmayan ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçu gerekçesiyle tutuklanan gazeteci Sedef Kabaş’ın, bekçiler tarafından darp edilerek özgürlüğünden mahrum bırakılan avukat Mürsel Ünder’in yalnız olmadığını söylemek ve dayanışmak için buradayız” dedi.
‘Bir kişiye yönelik haksızlık tüm topluma yöneliktir’
Saldırıların herkesin sesine, sözüne, özgürlüğüne, hukuk güvenliğine ve yasalar önünde eşitliğine, demokrasiye, halkın bilgilenme hakkına ve toplumsal barışa yönelik olduğunun altını çizen Selin, “Baskı, tehdit ve şiddet yoluyla demokratik toplumsal muhalefetin korkutulması ve sindirilmesi, sesinin susturulması, siyasal ve kamusal alandan uzaklaştırılması amaçlanmaktadır. ‘Özgürlük, başkasının özgürlüğüdür’ ve bir kişiye yönelik haksızlık tüm topluma yönelik tehdittir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın düşmanlaştırıcı, toplumsal barışı ve demokrasiyi tehdit eden tehlikeli nefret söylemlerinin, hukuk dışı ve keyfi uygulamalarının muhatabı ve mağduru her kim olursa olsun sessiz kalmayacağımızı, sanatçıların, gazetecilerin, yurttaşların ifade özgürlüğünü savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha duyuruyoruz” diye belirtti.
‘Cesaretle burada olmaya devam edeceğiz’
“Sezen Aksu’nun ‘koparılmaya’ çalışılan dili, Sedef Kabaş’ın susturulmaya çalışılan sesi olacak, sesimizi, sözümüzü çoğaltacağız” diyen Selin, devamında da şu ifadeleri kullandı: “Göründüğümüzden daha çoğuz ve daha güçlüyüz. Farklılıklarımızı koruyarak yan yana ve birlikte olmaya, bunu görmeye ve göstermeye, daha çok cesarete ve dayanışmaya ihtiyacımız var sadece. Cesaretin bulaşıcı olduğunu biliyoruz. Her zamanki kararlılıkla buradayız. Demokrasiyi, temel hak ve özgürlükleri ve hukuk devletini savunmak, halkın hak arama özgürlüğünün sesi ve güvencesi olmak için aynı kararlılık ve cesaretle burada olmaya devam edeceğiz. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için.”
‘Seslerin yükselmesi gerekiyor’
Ülkede gazetecilerin tutuklanmasının normalleştiğini söyleyen Sedef Kabaş’ın avukatı Doğuşcan Aydın Aygün ise “Bir gazeteci ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçundan tutuklandı. Sözün bittiği yerdeyiz. Savunmamızı yaptık söyleyeceklerimizi söyledik artık hukuktan çok bireylerin seslerini yükseltmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.







