ATK önünde gözaltına alınan 16 kişi serbest bırakıldı

  • 13:21 4 Şubat 2022
  • Güncel
 
İSTANBUL - Yenibosna’da bulunan ATK önünde “Ölümlere izin vermeyeceğiz” şiarıyla başlatılan nöbet eylemine katıldıkları için darp edilerek gözaltına alınan 16 kişi adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
 
 Tutsak aileleri ve Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ), tutsakların intihara sürüklenmesi ve Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) hasta tutsaklar için verdiği “Cezaevinde kalabilir” raporlarına tepki göstermek amacıyla İstanbul Yenibosna’da bulunan ATK önünde “Ölümlere izin vermeyeceğiz” şiarıyla yaptığı nöbet eylemine dün Bahçelievler Kaymakamlığı’nın verdiği yasak kararı gerekçe gösterilerek eyleme katılanlar darp edilerek gözaltına alındı. Tutsak yakınları, Birleşik Mücadele Güçleri (BMG) ve TDİ üyelerinin de aralarında olduğu nöbete saldıran polis Hıdır Sabur, Ertan Çıta, Hüseyin İlda, Elvan Özerli, Mercan Doğan, Mürüvet Küçük, Toğay Okay, Nurgül Uci, Burcugül Çubuk, Muhammet Hizmetçi, Ekinsu Aktaş, Yeşim Tükel, Ercan Işık, Selvinaz Göçmez, Zeki Çiçek ve ismi öğrenilemeyen iki kişiyi daha darp ederek gözaltına aldı.
 
Hastanede yapılan muayenenin ardından 17 kişi emniyet ifadeleri alınmak üzere Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Hastanede Covid-19 testi pozitif çıkan Burcugül Çubuk ise gece saatlerinde serbest bırakıldı. Gözaltına alınan Mercan Doğan hakkında ayrıca TCK 301’den de soruşturma başlatıldı. 
 
Serbest bırakıldılar
 
İstanbul Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri biten 16 kişi Bakırköy Adliyesi’nde savcılığa çıkarıldı. Savcılık, 16 kişinin ifadesini almadan adli kontrol şartı ile serbest bırakılmak üzere Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen 16 kişi adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
 
Adliye önünde açıklama
 
Bu esnada hasta tutsak yakınları, Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Esengül Demir, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü Eşbaşkanı Ferhat Encü, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eşbaşkanı Şahin Tümüklü ve birçok sivil toplum örgütü temsilcisi Bakırköy Adliyesi önünde bir araya geldi. Burada toplanan kitle, gözaltılara tepki göstererek hasta tutsakların durumuna dikkati çekerek açıklama gerçekleştirdi.
 
 ‘Zenginliği değil çocuklarımızı istiyoruz’
 
Açıklamada ilk olarak konuşan hasta tutsak yakını ve Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi Kumri Akgül, “Anne annedir, rengi yoktur” diyerek, tepki gösterdi. Tutuklu bulunan çocuklarının serbest bırakılmasını isteyen Kumri, “Dünyayı, zenginliği değil, çocuklarımızı istiyoruz. Kürt, Türk, Çerkez, Alevi ve Arap hiç fark etmiyor. Anne annedir” dedi.
 
‘Özel devlet politikası’
 
Ardından söz alan HDK Eş Sözcüsü Esengül Demir, tutsakların ölüme terk edildiklerini ve bunun “özel” devlet politikası olduğunun altını çizdi. Esengül, “Bu durumun da bir ceza yöntemi, iktidarı yasaları uygulamaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
 
‘ATK’yi teşhir etmeye devam edeceğiz’
 
Tek taleplerinin yasalarının uygulanması olduğunu ama bunun yerine getirilmediğini ifade eden Esengül, “Onlardan rica, minnet ve bağışlanma talebimiz yoktur. Biz hukuki, etik, ahlaki ve tıbbi yasaların uygulanmasını istiyoruz. Gayriahlaki, gayrihukuki ve gayri-insani uygulamaların karşısında olmaya devam edeceğiz. Aileler çocuklarının cezaevinde ölüme terk edilip ve bedenlerinin kendilerine teslim edilmesini istemiyorlar. Bununla karşı karşıya bırakılmaya karşılar. Bu nedenle ATK’nin tutumu da teşhir etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
 
‘İradeyi teslim almaya çalışılıyor’
 
Daha sonra söz alan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Ferhat Encü, cezaevlerinin ölüm evlerine dönüştüğünü dile getirdi. Ferhat, “Her gün bir hasta tutuklu yaşamını yitirmektir. Ölümler yaşanmasın ve çocukları tedavi edilsin diye anneler çığlıklarını yükseltiyorlar. Fakat ne yazık ki bu ülkeyi yöneten AKP-MHP anlayışı bu vicdani sese sessiz kalıyor. Bu anlayış her gün içerdeki tutuklulara tecrit uygulayarak ve ölüme sürükleyerek hem dışardaki sesi bastırmaya hem de içerdeki iradeyi teslim almaya çalışıyorlar” diye kaydetti.                       
 
‘Tecride karşı bir araya gelelim’
 
Son olarak söz alan ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Kürtlere, kadınlara, Alevilere ve işçilere saldıran bir faşizm gerçeğinin olduğuna söyleyerek toplumu kimliksizleştirmeye çalışıldığını söyledi. Şahin, yaşanılanların tecritten bağımsız olmadığına dikkat çekerek yaşam hakkının savunulması için birliktelik çağrısı yaptı.
 
Kitle daha sonra serbest bırakılanları karşılamak üzere adliye önünde bekleyişe geçti.