Kayıp yakınlarının eylemi 678'inci haftasında
- 12:57 5 Şubat 2022
- Güncel
DİYARBAKIR - Kayıp yakınları eylemlerinin 678'inci haftasında 28 yıl önce kaybedilen Ali Çelik’in hikâyesini paylaşarak, akıbetini sordu.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, faili meçhul cinayetle katledilen ve gözaltında kaybedilenlerin akıbetlerini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta düzenledikleri eylemlerinin 678’inci haftasında Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Bu hafta 1994 yılında Mardin’in Derik ilçesinde kaybettirilen Ali Çelik’in hikâyesi okundu.
‘Gözaltına alınıp işkence görmüş’
Ali Çelik’in hikâyesini paylaşan İHD yöneticilerinden avukat Derya Yıldırım, Ali'nin Mardin’in Derik ilçesine bağlı Gire Sor (Bayraklı) köyü Susikeli (Değirmenler) mezrasında yaşadığını belirtti. Derya, Ali'nin köyünde çiftçilik yaparak geçimini sağladığını, evli ve altı çocuk babası, aynı zamanda köyün muhtarı olduğuna değindi. Derya, “Köylerine 90’lı yıllarda askerler tarafından sık sık baskın yapılıyordu. Ali Çelik, köyüne yapılan baskınların birinde gözaltına alınmış, işkence görmüş, dört ay kadar da tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılmıştı. Bu olaydan yaklaşık bir yıl sonra köy çevresinde konaklayan göçerler askerler tarafından karakola götürülür. Ali Çelik’de muhtar olduğu için konuyla ilgili olarak karakola çağrılır” dedi.
‘Cansız bedeni bulunur’
Ali'nin 11 Nisan 1994 tarihinde köyünden Kızıltepe’ye karakola gitmek için yola çıktığını aktaran Derya, devamında şunları belirtti: “Görgü tanıkları onu en son Germik köyü yakınlarındaki yolda görür. Aynı gün karakoldan evi aranır ve yeniden karakola çağrılır. Bunun üzerine ailesi onun karakola ulaşmadığını düşünür ve aramaya başlar. Daha sonra ailesi Karakola giderek Ali Çelik’i sorar. Karakolda bulunan askerlerden ‘böyle bir kişinin kendilerinde olmadığı’ yanıtını alan aile köye geri döner. Kaybedilmesinden bir hafta kadar sonra Ali Çelik’in cansız bedeni Ceylanpınar Devlet Çiftliğinde zirai ilaçlama yapan uçağın pilotu tarafından bulunur. Kimliği tespit edilemediği için belediye tarafından kimsesizler mezarlığına defnedilir. Olayı duyan ailesi gidip cenazeyi teşhis eder ve cenazeyi köye getirerek yeniden defin eder.
Ceylanpınar Savcılığının konuya dair hazırladığı raporda; ‘Ali Çelik’in cansız bedeni bulunduğunda elleri bağlı ve başına sıkılan tek kurşunla öldürülmüş’ olduğu belirtilir. Çelik ailesinin, Gire Sor (Bayraklı) köyünde koruculuk yapan bazı kişilerle aralarında husumet bulunuyordu. Ali Çelik bu köydeki korucular tarafından sık sık ölümle tehdit ediliyordu. Dönemin koşullarından ve ailenin sürekli tehdit ve baskı altında olmasından dolayı Ali Çelik’in zorla kaybedilmesine ilişkin yakınları herhangi bir hukuki işlem başlatamaz.”
Eylem tüm kayıp ve faili meçhuller için 1 dakikalık oturma eyleminin ardından sona erdi.







