Cumartesi Anneleri’nden adalet nöbetindeki ailelerle dayanışma

  • 12:57 5 Şubat 2022
  • Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 880’inci haftasında adalet nöbetinde olan Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ve Emine Şenyaşar ile dayanıştıklarını, bu sebeple birer şal hazırlayıp gönderdiklerini söyledi. 
 
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin cezalandırılmasını talebiyle her hafta düzenledikleri eylemlerinin 880'incisini online gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde Urfa ve Dersim adliyesi önünde adalet nöbeti tutan Şenyaşar ve Doku ailesinin mücadelesine dikkat çekildi. 
 
Eylemde bu hafta açıklamayı 27 yıl önce evinden gözaltına alınarak katledilen gazeteci Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe okudu. 
 
‘Anneler için şal hazırladık’
 
Adalet nöbetlerini sürdüren Emine Şenyaşar ve kaybettirilen Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku’ya dayanışma mesajlarını ileten Ayşe, her iki annenin de yalnız olmadığını söyledi. Emine ve Bedriye’ye birer şal ördüklerini dile getiren Ayşe, “Adalet arayan her iki anneye de ilmek ilmek işlediğimiz şallar hazırladık. Şalları göndererek onları karın ve adaletsizliğin soğuğundan, dayanışmanın sıcaklığı ile koruma isteğimizi ifade ediyoruz” dedi.
 
Gülistan’ın iki yıl önce üvey babası polis olan eski erkek arkadaşıyla görüştükten sonra kaybolduğunu hatırlatan Ayşe, “Bedriye Doku kızından bir haber alma umuduyla 1 Ocak tarihinden beri adliye önündeki nöbetini sürdürüyor” diye belirtti. 
 
‘8 savcı değişti ama dava yok’
 
Emine’nin ise eşi ve iki oğlunun AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınları tarafından katledildiğini anımsatan Ayşe, Emine’nin 335 gündür adalet nöbeti tuttuğunu belirtti.  Ayşe, “Emine Şenyaşar 335 günlük nöbeti boyunca tam 13 kez ifadeye çağrıldı. Peki, Emine Şenyaşar’ı 13 kez ifadeye çağıran adalet sistemi, onun bekleyişine sebep olan cinayetler hakkında ne yaptı? Hiçbir şey! Soruşturmaya bakan savcılar 8 kez değiştirildi ama ortada tek bir dava yok” dedi. 
 
‘Adalet gelsin diye mücadele ediyoruz’
 
Ayşe devamında şunları dile getirdi:  “Demokratik bir hukuk devletinde, ülkede bir kişi kayıpsa, bir kişi öldürülmüşse adalet sistemi etkin bir soruşturma yapar. Failler saptanır, adil bir yargılama yapılır ve sorumlular  hakkında gerekli yaptırımlar uygulanır. Biz ise çocuklarımızı kendimiz arıyoruz. Katledilen evlatlarımız, eşimiz için sessiz çığlıklarımızla ‘adalet nöbetleri’ tutuyoruz. Çığlığımız duyulsun, işlemeyen mekanizmalar çalışsın, adalet gelsin diye mücadele ediyoruz.”
 
‘Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz’
 
Etkin bir adalet sisteminin herkesin hakkı olduğunun altını çizen Ayşe, “Biz hukukun üstünlüğü için, adaletin haklıdan yana olması için üzerimize düşeni yapmakta kararlıyız. Kaç yıl geçerse geçsin tüm kayıplarımız için, herkes için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan, 181 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.