BMG: İnsanca yaşamı birlikte mücadele edersek inşa ederiz
- 16:58 6 Şubat 2022
- Güncel
İSTANBUL - BMG’nin "Açlığa, Yoksulluğa, Bu Düzene Karşı Birleşirsek Kazanırız" sloganıyla yaptığı açıklamada konuşan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, “Dört parça Kürdistan’da çirkin savaş yürütülüyor. Kürtler özgür olmayana kadar Türkiye halkları da özgür olmayacak. Bunun için birlikte mücadele yürütmek önemli” dedi.
Birleşik Mücadele Güçleri (BMG), "Açlığa, Yoksulluğa, Bu Düzene Karşı Birleşirsek Kazanırız" sloganıyla Kadıköy Beşiktaş İskelesinde açıklama gerçekleştirdi. Açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Musa Piroğlu, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Ezilenlerin Sosyalist Partisi( ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü ve birçok kişi katıldı. Açıklamada, "Açlığa yoksulluğa bu düzene mecbur değiliz, birleşirse kazanırız" pankartı açılırken sık sık "Yaşasın birleşik mücadelemiz", "Hasta tutsaklar serbest bırakılsın", "Biji berxwedana zındana", "Aysel Tuğluk serbest bırakılsın", "Kahrolsun kölelik düzeni", "Eşitlik özgürlük Kürt halkına özgürlük" sloganları atıldı. Açıklamayı kitle adına BMG üyesi Bejna Kılıç okudu.
‘Mazlum Doğanların yolunda örgütleneceğiz’
Açıklamada ilk olarak konuşan BMG Gençlik üyesi Rojhat Demirdöken, Gençlik Meclislerini tercih olarak değil zorunluluk olarak kurduklarını ifade etti. Rojhat, “Halklar daha fazla baskı uğruyor, daha fazla katlediliyor bunun için birleşik mücadele sadece bizim için değil Türkiye ve Kürdistan halkı için zorunlu hale geldi. Birleşik mücadeleden başka çare yok. Bu baskıların örneğini etrafımızı saran, halkı engelleyen polislerden görüyoruz. Güçlü olan biziz Mazlum Doğanların yolunda örgütleneceğiz. Kahrolsun faşizm” dedi.
‘Kürdistan’da cezaevi gibi bir yönetim istiyorlar’
Ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, BMG’nin Türkiye’de ve Kürt illerinde Kürtlerin, işçilerin ve sol sosyalistlerin maruz kaldığı faşizme karşı mücadele etme şiarı ile bir yıl önce yola koyulduğunu ifade etti. Saliha, “Bugün AKP-MHP iktidarı Kürt düşmanlığı üzerinden bir politika yürütüyor. 40 yıldır Kürtler demokrasi ve özgürlük için birlikte mücadele etmeye devam ediyor. Kürdistan’da cezaevi gibi bir yönetim istiyorlar. Dört parça Kürdistan’da çirkin savaş yürütülüyor. Kürtler özgür olmayana kadar Türkiye halkları da özgür olmayacak. Bunun için birlikte mücadele yürütmek önemli” ifadelerini kullandı.
‘Sorunların çözümü Öcalan’da’
Kadının, gencin faşizme karşı mücadelesinin büyüdüğünü vurgulayan Saliha, Kürtler ve Türklerin birlikte mücadele etmediği sürece savaş politikasının süreceğinin altını çizdi. Saliha, “Tecrit politikası büyüyor. Bu tecrit ile İmralı’nın yolunu kesmeye çalışıyorlar. Tecrit artık her yerde. Tecrit kırılmayana kadar demokrasi gelmez. Öcalan’ın düşüncesi Türkiye’nin demokrasisi için önemli. Yaşanan sorunların çözümü Öcalan’da. Her gün tecrit büyütüyor. Zindanlarda insanlık suçu işleniyor, zindanların sesini yükseltmek için sokaklarda eylemlerimizi büyüteceğiz. Her alanda birlik olmalıyız. Kürtler kendi dilleri, kültürleri ve varlıkları ile var olmayana kadar, önderleri özgür olmayana kadar Türkiye’ye demokrasi gelmez. Önemli bir zamandan geçiyoruz çöktürme politikası ile zulüm yaparak sonumuzu getirmek istediler ama onların sonu geldi. Bugüne kadar bir geri atmadık bundan sonrada atmayacağız. Mücadelemizi büyüteceğiz” diye konuştu.
‘İnsanlar sömürü sisteminde yaşamak istemiyor’
HDP milletvekili Musa Piroğlu da ülkede ağır yoksulluğun yaşandığını, sefaletin her geçen gün arttığını ifade etti. Musa, “Faturalar sadece cebi değil artık canları yakıyor. Halk faturaları ödeyemez hale geldi. İnsanlar alışveriş yapamıyor, karnını doyuramıyor. Kadın cinayetleri durdurulmaz durumda. Mahkeme, katilleri serbest bırakıyor kadınlar öldürülmeye devam ediyor. Tecavüzcüler aklanıyor. Ülkenin her yerinde işçi eylemleri var halk ayakta. İnsanlar sömürü sisteminde yaşamak istemiyor” dedi.
‘Zindanlarda yapılanlar gözdağı’
Son olarak açıklamayı okuyan Bejna Kılıç, AKP-MHP faşizminin tüm ezilenlere, işsizlik, yoksulluk ve sefaletten başka bir şey getirmeyen politikalar yürüttüğünü buna karşı BMG’nin emekçi kitlelerin yükselen öfkesi olarak ortaya çıktığını dile getirdi. Bejna, “Sefalet ücretine, yoksulluğa karşı işçi sınıfının, Çimsataş’ta, Rifis makinede, Farsplas’ta, Trendyol’da, Hepsi Jette ve Yemek sepetinde dalga dalga yayılan direnişlerinin, bizi açlığa mahkum eden bu düzene karşı birleşik bir mücadele temelinde bir araya gelmesi acil bir ihtiyaçtır. Emekçi kitlelere, AKP-MHP iktidarının giderek derinleşen ekonomik ve siyasi krizinin faturası ödetilmek isteniyor. Hasta tutsakların tedavisi engelleniyor, hapishaneler ölüm evine çevriliyor. İktidarın zindanlara yönelik her türlü tasarrufunun esas olarak da dışarıda insanca bir yaşam için mücadele eden geniş emekçi kitlelere yönelik bir gözdağı olduğu açıktır” diye ifade etti.
‘İnsanca yaşamı birleşirsek kazanabiliriz’
Bu yaşananların sonucunda BMG’nin çeşitli kampanyalar yürüttüğünü ifade eden Bejna, sözlerini şöyle sürdürdü: “Açlığa, yoksulluğa, işsizliğe, savaşa, faşizme karşı birleşirsek kazanırız. Kendisini sokak ve sistemin çizdiği sınırların dışında bir mücadele anlayışıyla tarifleyen BMG bugün bir yılını geride bırakmış bulunuyor. Newroz’da iki halkın kardeşlik köprüsünün nasıl bir samimiyetle kurulabileceğini göstermeye çalıştık, 1 Mayıs’ta çizilen sınırları reddederek bildiğimiz yolda ilerledik, sistemin düşman ilan ettiği tüm mazlumlar ve ezilenlerle aynı safta durmaya özen gösterdik. HDP’ye, Kürt halkına yönelik saldırılara gücümüz oranında barikat olduk. Göçmenlere, mültecilere yönelik her türlü düşmanlığın karşısın da durduk! Hapishanelerde yaşanan hak gasplarına karşı sesimizi yükselttik. Deniz Poyraz’ın ve Konya Meramda Kürt olduğu için bir ailenin katliama maruz kalmasına karşı tepkimizi sokakta ortaya koyduk. Bu sömürü ve zulüm düzenine karşı insanca yaşamı birleşirsek kazanabiliriz.”







